ENGELSİZ ENGELLİLER!

Değerli okuyucularım özü sözü gönlü güzel insanlar. Köşe yazıma klasik olarak alışılmış ve herkesin bildiği, tanıdığı bir sloganla başlamayı düşünüyordum: "Herkes bir engelli adayıdır" Sonra birden aklıma geldi ki ben hiç böyle düşünmüyordum ve belki de çoğu insana benim düşüncelerim  ters gelebilir, düşüncelerim anlaşılmaz bulunabilinir diye bu düşüncelerimi siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim. Eminim ki bu konu hakkındaki düşüncelerimi sizler okuyunca bana katılacaksınız, bana hak vereceksinizdir. Benim bu farklı bakış açım sizleri bu konuda biraz daha düşünceye sevk edecektir diye düşünüyorum. Zaten amacım da bu? Sevgili okurlar her insan bir engelli adayı değildir! Evet evet, yanlış yazmadım; sizler de yanlış okumadınız. Bu eksik söylenmiş bir slogandır doğrusu ise şudur "Her canlı varlık var oluşundan beri bizzat ENGELLİDİR, aday değildir. Eyvah eyvah demeyin;  azıcık sabredin ve okumaya devam edin. Nasıl mı? Konu çok uzayıp gider o yüzden biz "İNSAN" denen canlı varlıktan söz edelim, örneklendirelim. Kimi insan akıldan, kimi vicdandan, kimi yürekten, kimi merhametten, kimi insaftan direkt olarak öyle ya da böyle  ENGELLİDİR! Ve bu sıraladığım asıl engel sayılması gereken unsurlar maalesef NORMAL insana has olarak görülüyor ve makul olarak değerlendiriliyor. Diğer yandan gerek doğuştan gerekse sonradan vücudunun her hangi bir uzvundan eksik olarak hayata gelmiş  insanlara biz "ENGELSİZ ENGELLİLER" olarak sakat diyoruz, kör diyoruz, topal diyoruz, deli diyoruz. İnanın yazarken bile tüylerim diken diken oluyor! Yaratıcı´nın bir uzvundan eksik yarattığı o güzel insanlara engelli, sakat veya diğer isimlerle nitelendirdiğimiz; hayatın her alanında yanımızda, yanı başımızda olan o insanlar bizlerin eşi çocuğu kardeşi arkadaşı dostu yani bizim kadar bizlerden birileri değil midir? Ve aslında hepimiz, bizzat ben, o insanların arasında uzun sayılmayacak kadar bir sürede bulunmamama rağmen, o insanların eksik diye nitelendirdiğimiz her hangi bir uzvunun yerinde görev yapan kocaman MANGAL KADAR yüreklerinin varlığını gördüm, görmüşüzdür ve bir gün gelecek kendisini engelsiz sanan ENGELLİLER DE görecek anlayacak kabul edeceklerdir. Konu örneklendirilecek olunursa uzar gider, bin köşe yazısı yazsak yetmez. Gerçek bir örnek istiyorsanız ve ya bana bu düşüncenizi destekleyen örnekleri sırala diye soruyorsanız hemen şununla örneklendirmek istiyorum: Değerli okuyucularım Çevrenize şöyle bir bakın, fazla uzağa gitmeye hiç de gerek olmadığını ve benim ne demek istediğimi çok yakından görüp anlayacaksınız. Belki biraz sizleri düşünmeye ittim ama değdi değil mi? Etrafımızda bu kadar kendisini engelsiz sanan engelliler varken o yüreği, özü, sözü, gönlü güzel insanlara engelli gözü ile bakıp onları acımak horlamak dışlamak hangimizin kimin ne haddine! Üstüne üstlük onların o uzuvlarının eksikliğine yine sebebiyet veren bizler kendini engelsiz sanan engelliler değil miyiz? Gıdalardaki kimyasallardan tutun da, doğum esnasında ki alkol sigara vs; daha sonra hayatın her alanındaki kaza gibi dikkatsizliklerimiz en başta gösterilecek başlıca sebepler değil midir? Herkes kendince bu örnekleri çoğaltabilir ve haklıdır da... Yapılması gereken o insanların da kendini normal kabul eden insanlar kategorisinde olduklarının bilinmesi ve kabul edilmesidir... Hiç bir ayırım gözetmeden engel veya engelsizlik diye nitelendirmeden... Ve hepizin GERÇEK birer İNSAN  olduğumuzu unutmadan? Sevgi ve saygılarımla?