İktidarı kaybetmemek için AK Parti´ nin Cumhurbaşkanlığı seçiminden vazgeçmesi gerekiyor.
Demokrasilerde partilerin ?İktidar-Muhalefet? anlayışları temel yapılarını oluşturur. Parti diyecek ki, ?İktidar olmak benim hakkım ama muhalefette olmak benim için son değildir? Bunun aksine bir anlayış, parti adı veya genel başkanı kim olursa olsun kesinlikle geçerli olamaz. AK Parti ne yazık ki bir gün muhalefete düşebileceğini düşünmek bir yana bunu aklına dahi getirmek istemiyor. Hepimizin bildiği basit şu 3 olay AK Partinin her şartta iktidar olmayı hesapladığını göstermeye yeter düzeydedir.
Birincisi, İstanbul seçimlerinin sadece Büyükşehir oylarının geçersiz kabul edilip tekrarına karar verilmesi? İkincisi, Meral Akşener hakkında 2016´ da açılan ama bugüne kadar kimsenin haberi olmayan Fetöcülük davası? Bir üçüncüsü de, APO´ nun mektubunun kamuoyuyla paylaşılması, kardeşi Osman Öcal´ ın TRT Kürdi kanalına çıkarılması ve Barzani ile karşılıklı ziyaretlerin acilen gündeme alınmasıdır. Terörle mücadele ediyorum diyen bir iktidarın terör elebaşları ile ne ilgisi, ne de ilişkisi olur.
İktidar, TEK Adam rejimini istiyordu, parlamenter sistemde kaldığı sürece Tek adamlık emeline ulaşmasının mümkünü yoktu. Kendi parti tüzüğünde milletvekilleri için 3 dönem seçilme şartı konmuş, çok sayıda kurucu üye de bu sebeple TBMM dışında kalıyordu. 17-25 Aralık 2013 olayı örtbas edilecek cinsten bir olay değildi ama top TBMM´ den bi´ şekilde döndürülmüştü. Rıza Zarrap olayı dünyayı sarmış, 15 Temmuz 2016 Fetö kalkışması da yaşanınca sistem değişikliği neredeyse kaçınılmaz hale gelmişti.
AK Parti´ nin en zor günlerinde imdada yetişen Bahçeli oldu çünkü onun da Akşener gibi rakibi vardı. MHP desteğiyle Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine geçildi. İttifaklar dönemi başladı. Tam sistem oturuyor derken İstanbul seçimleri gösterdi ki AK Parti kaybediyor, bundan sonra da kan kaybının önlenmesi ihtimali zayıf.
İktidarı kaybetmemek için AK Parti´ nin Cumhurbaşkanlığı seçiminden vazgeçmesi gerekiyor. Başka hiçbir şansı yok. AK Parti parlamenter sisteme dönerse, ilk seçimde, %35 oy alsa bile Sn. Erdoğan yine cumhurbaşkanı, partisi yine iktidardır.
Döner mi dönmez mi? İşte bu hususta yorumlar hızlandı? Adalet Eski bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk´ ün öngörüsü: ?İlk genel seçim ile parlamenter sisteme dönülecek? (Sözcü Gazetesi, Ali Ekber Ertürk´ ün haberi) Şeklindedir.
Bu öngörü makul ve doğru çıkacak yükseklikte bir tahmin? AK Parti iktidarda ise memleket güvenliği garantide, muhalefet iktidar olursa geleceğimiz tehlikede bir anlayış demokrasilerde olamaz. Tüm mitingler, parti içi konferanslar, seminerler, söylem ve ifadeler bu felsefe üzerine oturduğundan en basit bir partili üye dahi bunun doğruluğuna inanır hale gelmiş ve getirilmiştir.
Parlamenter sistemde çoğunluğu alan parti iktidar olabiliyordu, isterse oy oranı, %25 olsun. Ama bugün %50+1 oya ihtiyaç var, bugünkü şartlarda bu artık gerçekleşebilir mi? Hayır.
AK Parti bugün için MHP ile kankadır. Bunun tek bir sebebi olabilir: Akşener´ e, MHP ile mani olmak! AK Parti bugünden itibaren yeni doğacak muhalif partileri de hesaba katacak ve kendine yeni haritalar çizecektir. İşte bu yeni haritanın merkezinde parlamenter sistemin olacağı işaretleri var. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde TEK Adam rejimi olmaz, yaşayamaz ve devam ettiği sürece memlekete her gün yeni zararlar açar. Çoğulcu parlamenter sistem tek kurtuluş çaresidir.
Yeni sistemin uyum yasaları kaç yıldır niye yapılmadığı suali sizce de düşündürücü gelebilir diyelim ve yazımızı hayırlı pazarlar diyerek sonlandıralım.
