BANKALAR ŞEYTANCA İŞLER YAPIYOR
Bankalarla baş edemiyoruz, hiç kimse de edeceğe benzemiyor!
İnlikle mi, cinlikle mi ne dersek diyelim ceplerden para aparatlamak için kurgulanmışlar.
Görüntüye bakarsanız…
Sosyal medya… Ulusal basın… Özel siteler, “müjde” li haberlerle dolu.
"Bankaların, komisyon adıyla kestiği şu kadar kalem ücret kaldırılmıştır"
Sizce ne kadar doğru bu haberler?
Kaldırılmışsa neden hala işlemler yapılıyor?
Ajda Pekkan’ ın yıllar evvel söyledi şarkının adı Palavra idi:
“…Anlamam hiç kendini yorma
-Sen bana aşk şarkıları çalan
-Gül kokuları getiren ılık rüzgarlar gibi
Belki tatlı tatlı bu yalanlar…”
Bankalar mesela önce, “yıllık aidatı” kesiyor.
Sonra paranı kurtarmak istersen sana dimdik yokuş gösteriliyor.
Müşteri Hizmetleriymiş aranacak adres...
Tabi, ulaşabilene aşk olsun!
Ha, başarabilsen paran iade ancak herkes için değil bu tarz bir girişim...
İstemeyenlerin, zor gelenlerin, yol-yordam bilmeyenlerin, farkında olmayanların paraları bir güzel bankaların kasasında kalıyor.
Mesela; Ben İNG Bank’ta borcumu sıfırlamıştım.
Hemen akabinde gönderilen ekstrede gördüm ki, 69 TL üyelik aidatını itirivermişler!
Şubeye gittim… 850... ... İle başlayan bir numara verip telefon açmamı söylediler. Arayıp konuşursam hemen hallediyorlarmış... İlgili memura: “ İade edilecekse niye kesiliyor? Ben dilekçe vereceğim…Bu telefonlara ulaşmak zor… Birkaç gün geciksin önemli değil” dedim. Peki deyip dilekçem yazıldı. 1 gün sonra aynı yerden bir mesaj geldi: Müşteri hizmetlerini aramalıymışım.
Görüyor musunuz hizmeti(!)?
Şeytanca mı, hakça mı, namusluca mı, hangisi?
Bu bankalara bir şey demiyorum, diyemiyorum!
Ötekiler de, başkaları da aynı yol üzerindeler, hep kumpas...
20, 25, 30TL’ den paket açıp 7-8TL fazla fatura gönderen GSM’ lerde de aynı teraneler geçerli!
Benim öfkem, sinirim hükümete… “Onu kaldırdık! Bunu kaldırdık!” diye, palavra keseceğine vatandaşı sömürtmesin! Hala göz yumuluyor; neden?
Ajda’nın, “Gül kokuları getiren ılık rüzgarlar gibi / Belki tatlı tatlı bu yalanlar…” misali, beynimizi iğdiş ederek kandırıyorlar. Yoğun propaganda teknikleriyle aldatıyorlar.
Yapacak bir şey olmadığı için de teselli kabilinden kendi kendime sesleniyorum:
Soyulacağız, ezileceğiz, yolunacağız...
Alo beyim! Kes bir yıllık aidat! Bankalarda farz-ı muhal 10 milyon mudi olduğunu hesaba katalım; bunun 1 milyonu itiraz etse 9 milyonun parası yanlarına kar kalır. 1 milyon kişinin parasını iade edene kadar kadar kasalarında durur...
Böyle tatlı gelirat dünyanın neresinde! Her yönden dört dörtlük bir kazanç sayılmaz mı? Küçük bir hesapla: 9 milyon mudi x 69TL yıllık aidat=621.000.000TL eder. RTE diliyle konuşursak: 621 trilyon lira sadece üyelik aidatından gelecektir; daha ne olsun? Buna “sorma ver” parası da diyebilirsiniz.
Ve... Tekrar sual edelim:
Kim soyduruyor bizi?
Kim izin veriyor buna?
AKP’li kadeşler kızmasınlar, ancak Ben yine de hükümet diyeceğim!
Bir dostum var, iyi AKP’lidir; kızdığı zaman der ki: Havada kuş uçarken yere pislese Tayyip’ten bileceksiniz!
Eyvallah!
Aziz dostum haklı… Sorumlu aslında UGANDA hükümetidir; biz partizanca davranıp yanlış telafffuz ediyoruz; bağışlayın!