3 GECEMİ TEKİRDAĞ DEVLET HASTANESİNDE GEÇİRDİM
Cumartesi günü gecesi acile gitmek zorunda kaldım.
Doktorum bana yatış verdi ve gece yarısı yatışım gerçekleştirildi.
Rahatsızlığım ön planda olması gerekirken gazeteciliğimi ihmal etmedim.
Serde gazetecilik olunca böyle anlarda bile o ruhu terk edemiyorum.
Acilde, müşahedede, serviste her bir kareyi gözlemliyordum sürekli.
Doktorlar, hemşeriler, vatandaşa gösterilen ilgiler beynime yapışıyordu.
İnanın kusur bulamadım.
Bir habbe görseydim, kubbe yapabilirdim, ancak göremedim.
Müşahede altındayken gece saat 14.30´da doktorum geldi.
Beni tanımaz, ben de tanımadım?
?Suna Türkeli? isimli genç bir doktor bayan!
Ben hastası oldum, o doktorum?
Kendisine teslim olmuşuz.
?-Yatıracağım!? Kararına evet dedik. Tedavileri de hemen başlattı.
Herşeyden çok memnun kaldım, üç gün boyunca büyük bir disipline şahit oldum.
Hemşireler başhemşireye, stajyer öğrenciler uzman hemşirelere tabiler.
Her bir personel gayet kibar, sabırlı ve hepsinden önemlisi gevşeklik yok!
Öyle ki; saba ezanı okunur okunmaz sırayla gelmeye başlıyorlar.
Kan şekeri ölçümü, tansiyon ölçümü, serum bağlama, temizlik, yemek dağıtımları?
Her görevli, görevinde arı misali koşturuyor.
Temizlik süper, bayıldım? Koridorlar, odalar ayna sanki.
Daha ne olsun, bundan iyisi can salığı dedim.
Bence böyle bir hastane, böyle bir personel, böyle bir kadro tebrik edilmeli, teşvik edilmeli, moralleri yükseklerde tutulmalıdır.
Yaya gidebilecek iken golf arabasına koydular beni; kuralmış!
Envai çeşit vak´ a geliyor dakikalar içinde?
1 saat içinde 4 uyuşturucu olayıyla karşılaştık.
Görevliler hastayı konuşturmak için nasıl da boğuşuyor.
İkinci günümde Başhekim Atakan Eren Bey çat kapı çıka geldi.
?-Keşke gelişinden haberimiz olaydı Hasan Bey!? Dedi.
?-Sessiz gelip sessiz gitmeyi istedim Doktor Bey!? Diye cevapladım.
İhtiyaçlarımı sordu!
Kendisine bu gözlemlerimi aktararak tekrar tebrik ettim.
Öyle değil mi zaten değerli okurlarım?
Baştan kokan hiçbir şeyin olmadığı ortadaydı?
Şimdi Ben Hastanesinden gurur duyan bir pozisyondayım şu an!
İşim ne yağ çekmek, ne abartmak, ne de fuzuli yazı yazmaktır.
Büyük Sezar´ın, ?Gittim, Gördüm, Yendim? (Veni-vidi-vici? ) Sözüne benzer bir tespitim var: Gittim, gördüm, yattım ve büyük övünç duydum.
Şu sözünden dolayı Sultan Kanuni´ yi de rahmetle analım:
?Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
olmaya cihanda devlet bir nefes sıhhat gibi.?
Bence her hastanenin en görünen yerine hatta odalarına bile bu söz asılmalıdır.
Kutluyorum sizi Sevgili Başhekimim Atakan Eren Bey?
Hakkınızı ödeyemem sevgili doktorum Suna Hanım.
Emeği geçen herkese teşekkürler ; aziz dostlarım.