Demokrasilerde partilerin ?İktidar-Muhalefet? anlayışları temel yapılarını oluşturur. Parti diyecek ki, ?İktidar olmak benim hakkım ama muhalefette olmak benim için son değildir? Bunun aksine bir anlayış, parti adı veya genel başkanı kim olursa olsun kesinlikle geçerli olamaz. AK Parti ne yazık ki bir gün muhalefete düşebileceğini düşünmek bir yana bunu aklına dahi getirmek istemiyor. Hepimizin bildiği basit şu 3 olay AK Partinin her şartta iktidar olmayı hesapladığını göstermeye yeter düzeydedir.
Birincisi, İstanbul seçimlerinin sadece Büyükşehir oylarının geçersiz kabul edilip tekrarına karar verilmesi? İkincisi, Meral Akşener hakkında 2016´ da açılan ama bugüne kadar kimsenin haberi olmayan Fetöcülük davası? Bir üçüncüsü de, APO´ nun mektubunun kamuoyuyla paylaşılması, kardeşi Osman Öcal´ ın TRT Kürdi kanalına çıkarılması ve Barzani ile karşılıklı ziyaretlerin acilen gündeme alınmasıdır. Terörle mücadele ediyorum diyen bir iktidarın terör elebaşları ile ne ilgisi, ne de ilişkisi olur.
İktidar, TEK Adam rejimini istiyordu, parlamenter sistemde kaldığı sürece Tek adamlık emeline ulaşmasının mümkünü yoktu. Kendi parti tüzüğünde milletvekilleri için 3 dönem seçilme şartı konmuş, çok sayıda kurucu üye de bu sebeple TBMM dışında kalıyordu. 17-25 Aralık 2013 olayı örtbas edilecek cinsten bir olay değildi ama top TBMM´ den bi´ şekilde döndürülmüştü. Rıza Zarrap olayı dünyayı sarmış, 15 Temmuz 2016 Fetö kalkışması da yaşanınca sistem değişikliği neredeyse kaçınılmaz hale gelmişti.
AK Parti´ nin en zor günlerinde imdada yetişen Bahçeli oldu çünkü onun da Akşener gibi rakibi vardı. MHP desteğiyle Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine geçildi. İttifaklar dönemi başladı. Ama sistem oturuyor derken İstanbul seçimleri gösterdi ki AK Parti kaybediyor, bundan sonra da kan kaybının önlenmesi ihtimali zayıflıyordu.
İktidarı kaybetmemek için AK Parti´ nin Cumhurbaşkanlığı seçiminden vazgeçmesi gerekiyor. Başka hiçbir şansı yok. AK Parti parlamenter sisteme dönerse, ilk seçimde, %35 oy alsa bile Sn. Erdoğan yine cumhurbaşkanı, partisi yine iktidardır.
Döner mi dönmez mi? İşte bu hususta yorumlar hızlandı? Adalet Eski bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk´ ün öngörüsü: ?İlk genel seçim ile parlamenter sisteme dönülecek? (Sözcü Gazetesi, Ali Ekber Ertürk´ ün haberi) Şeklindedir.
Bu öngörü makul ve doğru çıkacak yükseklikte bir tahmin? AK Parti iktidarda ise memleket güvenliği garantide, muhalefet iktidar olursa geleceğimiz tehlikede bir anlayış demokrasilerde olamaz. Tüm mitingler, parti içi konferanslar, seminerler, söylem ve ifadeler bu felsefe üzerine oturduğundan en basit bir partili üye dahi bunun doğruluğuna inanır hale gelmiş ve getirilmiştir.
Parlamenter sistemde çoğunluğu alan parti iktidar olabiliyordu, isterse oy oranı, %25 olsun. Ama bugün %50+1 oya ihtiyaç var, bugünkü şartlarda bu artık gerçekleşebilir mi? Hayır.
AK Parti bugün için MHP ile kankadır. Bunun tek bir sebebi olabilir: Akşener´ e, MHP ile mani olmak! AK Parti bugünden itibaren yeni doğacak muhalif partileri de hesaba katacak ve kendine yeni haritalar çizecektir. İşte bu yeni haritanın merkezinde parlamenter sistemin olacağı işaretleri var. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde TEK Adam rejimi olmaz, yaşayamaz ve devam ettiği sürece memlekete her gün yeni zararlar açar. Çoğulcu parlamenter sistem tek kurtuluş çaresidir.
Yeni sistemin uyum yasaları kaç yıldır niye yapılmadığı suali sizce de düşündürücü gelebilir diyelim ve yazımızı hayırlı pazarlar diyerek sonlandıralım.