ALPULLU SATILIYOR.. AĞLA PANCARIM AĞLA..
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye Seker Fabrikaları AŞ´ye ait şeker fabrikalarından, Afyonkarahisar,Alpullu,Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan,Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat olmak üzere 14 fabrikanın özellleştirilmesi için ihale sürecinin başlatıldığını açıkladı.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde Şeker Kurumu kapatılarak tüm yetkileri Gıda ,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına devredilmişti. Bu durumu acaba devlet devretttiği yetkilerini geri alarak şeker piyasasında baş aktör olarak yer mi alacak temennisiyle gözlemlemiştik.Hem pancar üreticimiz hem de toplum sağlığı açısından stratejik öneme sahip yerli şeker sanayisi için ümitlenmiştik, yanılmışız. Tam tersi pancar üreticimiz yalnızlığa itilirken, insanımız ne idiğü belirsiz bir şekeri tüketmeye mahkum edılmektedır. Arkasında devlet desteği olmayan pancar şekeri mısır şurubuna yenilmeye mahkumdur. Bu fabrikalar kime kimlere satılacaktır? Ali´ye satarsınız arkasından Maykıl çıkar. Kapısına kilit vurur. Sana şurubu dayar, mahkum eder. Bu özelleştirme kararı mutlaka gözden geçirilmeli ve tez vakitte vazgeçilmelidir.Halkın sağlığı ticari meta değildir.
Özellleştırme ihale sürecinin içine alınan Alpullu Şeker fabrikası geçtiğimiz Eylül ayı içinde 2013´ten beri ara verdiği faaaliyetine yeniden başlamış, bu durum bölge halkı tarafından sevinçle karşılanmıstı. O günlerde yazdığım ?YENIDEN ÜRETEN TÜRKİYE? başlıklı yazımı yeniden sizlerle paylaşıyorum.
Basında çıkan ?Alpullu Şeker Fabrikası dört yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçiriliyor? haberi bölge çiftçisini ve halkını oldukça heyecanlandırdı. Tekrar üretmek için düğmeye basılacak olan Alpullu Şeker Fabrikası, Kırklareli?nin Alpullu ilçesinde bulunan 1926 tarihinde işletmeye açılan Cumhuriyetin ilk şeker fabrikasıdır. Atatürk´ün direktifiyle 1926´da ülkenin şeker ihtiyacını karşılamak amacıyla üretime başlayan fabrika, 2013´te pancar üretiminin yetersizliğinden dolayı faaliyetine ara verdi. 2001 deki şeker kanunu çıkmadan önce bölgede 700 bin ton pancar üretilirken, pancar üretimine kota getirilmesiyle pancar üretimi günümüzde 15 bin tona kadar gerilemişti. Son iki yıldır fabrikanın yeniden üretime geçmesi için bölge çiftçisinin 190 bin ton pancar üretimi taahhüdü söz konusu. Fabrikanın açılmasının bölge hayvancılığı , ekonomi ve istihdama büyük katkı sağlayacağı kuskusuz?
