ATSIZ´A YOLDAŞ OLMAK

11 Aralık,Türkçülük fikrinin önderlerinden biri olan H.N.ATSIZ´ın  43.ölüm yıl dönümüydü. Yunus Emre bir şiirinde;?Ölen ten dürür/Canlar ölesi değil?der. Dava adamları,bir idealin ,bir inancın yol başçıları,milletinin yükselişi için her zorluğa göğüs geren ülkü devleri için de geçerlidir bu tanımlama. Onlar;ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türklerdir. Onların tenleri ölse,bedenleri aramızdan ayrılsa da ruhları bizimle beraberdir.Onlar sevenlerinin gönüllerinde,kalpten kalbe yol bularak sonsuza kadar yaşamaya devam ederler. Atsız ata o kahramanlardan biridir. İletişimin çok geliştiği bir çağda yaşıyoruz. İsteyenler ve merak edenler internet yardımıyla hayatı hakkında detaylı bilgilere de ulaşabilirler. Bu kısa yazı içinde ben onun ,?savunan adam? kimliğinden ve korkusuz kişiliğinden bahsedeceğim. Çünkü O ; yufka yüreklilerle çetin yolların aşılamayacağını haykıran,bu hayatta tehlikelerden korkan insanlar hiç yaşamasın,intihar etsin diyen adamdır. Böyle düşünmek,böyle söylemek kolaydır,ama O,söylediğini yaşayan,hak bellediği yolda kimseye temennası olmayan adamdır. Ayağına çelme de takılsa,tabutluklarda işkence de görse,boynuna yağlı urgan da geçirilse dava adamları geri adım atmazlar. Onlar gömlek değiştirmeyi  şahsiyetlerinin iflası kabul ederler. Dayı demek,köprüyü geçmenin şartı olsa da boğulmayı göze alırlar,ama ayıya ayı demekten vazgeçmezler.Nihal Atsız;? Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir/ Kahramanlık ; saldırıp, bir daha geri dönmemektir.?derken çelikten iradenin tarifini yapar aslında. ?Olma böyle sinsi çakal,yahut engerek! / Bozkurt gibi,kartal gibi döğüşmek gerek.? mısraları da ona aittir. Kim Türk´e düşmansa, kim Türk´ün varlığına kastediyorsa  Atsız için o, yok edilmesi gereken bir düşmandır. Büyük  Türkçü ATATÜRK´ün ifadesiyle ; ? ister dahili ,ister harici bedhahlar? farketmez. Ona göre; ? Anadolu  yaylasında boğuşmak,Paris sokaklarında zamparalık yapmaya benzemez.? Atsız subay bir babanın oğluydu.Biz ordu millet diye tanınırız alemde.Yarınları bilmem ama düne kadar ,?Her Türk asker doğar.?inancı kazınmıştır genlerimize. Kendisi de Askeri Tıbbiyede okumuştur bir süre.Bir süre diyorum,çünkü Türkçülük fikirlerine karşı olan arkadaşları ile tartıştığı için kaydı silinmiş,okuldan atılmıştır.? Biz Türküz.Tarihimize ve en yakın mazimize dayanarak Türküz der ve bundan haklı bir gurur duyarız. Haritalarda ırkımızın yaşadığı yerlere baktık,milletimize fenalık edenleri tarihte okuduk ve milli kini ateşten damgalar gibi kalbimize yazdık.Hakkımızı,atalar mirasını istiyoruz.Alacağız da. Türklük ve Türkçülük ebedidir.?diyen adamdır Atsız.  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi´ni kazanmış,Edirne´li Nazmi  Divanı´nı mezuniyet tezi olarak çalışmış,Türkiyat araştırmalarıyla ünlü Dekan  Fuat Köprülü tarafından üniversiteye asistan olarak alınmıştır. 1.Türk Tarih Kongresinde Andımız metninin de yazarı olan Dr.Reşit Galip,Prof.Dr.Zeki Velidi Togan´ı ağır bir şekilde eleştirince ,Atsız yine sessiz kalmamış, sekiz arkadaşı ile beraber  Reşit Galip´e bir protesto telgrafı çekerek hocasına sahip çıkmıştır. Fakat kısa süre sonra Reşit Galip Milli Eğitim Bakanı olunca Fakültenin yeni Dekanına baskı yapmış,Dekan da Atsız´ın görevine son vermiştir. Yapılan bu haksızlığı kabullenemeyen Atsız bir hafta sonra Tokatlıyan Otel´de düzenlenen bir törende yüzlerce kişinin önünde bu dekanı tokatlamaktan da kendini alamamıştır. Bir süre Malatya,Edirne,Kadıköy ve İstanbul liselerinde Edebiyat Öğretmeni olarak görev yapan Atsız hoca,aylık olarak Türkçü Atsız Mecmua ve Orhun dergilerini çıkarmıştır. Orhun Dergisinin 15.ve 16.sayılarında Başbakan Şükrü Saraçoğlu´na ithafen birer açık mektup yazarak üniversitelerde ve Bakanlıkta komünist kadrolaşmaya örnekler vererek dikkat çekmiş,M.E.Bakanı Hasan Ali Yücel´in görevden alınmasını istemiştir. 1944 yılında Irkçılık Turancılık davası böyle başlamış,mahkeme salonlarına sığmayan üniversiteli binlerce genç Ulus´a doğru yürüyüşe geçince polisin müdahalesiyle ortalık karışmış,yüzlerce kişi tutuklanmış,aydınların bir kısmı da mahkum olmuştu.Atsız öğretmenlik hakkından mahrum edilmişti.Kimseye eyvallahı yoktu.Bir süre de özel okullarda çalışmış,daha sonra Süleymaniye Kütüphanesine memur olmuştu. Ne olursa olsun;? Şerefliler taviz vermezler! Şerefin tavizi olmaz.? Ona hayatı zehir edenler de aslında birer Türkçü ve Atatürkçü idiler.Ama Atatürk aramızdan ayrılmış,2.Dünya Savaşıyla beraber komünizmin yıldızı parlamaya başlamıştı. Savaşa girmesek de siyasette makas değişikliği toplumda ideolojik ayrılıkların ve tabiki düşmanlıkların fitilini ateşlemişti. Ne diyordu Atsız: ? Siyasette muhabbet,hepsi yalan palavra/Doğru sözü Kül Tigin kitabesinde ara.? ?Biz Avrupalı falan değiliz,buz gibi Asyalıyız ve hepsinden üstün olarak da Türk´üz.Anladın mı monşer? Tarihimizle öğünmek de hakkımızdır.? Değerli okurlarım, o kadar doluyum ki,gazetenin tüm sayfalarını bana ayırsalar yine bitmez gönlümdeki fırtınalar,ruhumdaki yangınlar. İyisi mi son sözler yine Atsız ataya ait olsun. ?Fahişeler vardır,namustan bahseder.Kanaatini ve kalemini satmışlar vardır,vicdandan dem vurur.Vurguncular vardır,ağızlarından fazilet sözü düşmez.Çifte pasaportlular vardır,vatan diye haykırır.Palikaryalar vardır,kahramanlık iddia eder.Bazı iyi niyet sahipleri de bunların hepsine inanır.Gel de bu insanların arasında huzur içinde yaşa.?