AKÇAY BASIN TOPLANTISINI YAPTI

Tekirdağ AK Parti’de taşlar oturuyor. Bu doğrultuda, AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığına görevlendirilen Ahmet AKÇAY ilçe teşkilatlarının da katılımıyla (14.06.2014) basın toplantısı yaptı. Parti İl merkezi salonunda düzenlenen toplantıda AKÇAY, eski İl Başkanı Ahmet Kambur, Milletvekili Özlem Yemişçi, Eski Milletvekili Necip Taylan, Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Koncagül ile birlikte huzura çıktı. Sırayla her biri söz alarak söyleyeceklerini söyledi. Ben, halef selef iki Ahmet’in dediklerine yoğunlaştım. Kambur, 2009 mahalli, 2011 genel seçimlerine mukayeseler yapmaya özen gösterdi.  Kambur mükemmel çalıştıklarını, teşkilatı harekete geçirdiklerini, 1 otobüs, 1 minibüs kazandırdıklarını, hiç borçlarının olmadığını, banka hesabında da 637 bin TL’ nin yeni yönetime aktarıldığını belirtti. Tekirdağ’da  %17’ olan parti oylarını, %37’ ye yükselttiklerini ama genel merkezce de bu yükseliş övülmesine rağmen 12-0 gibi bir sonucun ortaya çıkması sebebiyle görevden ayrıldıklarını açıkladı. AKÇAY ise eski yönetime teşekkür ederek, bir Temel fıkrasıyla hem salon ortamını yumuşat, hem de Kambur’ a cevap vermiş oldu  Ben o fıkrayı anlatmakta yarar görüyorum: “Temel, bir gün elini cam ile kesmiştir ve koşarak hastaneye gelir. Hastane kapısından içeriye girdiğinde karşısına iki kapı çıkar: Kanamalı hastalar bu kapıya, kanamasız hastalar bu kapıya… Temel kanamalı olduğu için kanamalı yazan kapıyı açar ve girer, karşısına iki kapı daha çıkmıştır; normal kanamalı hastalar bu kapıya, ölümcül kanamalı hastalar bu kapıya… Temel ölümcül olmadığını bilerek normal kanamalı kapıdan içeri girer… Bakar ki hastaneden dışarı çıkmıştır. Eve gelir, hanım sorar: Noldu Temel, tedavi olmadın mı? Temel, hanım bütün kapıları geçtim, organizasyon mükemmeldi ancak tedavi olamadım.” Salona iyi niyet, samimiyet ve hüzünlü veda havası hâkimdi. Kambur gelişmeleri ta başından sonuna kadar çok mükemmel toparlayıp getirdi ve tam da iktidar partisinin ağırlığına yakışan tarzda kimseyi kırmayan, incitmeyen, suçlamayan bir üslubu tercih ettiği görüldü. Tecrübe böyle bir şeydir ve bir siyasetçiye ekmek su kadar lazımdır. Buna karşılık AKÇAY, önceden hazırladığı konuşmayı yazılı okumaya başladı. Ama hissettim ki, kendini hafif mahcubiyet içine de sokmuş oldu. Velev ki, irticalen konuşmuş olsaydı belki de o olgun havaya mugayir üslubun gereksiz olduğuna hükmedecekti. Çünkü böyle hallerde Temel’e cevap zaten var: Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak! Bu inceliğe rağmen AKÇAY, ilk adımında samimi ve kişiliğine uygun başlangıç yapmış bulunuyor. Tabi, AKÇAY aynı zamanda siyasette yeni değil, aynı zamanda yol yordam da bilen bir eski siyasetçimizdir. Bir hususa mutlaka vurgu yapmam gerekiyor ki, iyi bilinirse, daha doğru yanlış yaygara yapılmışsa –Ki yapıldı-  fitne fesat yolu tıkanmış olur.   O husus şudur: Kambur,  Yeni Sanayi Sitesi Düğün Salonunda yaptığı geniş katılımlı toplantıda “Meydanı da çakallara bırakacak değilim” Demişti. Bazı gazeteler bu söz ile kast edilenin AKÇAY olduğunu söylediler ama Ben dikkatli dinlediğim için öyle yorumlamadım, aksine,  genel merkez istemedikçe ileri sürülen dedikodulara bakarak istifa etmeyeceğini, dile getiren bir konuşmaydı ve Parti geleneğine bağlı olarak, “İstifanızı veriniz”  denilmediği sürece, etmeyeceğini açıklayan biz kelam-ı kibardı. Bunu da birkaç kez oldu yazıyorum. Değerli okurlarım, il başkanlığı konusuna bağlı olarak çok karşılaştığım suallerden biri de şudur:  AK Parti İl Başkanlığı ve Teşkilatlar nasıl bir felsefe, nasıl bir gelenek üzerine oturacaktır? Nasıl bir çizgi olacağını belirtmek için çok özel bir bilgiye gerek yoktur.  Bir defa Ahmet AKÇAY ile onun kader arkadaşı Eyüp Kanar çok temiz, içinde vesvese olmayan iki genç siyasetçidir. Saadet Partisi, HAS Parti ve AK Parti"de siyaset yapma imkânını elde etmişlerdir. Bundan böyle Mustafa Şentop ile Numan Kurtulmuş zirvede, bu iki genç yerelde siyaset yapacaklardır. Fakat gerek KANAR, gerek AKÇAY Tekirdağ siyasetine de alışıktır, ancak AK Parti Saadet ve HAS Parti’ye göre çok daha zor olduğu için işleri de aynı oranda zor olacaktır. Atamadan evvel bu konu hakkında fikriyatımızı söylemiştik. Atama olduktan sonra artık yeni şartlara göre yeni yorum kapılarımız açılmış bulunuyor. AKÇAY tanıdığım ve karakterine çok güvendiğim biri; kendilerine başarılar diliyorum.