SN. ERDOĞAN´ IN GARDI DÜŞTÜ!
Seçim kazanmak avantaj elde etmekle başlar. Sn. Erdoğan tam 16 senedir girdiği her seçimi Sn. Kılıçdaroğlu ve Sn. Bahçeli´ ye karşı kazanmıştı. Bugüne gelene kadar önü Londra asfaltı gibi açıktı. Yerel veya genel seçimler ve arada yapılan referandumlar dahil Sn. Erdoğan elini kolunu sallaya-sallaya seçimleri almışsa bunda her iki rakibinin yetersizliğini gözönüne getirmek zorundayız. Ancak bugün eski camlar bardak oldu. Akşener: ?Sn. Erdoğan bugüne kadar rakiplerini hep kendi seçmiştir.? Cümleleriyle durumu tam olarak izah edecektir.
Sn.Bahçeli seçimden sarf-ı nazar edince, meydanın boşaldığını zanneden Sn. Erdoğan´ ın iştahı birden kabardı ve 24 Haziran gibi kısanın da kısası bir erken seçimi başlattılar. ?AK Parti+MHP birlikteliği? Neden oluştu dersiniz? Sebebi aslında basit: Her ikisinin ruh dünyaları hala çalkantılı olup, 17-25 Aralık ile Akşener korkusu mevcuttur. Öyle olduğu için de aralarında rakiplerine karşı, ?Fetö? söyleminde birleştiler.
Bahçeli´ nin, 100 bin imza için oy kullanacak vatandaşlar hakkında, ? Bunlar, Fetö´ nün Seçmen Ayağı Olabilirler? diyecek kadar ileri gitmesi, korkunun başlıca emaresi sayılır. Erdoğan ve Bahçeli´ ye göre karşı taraf; Fetöcü, hain, ahlaksız, kahpe, cani, yalancı ve de dış güçlerin oyuncağı zavallılardır. Bu taraf dost, karşı taraf düşmandır. Bu tanımlama çerçevesinde yapılan seçim değil, savaştır.
Ancak bu defa işlerin istenilen istikamette gitmediği ortada... Karşılarında; Muharrem İnce, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu gibi kontrol dışı isimler var, AK Parti´ ye nazaran kendi programlarını en üst perdeden dile getirmiş olmaları hesapları bozuyor. Sn. Erdoğan, 16 seneden beri rakiplerini dilediği gibi yeniyordu ama bugün o pozisyonlar artık sona erdi. Eskisi gibi galibiyetler çantada keklik olmaktan çıktı, dolayısıyla ne yapar ne eder Erdoğan gene alır inancı bugün hak-i yeksandır.
Maalesef, AK Parti, 07 Haziran 2016 tarihli seçim hatasını yine tekrar etmekte; dikkat ederseniz, AK Parti´ de bugünkü seçimde ciddiye alınacak belli başlı projeleri yok; buna karşılık, rakiplerden dosyalar dolusu vaatler geliyor. AK Parti, vaatsizliğin cezasını, 07 Haziran´da 256 milletvekili çıkarmak suretiyle çekmiş, 1 Kasım erken seçimlerine de, ?Dersimizi aldık? diyerek girmişti ancak ciddi bir ders almadığı anlaşılıyor, sebebi de basit: Ekonomik gidişatta alarm zillerinin çalıyor olması, hükümetin çaresizlikten el, ayak ve dilinin bağlanmasıdır.
Görülüyor ki, Sn Erdoğan hamle gücünü de yitirmişe benziyor; 3600 göstergeye evet demesi, emeklilere biner lira ikramiye vermesi, OHAL´ i kaldıracağız demesi, bu anlama geliyor. Haliyle, ?Değişim rüzgârları? 81 milyona sirayet etmiş durumda... İstanbul´ da, mahalle başkanlarıyla yapılan basına kapalı toplantıdan sızan görüntülerden de anlaşılıyor ki, AK Parti içten içe ciddi anlamda zordadır.
İktidarda çok önemli bir korku daha var: Muhalif adaylardan Akşener´ e karşı medyada çok sıkı bir yayın yasağı uygulanması bunun delilidir. Endişeli durum olmasa, 7 ay evvel kurulmuş bir partiye ekranlarda niye yasaklar getirilmiş olsun. Bu gerçek karşısında Karamollaoğlu´ nun, medya onlarınsa sosyal medya bizimdir, sözü bundandır.
Sonuç olarak, Sn. Erdoğan ilk kez bu seçimde ağzı güzel laflar yapan, güzel bir Türkiye tablosu ortaya koyan birbirinden farklı 4 dinamik liderle karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır. Karşısında iktidar isteyemen, hareket etmeyen, projeler üretmeyen o iki isim yok, bilakis 4 iddialı lider var. Sn. Erdoğan´ ın yorgun düştüğü belli, buna karşı muhalifleri çok zinde olarak halka mesajlar vermeye devam ediyor.