Tedavinin şartları çoktan değişti; narkoz var.
Uyuşturarak ağrısız ameliyat yapıyorsunuz.
Çanakkale´ yi hepimiz çok gezdik?
Oradan aldığımız ibretlik sahneleri düşünün!
Gazinin ağzına tahta parçası koyuyorlarmış; neden?
Narkoz yok, hasta acısına katlanabilsin diye!
O halde kol bacak kesilirken gazi tahtayı dişliyor ve dişleri tahtada kalıyor.
Anlatmadılar mı rehberler? Anlatıyorlar.
Anlayın çekilen ızdırabı, acıyı?
Ama devirler değişti, 100 yıl geçti üzerinden?
Artık tahtalar yok dişlemek için!
Şimdi istersen hastayı 10 parçaya böl, sonra topla ve bir zaman sonra ne ameliyat izi, ne çirkin bir görüntü kalır.
Buradan konuyu şuraya getireceğim!
Tekirdağ´ ı kazıyoruz; yol açıyor, yol kapıyoruz?
Trafik akışı değişirken oradan oraya arabalar savruluyor.
Amortismanlar, rotiller, kaporta her şey dipten oynarken,
Esnaf da üç beş gün iş yapamaz hale geliyor.
Borç desen gırtlağa kadar, kasaya gelen para akışı yok.
Yani bu devirde ameliyat esnasında hala Çanakkale günleri yaşar gibiyiz.
Tekirdağ´ ın haline bakıyorum!
Şu çalışmalarda neden disiplin olmuyor?
Zor neresidir bunun?
Tartışmalar kırıcılığa kadar uzuyor.
CHP belediyesi de haklı, eleştiren herkesler de haklı!
Biri diyor ki: Kardeşim; alt yapı, üst yapı yani Tekirdağ her yönden hasta; ameliyat yapıyorum olacak bu kadar sıkıntı!
Amenna!
Vatandaş diyor ki: ?Kardeşim, ameliyat yapıyorsun tamam da neden narkozsuz?
Şu andaki sosyal medyadaki eleştirilere, gazete yorumlarına böyle yaklaşıyorum.
Her halikurda tartışma zemini basın olmalıdır.
En büyük kusur, ihmal, zayıf nokta burası?
Kızmak yerine birbirimizi anlamaya çalışalım
Burada olgunlaştığımız oranda birbirimizi üzmemiş oluruz.
Ve´l Asr süresinin en önemli ayeti hakkı tavsiye ederken sabırlı olmayı öğütlemesidir.
Sözüm tabi ki ortaya, kimseler alınsın istemiyorum.