Bu haber bizi 20 yıl geri götürdü. 28 şubat 1997 tarihli MGK kararları ile başlayan süreç siyasi tarihimizde çok ciddi sonuçlara yol açmıştır.1999´ daki seçimler sonucunda Ecevit´in başbakanlığında kurulan DSP,MHP ve ANAP koalisyon hükümeti zor günler geçirmektedir. Siyasi istikrarsızlıklar, yüksek faiz kıskacı yaşanılan deprem felaketi ülkeyi kaosa doğru sürüklemektedir. Şubat 2001 deki MGK toplantısında, zamanın Cumhurbaşkanı elindeki anayasa kitapçığını Başbakan Ecevit´e fırlatır ve Cumhuriyetin en büyük ekonomik krizi başlar. Gecelik faizler %7500´ e, sermaye çıkışı sonunda dolar 695 binTL den 900 bin TL ye fırlamasıyla ödemeleri aksayan borçları artan iş yerleri kapandı ve yüzlerce insan issiz kaldı. Esnaf gösterileri başladı. Yazar kasalar havada uçuştu. Sonunda ülke İMF ve Dünya Bankasına muhtaç hale geldi. Bu güçler Kemal Derviş adında birinin ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak hükümette görev almasını sağladı. Bir ülke diz çökmüştü Ama celladın affı yoktu. AB bu yasalar çıkmazsa sizi almayız diyordu. Derviş yasaları adı verilen tam 15 yasa çıkartılacak tarımın canına ot tıkanacaktı. Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan Türkiye tarımı emperyalizme teslim edilecekti. Sömürge yasaları diye de tanımlanan bu yasalardan biri olan şeker kanunu ile şeker üretimi özelleştirildi ve piyasası ulusal iradeden alınarak bir kurula devredildi. Şeker pancarında taban fiyatı kaldırıldı, fiyat belirleme fabrikaların keyfine bırakıldı. Pancar üretimine kota dönemi başladı. Köylü pancar ekemez hale getirildi. Fabrikaların bir kısmı satıldı, diğerleri de özelleştirme kapsamında müşterisini bekliyor. Şeker ithalatına izin verildi. Şeker tanımı genişletildi. Pancardan elde edilen şekerin yanında şeker benzeri diye tanımlanan mısır ve nişastadan elde edilen şekere % 10 yer açtı. Bu oran % 50 ye kadar gerekirse arttırılabilecekti. Bu düzenleme sadece 600 bin şeker pancarı üreticisini, kamu iktisadi teşekkülleri olan 27 şeker fabrikası ve buralarda çalışan 30 bin işçiyi ilgilendirmiyordu. Hepimizin sağlığı ile de oynanıyor, yasalardan destek alarak yaratılmış bir acube bize küçük Amerika olmamız yolunda mesafe kat ettiriyordu. Gelecek yıllarda o günlerde çok bilmediğimiz obezite, diyabet ve bazı kanser türleri halkımızı tehdit edecekti. Pancardan elde edilen rafine şeker sağlıksız bir gıda ama glikoz ve mısır şurupları şurubu ondan bin beter. Günümüzde glikoz şurubu bebek mamalarından bisküvilere ve pastalara her tatlının üretiminde. dondurmaların içeriklerinde kullanılmaktadır. Hemen hemen tüm meyve suları meşrubat ve limonatalarda da mısır şurubu kullanılır.
Uzmanlar, glikoz şurubunun yeme dengesini bozduğunu, vücudun da sürekli olarak daha çok tatlı ve karbonhidratlı besinleri istediğini belirtmektedirler. Buna bağlı olarak insanın bağışıklık sistemi zayıflamakta, vücuttaki mineral dengesi bozulmakta, huysuzluk, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı yaşanmaktadır. Böbrekler hasar gördüğü gibi, bakır ve krom eksikliği yaşanmakta, vücuttaki kan damarları zayıflamakta, cilt kurumakta, saçlar beyazlamakta, hipoglisemiye yol açabildiği gibi MS hastalığı belirtilerini de arttırmaktadır. Glikoz şurubu ayrıca kalbin yağlanmasına, kabızlığa, gıda alerjilerine ve adrenalinin artmasına da yol açmaktadır. http://www.poliklinik.org/glikoz-surubu-ve-zararlari.html
Gıda üretimi yapan şirketlerin , şeker pancarından elde edilen gerçek şeker yerine glikoz şurubunu kullanmasının nedeni ürünün raf ömrünü uzatması ve şekere nazaran daha az maliyetli olması olarak açıklanıyor. Şeker kanununu, şeker piyasasını , AB uygulamaları ve AB pazarı ile uyumlu hale getireceği savı ile savunanlara ithaf en Türkiye de % 10 ların üstüne çıkan glikoz kullanım oranının, AB ortalamasının 4,9 olduğunu ancak Türkiye gibi şeker ihtiyacını pancar şekerinden karşılama imkanı olan Almanya´da 1,9 Fransa´da , İngiltere ve Hollanda´da %0 olduğunu hatırlatırım.