"Hiç kimseyi kırmadı"

  13 Haziran 1980. Babamın tayini Tekirdağ´a çıkmış, yıllarca uzak kaldığımız evimize dönmüşüz. Tıp fakültesinde stajlara başlamışım, tünelin sonu gözüküyor. Tekirdağ Halk Kütüphanesinin okuma salonunda kimse yok. Keyifle, bir psikiyatri kitabı okuyorum. Tam o sırada, içeri yüksek sesle konuşarak iki kız giriyor ?Bu ne saygısızlık! ? diyerek başımı kaldırıyorum. Kızlardan biri sarı uzun saçlı, incecik, kocaman gözlüklü, mavi elbise giymiş. Birden West Side Story´de Tony´nin Maria´ya rastlaması gibi bir şey oluyor. *** Kafamda ?Maria, Maria? şarkısı dönerken, sahile yürüyüşe iniyorum. Tekrar ona rastlıyorum. Bir arkadaşıma, kim olduğunu soruyorum. Arkadaşım, ?fazla ümitlenme? edasıyla  ?O, Ahmet Has´ın kızı? diyor. Ahmet Has adını, ilk defa o zaman duyuyorum. *** Bu olaydan sonra, 40 yıl geçti. Sevgili Kayınpederim Ahmet Has, 20 Ocak 2020´de vefat etti.  Aklımda, özellikle birlikte yaşadığımız, son on yıla ait bölük pörçük bir sürü anı var. *** Eğitim camiasında, partide, üyesi olduğu derneklerde saygı duyulan, sevilen, sözü dinlenen bir adamdı. Köy Enstitüsü mezunlarına özgü, ülkeyi ve cumhuriyeti sahiplenme duygusuyla, milli günleri kaçırmaz, elinden geldiğince sosyal faaliyetlere ve eylemlere katılırdı. Havanın çok soğuk olduğu, 8 Nisan 2013 günü, Silivri´de biber gazı yediğimiz gösteriler sırasında 86 yaşındaydı, gazdan zarar görebilir diye çok korkmuştum.  *** İri yapılı değildi ama heybetli bir duruşu vardı. Değerli komşumuz Muhittin Kartallı, ilkokuldayken onun müfettiş olarak sınıfa gelişini hatırlıyor. ?Bir baktık, kapıdan Atatürk gibi bir adam girdi, hepimiz sus pus olduk ? diye anlatır.  Bir gün, İstanbul´da bir taksiye binmiştik. Ben öne, kayınpederim arkaya oturmuştu. Şöför,aynasından bakmış, bakmış ve  ?Afedersiniz, siz eski bakanlardan mısınız? ? diye sormuştu. *** Çok titiz bir bürokrat olduğu söylenirdi. 2012´de, oturduğumuz caddedeki parti üyelerini arayıp, sokağın köşesinde bir pastahanede  toplanıp, sorunları tartışalım demiştim.. Kayınpederim, bu işin nasıl olacağı hakkında tüzükleri karıştırdı, ? Kendi başına bu işe kalkışman doğru değil, Ankara´dan yazı gelir, il-ilçe başkanı seni görevlendirir, ancak ondan sonra millete telefon edip toplantıya çağırabilirsin? dedi, ama gene de beni yalnız bırakmadı, toplantıya geldi.  *** Günlük yaşamında her zaman,  bilimsel, mantıklı çözümler bulur ve uygulardı. Bir gün, ilaç ampullerinin başını daha kolay kırmak için, nasıl tutmam gerektiğini gösterdi.Yıllarca fizik öğretmiş bir hekim olarak, bu basit kaldıraç mekanizmasını, daha önce düşünememiş olduğuma, hala şaşarım. Ne zaman bir ampul kırsam,onu hatırlarım. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünde, Pedagoji eğitimi alırken, beslenme konusunda ders veren Osman Nuri Koçtürk´ten sık sık bahseder, dengeli beslenmeye dikkat ederdi. İlaç prospektüslerini dikkatle okur, bana bir sürü soru sorardı. *** Çok iyi bir okuyucu idi. Sık sık kitap değiş tokuşu yapardık. Aradığım bir kitabı bulamadığım zaman, onun raflarına bakardım. Köy Enstitüleri hakkında yazılmış kitapların çoğu, kitaplığında bulunuyor. Kepirtepe anılarını yazmış, Çağdaş Yaşamı Destekleme derneği tarafından yayınlanmıştı. Saygıdeğer Kardeşi Gömeç Göçmen, bu kitapçığı genişletmesi için onu teşvik etmişti. *** Karşısındaki insanlara çok değer verir, kimseyi incitmek istemezdi. Bir deprem sonrası yardım toplanırken, ayıp olmasın diye, eski paltosu yerine en yeni paltosunu verdiğini anlatırdı. Çorlu´da hükümet tabibi idim. Kayınvalidemle bizi, ziyarete gelmişlerdi. Ertesi gün, benimle gelip, Hükümet Konağında eğitimci arkadaşlarını görmek istedi. Sabah hazırlanırken,kendisine  ?sakal traşı olmasan da olur, pek belli olmuyor? dedim. Traş olmadan geldi ama ziyareti boyunca, rahatsız olduğunu hissettim.  Bu nezaketi nedeniyle, inanıyorum ki,  vefatından sonra yazdığım bu yazının bile üzücü olmamasını  isterdi. Ben de öyle yaptım. Yıldızlar yoldaşı olsun.   Maria,Maria :https://www.youtube.com/watch?v=Jy2VGRDxSvU 8 Nisan 2013, Silivri :https://www.youtube.com/watch?v=CwBVPZbBVq4