TAYYİP ERDOĞAN 66 GÜN ÖNDE GİDİYOR!
Kime karşı?... Kuşkusuz, diğer liderlere karşı; zira onlar her zaman olduğu gibi budefa yine Lozan açıklamalarında Tayyip Beyin çok gerisinde kaldılar.
Konuya gireyim:
24 Temmuz günü CB. Sıfatıyla müthiş bir açıklama yaparak Lozan´ ı övdü.
Bu tarihe kadar Lozan hakkında bu denli ağırlıklı, önemli bir açıklamaya şahit olmamıştık.
Aradan geçen 66 gün sonra bu defa tam tersine 30 Eylül günü Allah ne verdiyse Lozan´ ı yerdi.
Şimdi ben Tayyip Beye hastayım.
Bir hatırlatmada bulundu millete!
Tam Musul meselesinin gündeme geldiği bir anda, oraya askeri müdahale edelim mi etmeyelim mi tartışmaların yapıldığı bir günde dedi ki dünyaya: ?Sevr´ i gösterdiniz, Lozan´ ı kabul ettirdiniz ama o gömlek şimdi bize dar geliyor.?
Mesaj hem içeri, hem dışarı gitti.
Ben haklı konuştu, yanlış konuştu, dün ak dediğine bugün kara dedi, gibi tarafgir bir yaklaşım içinde olmayacağım!
Konuya çok farklı açılardan bakmak istiyorum:
Cumhurbaşkanı önce bir konuyu ortaya atıyor, millet de onu kurcalamaya başlıyor, yani bir nevi tarihimizi öğrenmemizi sağlıyor.
Nitekim çok kişiler internete girerek bir şeyler öğrenmeye çalıştı.
Bana göre; Lozan doğrudur, yerindedir ve devletimizin tapusu alınmıştır. Bu apayrı bir şey!
Ancak, Tayyip Beyin 24 Temmuz günü yaptığı Lozan açıklaması kimsenin dikkatini çekmedi, üzerinde duran bile olmadı ama ne zaman ki Lozan aleyhinde konuştu şimdi ortalıkta kıyametler kopuyor.
Bardağın dolu tarafına bakarak burada ince siyaset yapıldığına inanıyorum.
Musul ve Kerkük Lozan antlaşmasında Irak´ a -Dolayısıyla da İngiltere´ye- Bırakılmıştı.
12 Adalar da Yunanistan´a verilmişti.
Yani, Cumhurbaşkanı: ?Ey millet! Lozan´a takılıp kalmayın, Musul´ u, 12 Adaları vs. gündeminize getirin, kurcalayın, düşünün! Çünkü önümüzdeki haftalarda belki de, Türk askerinin içinde olacağı Musul harekâtı başlayacaktır, olursa şayet sakın ha beni eleştirmeyin, zira biz oraya ecdat topraklarını kurtarmaya gideceğiz!? Demek istedi Bence.
4-5 sene evveline ait bir örnek daha vereceğim:
Dostum Kamil Günay 12 Eylül´ de bir sağdan bir soldan hesabıyla idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu´ nun ailesine bıraktığı veda mektubu hakkında şöyle demişti.
?Hasan Abi, Bu Tayyip Erdoğan o mektubu TBMM´ de ağlayarak okumasaydı bizim MHP´ nin gündeminde böyle bir mesele olacak mıydı? Adam, mektubu okuyunca MHP de o bizim şehidimizdir dedi, sahiplendi şehidini... Meclis kürsüsünde böyle bir mektubu okunmasaydı 30 yıl önce idam edilmiş bir kişinin varlığından habersiz olacaktık. MHP´ ye ? Şehidine sahip çık? hatırlatmasında bulundu Tayyip Bey?
Kamil kardeşime hak verdim, doğru yorumlamıştı. MHP bu saate kadar şehitlerini çoktan zikretmeliydi.
Dönelim Lozan konusuna...
Lozan nedir? Bunu anlamak için 30 Ekim 1918 yılında imzalanan Mondros Ateş Kes Antlaşması ve sonrasında gelen 10 Ağustos 1920 Sevr Antlaşmasını enine boyuna bilmek gerekiyor.
Musul-Kerkük Misak-ı Milli´ nin parçasıydı ama Lozan´ da İngilizlerin elinden kurtaramadık.
Tayyip Beye müteşekkir olmak lazımdır çünkü?
Yaptığı aleyhte veya lehte açıklamalarıyla -Her nasıl telakki edilirse edilsin- Bize tarihimizi, haklarımızı hatırlatacak kapıları aralamaktadır.
Musul´ a her an bir askeri harekat başlatılabilir.
Yani sonuç olarak diyebiliriz ki,
Tayyip Erdoğan şu ince siyasetiyle diğer liderlere nazaran 66 gün ileride yürümektedir.