AKTİF DIŞ POLİTİKA VE DÜNYA DEVLETİ

Recep Tayyip Erdoğan döneminde (2002-2017) çok aktif bir dış politika yürütülmektedir. Bu üstün çabalar bizim bir dünya devleti olduğumuza veyahut olacağımıza dalalet etmekte... Osmanlı yıkılncaya kadar neydi? Bir cihan şümul devlet unvanına sahiptik... Adımıza devlet-i muazzama deniyordu. Yani büyük devlet statüsü bize yabancı değil. C. Başkanımızın  Afrika gezisi bağımsız ülke olduğumuzu gösteriyor. Bu açıdan takdir edilmesi gereken bir gezi niteliğine haizdir. Ayrıca, "Çok okuyan mı, çok gezen mi daha çok bilir?" Diye bir terkibimiz var. Değerli okurlarım beynimiz hür olsun, ki her olaya partizan gözlüğüyle yaklaşmayalım. AK Parti dönemine kadar maalesef bugünkü yoğunlukta dış gezilerimiz olmamıştı. Güney Amerika, Orta-Asya, Afrika... Bundan böyle çat kapı. Tüm dünya Türkiye´ yi tanır hale geldi. Bu arada yanlışlarımız, hatalarımız da oluyor örneğin, Suriye politikamız yanlıştı, bugün orada olmamız doğrudur. Kıbrıs savaşını takiben 40 yıl dağlarda, ovalarda, mağaralarda savaşarak büyük kabiliyetler elde ettik. Ona göre yepyeni milli silahlar ürettik. Aktif olmak bizi zayıflatmaz, güçlendirir. ABD bildik bileli dünyaya jandarmalık yapıyor, hangi hakla? Gücüyle yapıyor bunu... Her yerde deniz filoları, üstleri var. Afrika ülkeleri zayıftır, komşular birbirine geçimsiz.  Türkiye belki kısa bir zaman içinde birçok Afrika ülkesinde sınır güvenliğini sağlayacak Tugay düzeyinde askeri birlikler bulunduracaktır. Askerimizin cevvaliyetine güvenen devletler bizden ( gel bizi koru anlamında) yardım talep edeceklerdir. (Niye olmasın?) Biz bu değişimi bu dönemde başlattık veya en azından değişim yoğunluğunu bu dönemde gördük C. başkanımızı bazen eleştirsek de çok ciddi, çok uyarıcı konuşmalar yapmaktadır. ?Dünya 5´ den büyüktür? derken neyi kast ettiğini anlayan anlıyor ve ön kesmeye çalışıyor. ?Birleşmiş milletler miadını tamamlamıştır? mealindeki sözleri dünyaya büyük mesajdır. İkinci dünya savaşı sonrasında  kurulan "Yeni Dünya Düzeni" için İsmet Paşa çok anlamlı bir söz söylemişti: "Bir gün dünya yeniden kurulur, Türkiye orada yerini bulur" Belki o günlere çok yakınız. Beş kabadayı devletin baskısı altında yaşamaya dünya daha nereye kadar dayanacaktır? Türkiye çeper yırtıyor. Mozambik, Tanzanya ve Madagaskar gezileri çok önemli, ne diyoruz orada: ?Gelin ülkemizde Büyükelçiliklerinizi açın? 21 yy. dayız ama Afrika ülkelerinin kaçında karşılıklı büyükelçilikler var? Bunlar büyümeye matuf gurur verici işaretler. Bundan böyle aktif dış politika ile daha da güçleneceğiz., gidiş o istikamettir. Miskin miskin oturup müşteri beklemek dönemi kapandı... Şimdi dışarıya açılıp yenidünyalar, yeni pazarlar keşfetmek zamanıdır. Dünyaya açılım için böyle bir anlayış şart. Oturanla, duran zarardadır, ilerleyen yol alır. İnanıyorum ki Türkiye hak ettiği yeri bulmada çok fazla gecikmeyecektir.