DEDE YA DA ABİ KADİR ALBAYRAK!

Rahmetli Abim 1948 doğumluydu, 19 yaşında evlendi, 20 yaşında bir oğlu oldu. Oğlunu da 18 yaşında evlendirdi ve 38 yaşında, ?Dede? lik muştusuna erişti. Daha 40´ ına varmadan torunu ona "DEDE!" diyordu. Kadir Abimiz geçenlerde telefonla arayıp bana bir bilgi verdi; sahilde ışıklı dev bir Atatürk silüeti oluşturmuşlar, ondan söz edip görmemi önerdi. O ince jestine karşılık bugün ben de milli şuur açısından oldukça nahif Albayrak Abimiz hakkında hak ettiği bir yazıyı kaleme almak istedim. Bugün içimizden bazıları Kadir Abimize, ?Dede? diye hitap ediyor, maksat yaşlı olduğuna vurgu yaparak kenara çekilmesini hatırlatıyor, ama bunu yaparken çok kibar; kırmadan, üzmeden "Dede" diyerek yapıyor. Yaşlı olmakla sağlıklı olmak arasında farklar olduğunu biliyoruz. Nice gençler var sağlıkça bitik durumda ama, nice dedeler de var ki, Boğaz Köprüsünde koşuya çıkıyor. Albayrak için hangi deyim geçerli sizce? Gerçekten yaşlı mı sayılır, yoksa yaşına rağmen çok mu sağlıklıdır? Ben onun bugüne kadar bir sağlık raporu aldığını hiç duymadım ama sabah 04.00´ de mesaiye başladığını gece de 22.00´ ye kadar çalıştığını çok duydum. Dedemize bir maşalllah diyelim çünkü 4,5 senedir koşuda değil, deparda! Mesela; Saray´dan Şarköy´e... Tekirdağ toprağının altını ve üstünü Albayrak´ tan daha iyi bilen var mıdır? Albayrak´ ın; gitmediği kahve, ayak basmadığı mera, dere, patika kalmış mıdır? Albayrak´ ın; çelenk göndermediği cenaze, cenaze namazını kılmadığı mevta acaba kaç kişidir? Albayrak´ ın;  başkanlığı süresince gitmediği kaç köy kalmıştır? Albayrak´ ın; el sıkmadığı, hatır sormadığı, tezgâhı başında sohbet etmediği kaç vatandaş vardır? Albayrak´ ın; 3 bin personele, toplamda 5 katrilyon liralık bütçeye nazar ettiğini, yatırımlar dâhil yüzlerce dertle baş başa kalıp yine de sükûnetini muhafaza edebilmesini nasıl karşılamak gerekir? Her şeye rağmen; kibar, hatırnaz, çelebi, güleç... Giyimiyle kuşamıyla fevkalade bir özen içinde...  Albayrak´ a ister Abi deyin, ister Dede... Ama O, beşinci yılını suluhetle tamamlamak üzeredir. Büyükşehir Kurucu başkanına bir vatandaş olarak ben öncelikle teşekkür ediyorum. Bugünler de Albayrak ile Cüneyt Yüksel arasında polemikler yaşanmakta... Belediye icraatlarından dolayı,  AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Sn. Cüneyt Yüksel sık aralıklarla kendisine sorular yöneltiyor ve siyaseten sıkıştırmaya çalışıyor. Sn. Abimiz veya Dedemiz Albayrak da mülayim kişiliğine uygun kalp kırmamaya dikkat ederek cevaplar veriyor... Hâlbuki il başkanına muhatap, yine bir il başkanıdır. AK Parti İl Başkanına ?Gerekliyse- cevap verecek kişi CHP İl Başkanı olması gerekmez mi?   Sn. Ökten neden devrede yok? 12-0 nimeti büyük nimet, bunun idrakinde olunması lazımdır. Şimdi ortaya cevval bir milletvekili çıktı: İlhami Özcan Aygun.   Koskoca CHP örgütü içinde 2 ses duyuluyor nedense: Albayrak ve Aygun.  Allah Albayrak´a sağlıklı uzun ömürler versin. Belediyecilik açısından öyle büyük, öyle yararlı yatırımlara imza attı ki artık bunun mahsulünü toplama hakkını fazlasıyla elde etti. Tekirdağ halkı Albayrak´a,  ?Abilik? yaşında, 5 yıl başkanlık görevini vermişti. Şimdi, ?Dedelik?  yaşına hürmeten bir 5 yıl daha verir ve hak yerini bulur; böylece,  toprağın altı gibi üstü de hizmet alarak tebessüm etmeye başlar.   Kadir Albayrak´ a "Abi" demek de güzel, "Dede" demek de... Bu yönde emeği geçenlere ayrıca teşekkürler; biz kadirşinas bir milletin çocuklarıyız. Sevdiklerimize en güzel sıfatları yakıştırır, en güzel lakapları takarız. Önemli olan gönül hoşnutluğu uyandırmak değil mi?