Yeni yıl elbette biz Müslümanların yılı değil ancak istenirse yeni yıl kutlamalarını kendimize benzetebiliriz.
Burada herhangi bir zorluk yok, dövünmeye de gerek yok.
Akıllı adamlar: "Karanlığa Küfretme, Mum Yak." Diyor.
31 Aralık yılbaşı ise, 1 Ocak da Mekke´ nin fetih günüdür.
Kültürler ve inançlar farklı ise kutlamalar da farklı olabilir.
İçinde bulunduğumuz kültür interlandında; Batı toplumu, Arap toplumu, Fars toplumu var.
inanç temelimiz farklıdır;
Batı ile Türkler arasında kültür farkı var.
Türkler ile Araplar arasında fark var.
Ve Farslılarla aramızda uçurum var.
Batı medeniyetinin alt yapısını oluşturan; Latin, Grek ve Roma kültürüne Pagan inancı hakimdir; Paganizm´ de ise "İnsan-Tanrı" yani; tanrılar ve Tanrıçalar vardır.
Arap Kültürüne putperestlik egemendi. Tanrı-İnsan´ nın yerini ağaçlardan, taşlardan yontulmuş "Put-Tanrılar" almıştı. Mekke Feth edilip Kâbe içine girildiği zaman orada 360 adet put kırıldı.
Farslılar ateşe taptıkları için onlara Ateşperest, Zerdüşt veya Mecusi denilmekteydi.
Türkler´ de putçuluk hiç olmadı. Semavi bir inanca sahiptiler. "Gök Tengri" adıyla tek bir tanrıya inanıyordu.
Buraya kadar olanı özetlersek; Türkler dışında kalan kavimler açıkça Müşrik (Allah´a şirk koşan) idiler ve kültürleri de buna göre tezahür etmiştir.
Batı budur, Araplar ve Farslılar temelde sakattırlar. Yani biz dün de bugün de farklıyız.
Bu hususların bilinmesi lazım?
Batıya benzemek istemiyorsak devletimiz ciddi tedbirler almak zorundadır.
Etkilerinden kurtulmak için;
Çok seyredilen ulusal kanallarda yılbaşı çılgınlıklarına fırsatlar verilmemelidir.
Yılbaşı gecesine milli piyango çekilişi konulması teşviktir. Kaldırılmalıdır.
Banka kredileri kolay tatili özendirmektedir. Vaz geçilmelidir.
Otellerimizde içkili eğlenceler, maskeli balolar; esnafımızda Noel Baba kültürü yaygındır.
Medya reklamlarıyla, çılgın yılbaşı geceleri günler öncesinden beyinlere sokulmaktadır.
TV Kanalları; içeni, bayılanı, gazinoları, tavernaları, çıplaklığı, kaza yapanları, olağanüstü tedbirler gibi konuları dur - durak demeden günler öncesinden yansıtmaya başlamaktadır.
Herkes yılbaşında bir hatıra sahibi olmak istiyor.
Bu psikoloji yıkılmalıdır.
Haber yoğunlaşmasıyla dikkatlerin yoğunlaşması daima paralel gider.
Yılbaşı kutlamaları şeklen, ruhen, motif olarak bize ait değildir.
Devletimiz isterse yılbaşı çılgınlığından yakayı da paçayı da kurtarabilir.
Alternatif eğlenceler üretilmelidir. Çareler yok değil...
Yeter ki batının sultasından kurtulmak isteyelim.