20 GÜMRÜKÇÜ- BİR DEVLET- CAN GÜVENLİĞİ
İnsan hayatının güvence altında olması o devletin şerefi, onuru, namusudur. İslam tarihinde bunun bir örneği var. O devirde Mekke´de asayiş bozulmuş, Müslümanlara türlü çeşit eziyetler yapılıyordu. Adaletten eser kalmamıştı. Durum bu haldeyken can güvenliği için Müslüman olan özel iki grup Peygamber Efendimiz tarafından Habeş Kralı Neccaşi´ ye gönderildi. Habeşistan´ın tercih edilmesi, orada adil bir hükümdarın olmasıdır.
Ülkemizin özellikle doğu bölgesinde Mekke´ nin ilk dönemlerini hatırlatan manzaralar yaşanmaktadır. Birkaç hafta evvel Doğu hudutlarımızdaki Gümrüklerden peş peşe 20´ ye yakın gümrük memuru kaçırıldı. Olay, teğet geçer gibi basında yer almış, haberlerin arkası da gelmemişti. Onun öncesinde ise Kilis´te kaybolan askerlerimizi tek bir satırla anan dahi yok.
Maalesef, kaçırmalara bir yenisi daha eklendi. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Bağdat´ta bir Türk müteahhitlik firmasında çalışan 18 vatandaşımız kaçırıldığını açıklarken, Kilis´ de kaybolan askerlerimizle de henüz bir irtibatın kurulamadığını belirtti.
Neler oluyor orada demeye gerek bile yok; öldürmeler, kamu aracı ile birlikte yol kesip topluca sivil araçları da yakmalar bir yana artık vatandaşlarımız gruplar halinde kaçırılmaya devam ediliyor. Halkın rahatını sağlayacak güven alanlarının genişlediğini, terörün ise etki alanlarının küçüldüğünü iddia edebilir miyiz? Hayır. Gerçekler bunun tam tersini göstermektedir. Durum bu iken olağan üstü halin veya bir derece ağırı olan sıkıyönetimin lafı dahi neden edilmiyor? İnsan hakları, özgürlükler derken bir de bakmışın vatan elden gitmiş!
Gümrük memurlarıyla ilgili olarak bugünlerde TÜRK KAMU SEN´ in çeşitli açıklamaları devam ediyor. Bursa Şubesi açıklamasından bir paragrafı paylaşıyorum:
?10 Ağustos günü Çukurca´daki Üzümlü Sınır Kapısı´nda görev yapan 10 gümrük muhafaza memuru ve 10 gün sonra Van´ın Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı´nda görev yapan biri şoför, diğeri kadın 11 gümrük personeli daha kaybolmuştu. PKK tarafından kaçırıldığı söylenen memurlardan 2´sinin serbest bırakılmasının ardından kalan 19 memurdan hala bir haber alınamadı.?
Bunları söyledi Sendikamız. Ailleler tabi ki perişan durumda, ilgilenenin olup olmadığı, varsa da ne kadar olduğu meçhul, iş PKK´ nın vicdanına bırakılmış gibi görünüyor; zira iki kişiyi serbest bırakmışlar.
Devletimiz, Kamu Güvenliğiyle alakalı birim kurmuştu. Ona rağmen bölgede işler az-buz değil oldukça bozuldu, çığırından çıktı. Gelişmeler böyle devam ederse sonunda yetkili ağızlardan şu sözleri duyma ihtimalimiz var mı diye hayal ediyorum:
?-Ey Millet! Ülkeyi kurtarmak için çok uğraştık, her yolu denedik. Açıktan, gizliden müzakereler yaptık. Kimlik hakları başta olmak üzere diğer haklarını fazlasıyla verdik. Amma ve lakin inanın bize yine de yaranamadık. Bu defa şahitsiniz ki içeride ve hudut dışındaki tüm mevzilerini iyiden iyiye bombaladık, bombalıyoruz. Her ne yapmışsak para etmedi. Şimdi geldiğimiz şu noktada Kürtlere istediklerini vermekten başka çaremiz kalmamış bulunuyor. Her ne kadar 10 yıl boyunca; Tek vatan, tek bayrak demiş isek de Allah şahittir, tüm iyi niyetlerimize rağmen bu PKK illeti diğer yardımcı unsurlarla birlikte bize kumpaslar kurmuşlar, bunu fark edemedik, edince de artık çok geç kalmış olduğumuzu anladık. Özür dileriz. Ancak olup bitenlerden ders aldığımızı biliniz. Biz ülkemizi yönetmeye çıraklık, kalfalık, ustalık dönemlerini tamamlayarak devam ediyoruz. Şimdi ise, ?uyanış? dönemimiz başlamıştır. Bu sebeple sakın ha Bizi iktidardan düşürmeyin yoksa istikrar bozulur, ülke fena olur.?
Evet değerli okurlarım, bunlar benim muhayyilemin karabasanlarıdır... İnşallah bu raddeye gelmeyiz. Ancak son günlerin gelişmeleri ışığında, Yeni hükümetimizin başarılı olacağına dair içimde umutlarım filizlenmeye başladı; şöyle ki: Bir Başbakan, bir Başbakan yardımcımız Başbuğ Türkeş´ in mezarına gidip su döküyorsa, ruhuna dualar ediliyorsa bunun bir büyük anlamı vardır. Bu arada tüm samimiyetimle söylüyorum ki; ciddiye alınacak bir problemin olduğunu zinhar göz ardı etmeyelim. Nedir o derseniz? Hatırlayacaksınız, ?Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına alan bir iktidarız? Sözü hala kulaklarda çınlamakta ve birileri bu hatanın izole edilmesini düşünmek zorundadır, aksi halde o çelişkilerle seçime gidilmez, Hele hele iki yüzlü olarak hiç gidilmez.
Ve... Alparslan Türkeş´ in fikir dünyasından, milliyetçiliğin ve milliyetçilerin babasından, yani Türk dünyasının efsanevi Başbuğu TÜRKEŞ´ in ruhundan şu aşamada istimdat dileyen çıkacak mıdır acaba?