Bu soruyu Mevlana´ ya sormuşlar; O da:
? Bir nesne veya kişi olması gereken yere değil de olmaması geren yere konulmuşsa o zulümdür. Bir nesne veya bir kişi olmaması gereken yere değil de olması gereken yere konulmuşsa buna adalet denir.? Diyor.
Cevap böyle, açıklama tam!
Bu sözü Oktay Dede´den Aday Tanıtım faslı sırasında birlikte çay içmekte iken dinledim. Siyasette birçok problemi çözen yıllar öncesinde ifade edilmiş bir tespittir.
Genel merkezler adayları sıralarken bu ölçüye dikkat etmeli, listeye giren adaylar seçmenlerin ayaklarına sık sık giderek "seçim bitti, iş bitti!" durumuna düşmemelidir. Fakat genel merkezler maalesef seçmene göre değil kendi merkezlerini korumuya göre hareket ettikleri bir gerçektir. Son sıralamada bunları yine gördük.
Zaten halkın en çok eleştirdiği nokta da burasıdır.
Adalet üzerine devam edelim. Fatih Sultan Mehmet´ e ait olduğu söylenen bir deyim daha var:
"Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür... Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür."
Son yıllarda adalet sistemi üzerinde hem çok oynandı, hem de çokça laflar edildi. O kadar ki, adaletin üzerinde kara bulutların dolaştığı kanaati giderek yaygınlık kazandı.
Osmanlı´ nın devlet anlayışı; ?Din-ü devlet, mülk-ü millet? esası üzereydi.
Yani 4 şey vazgeçilmezdi; din, devlet, mülk (vatan) ve millet?
"Adalet Mülkün Temelidir" diyerek de o şartları birbirine perçinlemiştir.
Değerli okurlarım;
Az okuyoruz bu birinci kusurumuz, okuduklarımızı sindirmiyoruz, bu ikinci kusurumuz. Oysa Yüce Allah ilk ayet olarak, ?Oku? emrini boşa göndermedi insanoğluna...Sadece oku demiyor, Allahın emriyle okumamızı istiyor. Yani önümüze gelen her konu hakkında dinde boşluk yok, mutlak bir karşılık var.
Evet, liyakat önemli, beceri önemli, ehliyet önemli?
Z. Gökalp´ in Alageyik şiirinde bu durum çok güzel anlatılmaktadır:
?At´ın önünde et vardı, it´in önünde ot vardı?
Beyler, işleri karıştırmamak için asgariden at ile iti tanıyacak kadar bir kültürümüz olsun.