YAĞDIR MEVLAM SU
Biz kırlarda çobanlık yaparken iki kuru sopayı birbirine sürter kıvılcım çıkarırdık.
İlk insanlar ilk ateşi böyle bir yöntemle bulmuştu.
İki çakmak taşını kibrit gibi çaktığınızda kıvılcım oluşur.
Yani sürtmenin sürtünmenin sonucunda ateş mutlaktır.
Mahallenin kirli çamaşırları iki sürtüğün kavgasından ortaya çıkar.
Bu doğrultuda komedi filmleri bile çevriliyor.
Konuya şöyle girelim:
Halk; Hükümet - Fethullah Hoca kavgasından çok şeyler öğrendi.
Dönemin Başbakanı Ne istediler de vermedik Demişti.
Buna itiraf ve günah çıkarma deniliyor.
Şimdi yeni eşikte, yeni kavgalar başladı.
Başbakan Yardımcısı Arınç peş peşe salvolar atıyor.
Ona göre Sayın Gökçek, Ankara'yı parsel parsel paralelcilere satmış!
Kavgada bile söylenmez.
Ha gayret! İçiniz dışınıza çıkmak üzere..
Ey halkım, daha neler duyacağız acaba?
Ne meziyetlere sahipmiş bu ağalar, bu beyler
Günahları açığa çıkaran kıvılcımlar bir, bir yakılıyor.
Yalancının mumu yatsıya kadarmış... Bunlarınki yatsıyı da geçti.
Hissi kablel vuku diye bir deyimimiz var;
kalbe gelen hisler, emareler demektir.
Hele bir tefekküre dalın ve kalbinizin sesini dinlemeye çalışın!
Aklınıza neler neler gelecektir.
Ne zamandır ne ilginç şeyler işitir olduk.
Bizim mahallede şenlik var ha dostlar!
O kirliler, TBMM'de günlerce yerden yere vurulmamış mıydı?
12 yıldır gizlenen gerçekler sır olmaktan çıktı artık...
"Arkası yarın" dizilerinin flash flash duyuruları yapılıyor.
Dizi mi, tek celselik film mi, şimdi serviste.
Hani kavgadan medet umulmaz ama...
Kim kimi kazıklamış...
Kime kime madik atmış...
Kim kimin hakkını hukukunu gasbetmiş ise,
Diyorum ki:
Lütfen devam ediniz ve kirli çamaşırlarınızı çabukça ortaya çıkarınız.
Çıkarınız ki... 12 yıl bu memleketin nasıl idare edildiği hakkında fikir yürütebilelim.
Dönemin başbakanı hemen her yıl...
Ben aldanmam,
Beni kimse aldatamaz
Biz ne aldanan, ne aldatan olacağız
Diyordu.
Teminat gibi sözlerin karşılığı reydi, iktidardı.
Ancak; gerek paralel işinde, gerek askerlerin kodese gönderilmesinde;
"Kumpasların kurulduğu, aldatıldıkları İtirafları geliverdi.
Yani paralel yapı Başbakanı, Başbakan da milletimizi yanıltmıştı.
Şu an, "Aldatan" yakalandığı yerde cezalandırılırken,
"Yanıltan" nın itibarı, makamı hangi konumda?
Ve... Milletin, fertlerin, kurumların kayıpları nasıl telafi edielecektir?
Hepsi bu millete, "Ustalık" döneminin eseri(!)
Bilmiyorum günahımız nedir?
Gelin şu şarkı sözleriyle biraz serinlemeye çalışalım:
Çatlayan dudaklara sararan yapraklara
Kuruyan topraklara yağdır mevlam su
Alev saracak kadar yandım yanacak kadar
Suya kanacak kadar yağdır mevlam su