AK PARTİ NE KADAR DEMOKRATTIR?

  Yüzde ile ifade edecek olursam Benim puanım ancak yüzde 5 kadar olur. Başbakanın huyunun, karakterinin alt katmanlara hızla sirayet etmeye başladığını da ayrıca ifade etmeliyim. Milli iradenin adı başbakandır, ağzından sadır olan her söz milli iradeyi temsil etmektedir. O halde; Yargı, STK, ekonomi, haklar gibi gerekçelerle karşısına hiç kimse çıkmamalıdır. Parti tabanında bile büyük ölçüde oluşan algı budur. Başbakanın da bir demokrasi anlayışı var. Mesela, demokrasinin tek özne, nesnesi sandıktır. Alamet-i farikası sadece ve sadece sandıktır. Bu mantığa göre Ortadoğu Bölgesinin şu an için en büyük demokratı Mısırlı General SİSİ olmaktadır; değil mi? (Seçimi, %96 ile kazandı) Ama hayır, bir ayrıntıyı kaçırmayalım: Başbakan kime, niye karşı ise o mutlaka demokrasi dışıdır ve  kabul edilemez. SİSİ de öyledir. Parti içine dönelim. Gazetelerden derlediğim haberlere göre AK Parti Genel Merkezi; Tekirdağ gibi Ha­tay, Nev­şe­hir, Ada­na, Kars, Ya­lo­va, Bolu, Ar­da­han, Bur­dur, Iğ­dır ve Şır­nak yö­ne­tim­le­rini görevden alındılar. An­ka­ra İl Baş­ka­nının is­ti­fa­sı­nı ver­diğini, İz­mir İl Baş­ka­nının da  kapı eşiğinde olduğunu okuyoruz. Eminim arkası kesilmeyecektir oysa Parti tüzüğü esas olarak kongreleri gösteriyor! Genel merkezin gerekirse değiştirme yetkileri elbette var ancak hangi ilde, hangi ilçede şöyle yerine gerine kongre yapmıştır? Hiç! Ben Tekirdağ’ ı biliyorum ki burada, Genel Merkez’in müdahil olmadığı hiçbir kongresi olmadı. Pardon! Bir kongre olmak üzere idi ki ancak –Burasını mutlaka söylemeliyim- Olmadı. Normal giden kongrede genel merkez adayının kaybedeceği tezahüratlardan anlaşılınca öğle saati bahanesiyle yemek molası verildi, ne hikmetse divan üyeleri yemekten dönmediği anons edilerek kongre iptal edildi. Sonra kaybedeceği muhakkak olan aynı isim atama yoluyla il başkanı yapıldı. Burada yapılan hata ile girilen 2009 seçimlerinde AK Parti’ nin elinde sadece 2 ilçe ile 4-5 belde belediyesi kalabilmişti. Bu bir! İkincisi de Saray’da yaşandı. İlçe kongresinde Genel merkezin adayı kaybetti ve kazanan ekip birkaç zaman sonra topluca görevden alındılar. Sonuç mu? Mahalli seçimlerde (Saray), MHP’ nin ardından ancak 3. Parti olabildi. İl geneli de malum: 12-0... Kusur kimindi? AK Parti teşkilatları normal kongre hiç görmedi, siyasetin tadını hiç çıkaramadı. Oysa Partinin ne kadar iştahlı, ne kadar sadık, ne kadar yetişkin üyeleri var. Bunlar es geçiliyor; milletvekili adayları, belediye başkanı adayları, sıralamalar dâhil belediye meclisi üyesi adayları, il başkanı, ilçelerin başkanları, yönetimlere alınacak üyeler hepsi genel merkezce belirleniyor.  Sen despotluk yapıp Teşkilatlara hiçbir hak, hukuk, hiçbir yetki bırakmazsan alacağın sonuç daima bu olacaktır. Ama kim anlayacak bu nezaketi?  Hadi paranın bu yüzünden öteki yüzüne geçelim. Seçim kaybedilince neden teşkilatlar sorumlu tutuluyor? Başbakanın hiç mi sorumluluğu yok? Genel merkezin hiç mi kusuru yok? Şu manzara tahlile muhtaçtır. En son mahalli seçimler ortaya çıkan 12 aday adayı temayül yoklamasına sokulmuştu. Saray, Şarköy ve diğer ilçe ve köylerden yüzlerce delege salona çağrılmış, sabah 10.00 akşam 17.00 arası delegasyon salonda tutulmuş, paravanlar arkasında oylar kullanılmıştı. Sonuç ne oldu biliyor musunuz? Her ilçe için konan oy dolu sandıklar hiç açılmadan aynen Ankara’ya taşınmış ve sonuçlardan da hiç kimse bilgilendirilmemişti. Tabi daha vahimi aday adayı olmayan biri “adayımız sensin” denilerek halkın karşısına sürülmüştü. Hata içinde hata… Seçim alınamadı. Fatura kesilmesi lazım, suçlu gerek! Her şeyden masum, her günahtan beri(!) olan genel merkez faturayı Ahmet Kambur’a kesti.  Kambur Mehmet ŞIK,  Mustafa Yel gibi kurban edildi. Hele, olmaması gerekirken ikinci kez aday yapılarak Ahmet Aygün de kurban edildi. Şimdi yeni kurbanlar sırada…  Sıra, kapı eşiğinde itiş kakış bekleşen yeni kurbanlarda! Evet… AK Parti’de demokrasi anlayışı yüzde kaçtır?