BASKILAR DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ

  12 Temmuz tarihli, TV’ den Ekmel Beyin Bursa basın toplantısını izlerken bir sözüne takıldım: “Bir bayan yanıma geldi. Üzerimizde çok baskı var, dedi. Nasıl bir baskı dedim? O kadar söylüyorum baskı var, dedi.” Diyor. Zaten Ekmel Bey, halkın üzerinde büyük bir korkunun, büyük bir gerilimin olduğu yönünde konuşuyordu. Ben de uzun zamandır baskı üzerine kafa yormaktayım. Ekmel Bey, aynı yönde kadın örneğini verince, duygularımla örtüştü deyip konuya girmeyi diledim. Evet, Sevgili dostlarım; baskı var... Memur üzerinde Memur - Sen baskısı… Esnaf, işletmeci üzerinde maliye korkusu… Polis, jandarma üzerine Bakanlık… Öğretmen üzerinde bir bahaneyle Paralel yapı baskısı oluşturulmuş. Dershaneler bitirilmiş… Yargı, kepçe-kazan misali karma karışık! Askerin içi dışı allak bullak! Baskı, her yerde dörtnalda dolu dizgin gidiyor! Demokratik muhalif sesler, “ Hükümete karşı darbe teşebbüsü” olarak açıklanabilmekte... Ne zaman yolsuzluk dosyaları, Meclise gelse kavga gırla! Soma faciası güme gitti… Yardım paraları –Yanlışlıkla- Somali hesabına kaymış! Hatalar saymakla bitecek gibi değil, sadede geleyim. Baskı sisteminin PKK nezdinde sonuç verdiği ortada... C. Bayık: Biz bu gücümüzü silahla elde ettik. Silah bırakacağımızı söyleyenler hayal görmesin” Diyor. PKK o bölgede silahla egemenlik kurarken… Hükümet de bu metodun yol olduğuna inanmış olacak ki baskıların hukuki alt yapısını oluşturmakla meşgul… Biri silahla… Biri yasalarla milleti esir alma gayretine yönelmiş... Barzani açıkladı: "Cumhurbaşkanlığı yarışında Tayyib Beyi desteleyiyoruz." AK Parti ona muhtaç mı kaldı? Vah! Vah! İç işlerime karışma! diyen yok. “Bize Millet Yeteeeer!!!!” Diye ekranlardan evimizin içine düşücek kadar celallenen Başbakan: “ Sen de kimsin Ey Barzani, bana milletim yeter!” Diyemiyor. Özellikle makul adamlarla sohbet yapıyoruz teravih sonraları… Kamil Günay, ilginç bir yorum getirdi: “Bu seçimde; Parlamenter sistem ile Başkanlık sistemi oylanacaktır. Ancak Başkanlık sisteminin alt yapısı yok! Tayyip Bey kazanırsa sistemi zorlayacağı için istikrarın bozulma riski fazladır. “ Tayyip Bey’in Başbakan yetkilerini kullanarak hali hazırda seçime devletin olağanüstü gücüyle devam etmesi de ilk satırlarda izaha çalıştığımız Baskıya örnektir. Oysa AK Parti, Adalet Ve Kalkınma Partisi’ nin kısa adını oluşturuyor. “Adalet” mefhumunu başa koymuş bir parti, adaletsizliği meşrulaştırmak için çırpınırsa orada artık zulüm konuşulur. Adalet ve Zulüm birbirinin zıddı, panzehiridir. Atalarımız diyor ki: “ Zulümle Abad Olunmaz” Son satır olarak bir ayetle konuyu sonlandıralım: Nisa / 168 - Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.