BAHÇELİ´NİN BARİYERLERİ
En önemli özelliklerimizden biri de inatlaşmak...
"Hadi, sıkıysa..." demeyi severiz.
Çünkü serde kabadayılık var.
Bahçeli son seçimde Karagümrüklü pozu vermişti
Omuzlarda palto, kafada köylü şapkası ve elde kehribar bir tespih...
Kasımpaşalıya bir nevi naziredeydi yaptığı...
Aynı Bahçeli ülkücülere bilgisayarla oynamayı tavsiye ediyordu 18 yıldan beri.
Neyse, dünya böyle bir şeydir.
Babalar,"Bak oğul, bu mereti içme, ben alıştım sen alışma!" Derler çocuklarına.
Traji komik olsa da baba nasihatidir...
7 Haziran´dan 1 Kasım´a, 80´ den 40´ a inmenin hesabı düştü ocağa...
Seçim(ler)in mağlubu Bahçeli´ye, sebepleri soruluyor.
Sesler çığlık çığlığa yükseliyor teşkilatlardan, taşradan!
Ancak, "3 yıl sonra kongrede sorarsınız!" diyor Karagümrüklü.
O yıla kadar zinhar edemezsiniz, yapamazsınız yasağını koyuyor teşkilata!
Pişkinlik efendim!
7 Haziran gecesi, "erken seçim" tafrası çeken Bahçeli´ ye ne oldu böyle?
Kurultay için yeterli imza ihtimaline karşı,
"Toplasalar bile MKYK var" diyor.
Yetmiyor, aba altından, "Salona ancak hak edenler girebilir." sopasını gösteriyor.
Sonra kayyum bariyeri falan...
Bizde, normal seçimle gelip - gitmek olmayacak herhalde...
Muhalifler için allı pullu etiketleri de var:
Ajan, satılmış, paralelci, CHP´lileştirmeci vs.
Ama...
Partili kararlı, delege kararlı; o bariyerler bir bir aşılacak...
Yasalarca, demokratça, efendice aşılacak!
Çünkü "Allahtan başka hiç kimseden korkmam!" Diyenlerin sesleri giderek yükseliyor.
Bu saatten sonra o engeller birer basamak taşı gibidir bilene!
Tek adamlık bizde ruhsal bir gelenek sanki;
Şevket Süreyya´ nın, "Tek Adam", "İkinci Adam" adlı kitapları ortada...
Tayyip Bey de ne zamandır "Tek Başkan" Demiyor mu?
Erdoğan ile Bahçeli´ nin bu "tekçi" hevesleri dikkatimizi çekiyor.
Birine 13 yıldır genelden destek gelirken, birine18 yıldır içeriden destek geliyor!
üzüm üzüme baka baka karar misali ikisi de tek adamlıktan yana...
Oysa...
Her ülkücünün zor anları var Sayın Bahçeli...
Yıllardır devam ede gelen çileli seneleri var bu insanların...
Kolay değil karalamak, suçlamak, azarlamak!
Ülkücüler, "Bahçeli daha değişmeyecek mi?" sualine nefes tüketti yıllarca...
Son seçimde de "hayırcılığın" savunmasını yapmakla vakit kaybettiler.
Hezimet derecesinde mağlubiyet yetmiyormuş gibi bir de...
HDP´ den geri kalmanın mahcubiyetine mahkum edildi ülkücüler!
Ve sabır taşı çatladı...
Ülkücüler bu zilleti aşmak zorundalar, aşacaklar bariyerleri...
Çünkü; "Dağ Ne Kadar Yüksek Olursa Olsun, Üzerinden Yol Aşar"
Hani dularımız vardır, "Allahım bizi açlıkla imtihan etme!" diye...
Ona bir dua da eklersek sakıncası olmaz sanırım:
"Allahım bizi ülküsüzlükle ve yüzsüzlükle imtihan eyleme!"
Ne çileymiş Yarabbi!