YANDAŞ GAZETECİLİK Mİ?

En kötü hastalık bulaşıcı olandır. Bu virüse siyasette ve siyasetçilerde çokça rastlanmaya başlandı. Maalesef,  ?Yandaş Gazetecilik? taşraya da gelmiş durumda! Kulağıma geliyor: Bazı siyasetçiler, ?Yandaş Gazete ? istemekteler. Diyorum ki, be ey siyasetçi ahbap! Bunu kendine hak nasıl görürsün? Bu tutumlarınızdan dolayı oylarınız eriyor, fark etmiyor musunuz? Düşünün bir kere! Ben falanca dükkâna gidiyorum paramı verip alış veriş yapıyorum? Alış veriş yaptım diye o işyerini esir almam mı gerekiyor? Siyaset ayrı, iş ayrı, dostluk ayrı, ilişkiler ayrı... Medeniyet telakkimiz böyle olmalıdır. Bir yazarın köşesi kadar, facebook da özel dünyasıdır. Özel alanlara girilmez, dokunulmaz, ayıplanmaz! Var mı yazılara öfkelenmek, var mı paylaşımlara kızmak! Kişilerin fikirleri gibi inançları da özeldir. Dinimiz farklı fikir ve inançlara menfi anlamda tavır almamızı emrediyor mu? Ben milliyetçi bir insanım. Milliyetçiliği ayaklar altına aldım diyen birini eleştirmek her milliyetçinin hakkıdır. Eleştirmeyebilir de ama bunu yapana kızmamalısınız. Merkezin kavgasını buraya taşımayın. Ankara 800 bin Km2 toprak için siyaset üretiyor. Burada ise biz  bir avuç insanız. Çarşı-pazarda, camide, okulda, düğünde her an yüz yüze gelme ihtimalimiz var. Belki gün gelecek aileler arasında kız alışverişi de olacaktır. Siyaseti çirkinleştirmeyelim. Genelde Yandaş gazetecilik peydahlayabilirsiniz ama yerelde bu imkânsızdır. Haa! Dostlukla, sıcak ilişkilerle gerekirse senin için en çarpıcı manşeti de atabilirim ama yandaşlık dediniz mi orada duracaksınız. Bir dilencinin, bir hırsızın, bir pespaye kadının bile (azbuçuk dahi olsa da ) felsefesiyle, kırmızı çizgileriyle yaşadığını unutmayın! Netice-i Kelam: Ben Atatürk´ ün çokça üzerinde durduğu ?Fikri hür, vicdanı hür, aklı hür? bir insanım. Muradım da bu yolda yürümektir. Herkes ismiyle müsemma olmalı; adım Hasan; güzel huylu manasına gelir. Parayla terbiye edilmek mi? Geçiniz efendim.