BİR SEVDADIR ATATÜRK

Gündem o kadar yoğun ve konu o kadar çok ki,hangisine öncelik vereceğimi uzun uzun düşünmek zorunda kalıyorum.Hani derler ya ;?Sussam gönlüm razı değil,konuşsam çare değil.? Ama bu ülkenin sorumlu bireyleri de bugün susarsa, yarın konuşmak inanıyorum ki çok geç olacak ve faydası olmayacaktır.?Atı alan Üsküdar´ı çoktan geçti.? ama en azından Üsküdar yerinde ve at da ,Üsküdar da bizim.Ben bugün önceliği yine Ata´mıza vereceğim izninizle. Babam Silistre göçmeniydi. Aynı Balkan coğrafyasının mağdurları olarak 1938´de Anadolu´ ya gelmişler  ve belki de o sebeple canlarını kurtaran Atatürk´e gönülden bağlanmışlardı. Babam tarihe çok meraklıydı. Ben Gazi´yi ilk defa ondan dinledikten sonra rüyalarımın kahramanı olmuştu. Ama itiraf etmeliyim ki; asıl bilinçli sevdam okul süreçlerinde gelişti. Biliyor musunuz, benim Atatürk´e hakaret eden, onu küçümseyen, Milli Mücadeleyi yok sayacak kadar alçaklaşan hiçbir öğretmenim olmadı. İlkokuldaki Doğay, Gülseren, Gökalp öğretmenlerimden başlayarak ortaokul ve lisedeki öğretmenlerim Atatürk ülküsünün meşaleleriydi. Bu nedenle kendimi çok şanslı sayıyorum. Unutmadan not etmeliyim: Zaten ben Atatürk mahallesinde doğmuş, Atatürk İlkokulu´nda okumuştum. Bir 10 Kasım daha geçti O´nsuzluğun üzerinden. Yıllar önce, öğretmenliğimin en deli, en genç ve en idealist yıllarında Atatürk´ümüzü anma programında sahnedeyim. Protokol yerini almış, salon değişik okullardan gelen öğrenci ve öğretmenlerle dolmuştu. Kasım ayı gelince bir hüzün çökerdi içime ta çocukluk günlerimden beri. Bilirdim ki; Atatürk o ay içinde ayrılmıştı aramızdan, talih bir 10 Kasım sabahı öksüz bırakmıştı bizi, milletimizi! Milyonlar o gün nasıl hıçkıra hıçkıra ağlamışsa arkasından biz de öyle işte tutamıyorduk kendimizi. Çünkü 10 Kasım Atatürk´ü Anma Törenleri için seçilen metinler genellikle ağıt içerikli oluyor, matem atmosferinde duygusal sağanaklara yakalanmanız kaçınılmaz oluyordu. Belki ilçede ilk defa bir öğretmen farklı bir şey söylüyordu. Metnin bir yerinde;? Değerli protokol üyeleri,sevgili öğrenciler,10 Kasımlar Atatürk için ağlama günü değil, onun fikirlerini öğrenme, düşüncelerini anlama günü olmalıdır. Öleni geri getirmek mümkün değil ama Atatürk ülküsünü ve düşüncelerini bayraklaştırarak kurduğu bu devleti sonsuza kadar yaşatmak hepimizin milli yemini olmalıdır.? Sesim titrese de üç kere yutkunsam da kirpiklerim ıslansa da ilk defa ağlamadan kürsüden inmeyi başarmıştım. Ata´nın sarışın saçları da mavi gözleri de çok güzeldi, çocukken karga kovaladığı da bilinmeliydi ama fikirleri öğretilmez, ülküleri benimsetilmezse emperyalizmin bizi yeniden ateşle imtihana zorlayacağı da unutulmamalıydı. Bunları niye yazdığımı çözebildiniz mi? Bugün dindar ve kindar bir nesilden bahsedenlerin akıl hocaları alenen değerlerimize saldırıyor, milli kahramanlarımıza hakaret ediyor, bize hür bir vatan ve onun üzerinde özgürce dalgalanan bir bayrak armağan eden aziz Atatürk´e kin ve nefretlerini kusuyor. Fesi Püsküllü Kadir denilen terbiyesiz adam daha da ileri giderek,?Keşke Milli Mücadelede Yunan galip gelseydi.? diyebiliyor. Dünyanın en temiz ve en doğru Müslümanlığının yaşandığı bu ülkenin Diyanet İşleri Başkanı,10 Kasım günü gazetelere hastanede ziyaretine gittiği bu alçakla fotoğrafını servis edebiliyor. Sadece o mu, siyaset dünyasından, akademik çevrelerden size daha bir sürü nankör sayabilirim.Yazıklar olsun! Kimi Marksist solcular gardrop devrimcisi diye suçladılar O´nu, kimi sağcılar, İngiliz muhipleri, Arap sevicileri ve sözüm ona şeriatçı geçinenler de tekfir ettiler rakı içiyor, laikliği savunuyor diye. Ümmetçiğin yerine milleti, imparatorluğun yerine Türklüğü savunuyor diye. Yahu Ebu Cehil de aynı harfleri kullanmıyor muydu diyorum, adam Atatürk İslam harflrini yasakladı diyor. Adam imam olduğu halde alkol alıyor ama sarhoş diyerek Atatürk´e hakaret eden şeyhine, vekil abisine alkış tutuyor. Büyük Önderin sizin gibi münafıkların sevgisine ihtiyacı yok zaten, yeter ki gözünün içine baka baka bu millete edepsizlik etmeyin. Etmeyin, çünkü her 10 Kasımda Anıtkabir´e koşan milyonların sabrını zorlayıp, öfkesini de daha fazla köpürtmeyin.Yeter artık! Yarınlarda sizi kimse hatırlamayacak,ama milyonlar Ata´sına koşmaya ,Anıtkabir´i göz yaşlarıyla yıkamaya devam edecekler. O,  bitmeyen bir sevdadır çünkü bizim için.