REKLAM BİR KÜLTÜR MÜDÜR?
Uzmanlara göre reklam tarifi;
?Rekabet şartları altında işletmelerin ürettikleri veya sattıkları mal ya da hizmetler için piyasada daha fazla pazar payı oluşturmak, kârlılıklarını artırmak, müşterilerin ilgisini çekmek ve ihtiyaçlarını karşılayan mallar arasında seçim yapmasını etkilemek için söz konusu malla ilgili izlenim yaratma faaliyetlerinin tümüne Reklam diyebiliriz.?
Özlü, kısa tarifi böyledir.
Büyük işletmeler reklama çok ciddi bütçeler ayırırken, küçük esnaf minicik reklamları bile fuzuli bir gider olarak görmekte ve adeta küçük kalışının kaderini kendi elleriyle örmektedir.
Hâlbuki kalkınan nasıl kalkınmış, büyüyen nasıl büyümüş diye baksa orada reklam gerçeğiyle karşılaşacaktır. Yani o işletmeler reklama önem veriyor mu, vermiyor mu? Mesele burada yatıyor.
Çok dikkatimi çekmişti: İstanbul Yolu üzerinde TOKİ yanında yerli bir köftecimiz iş yapamayan o işletmeyi devraldı ve ardından hızla reklama girdi. Önceki, buna tevessül etmemişti. Şimdi orası her an arı kovanı gibi iş yapmaktadır.
Reklam, elbette faydasına inanılan bir ekonomik kültür olarak kabul edilmek zorunda? Çok isabetsiz tercihlerimiz var esnaf olarak? Açılışta; çok firma dükkânını güzelce hazırlar; çelenkler, çiçekler, palyaçolar, balonlar, kurdeleler, davullar orada bir ahenk oluşturur, her yer karnaval gibidir. Kentin en popülist bürokratları, iş adamları ziyarete gelmiştir. Ancak buradan itibaren en büyük hatayı yapıveriyoruz ne yazık ki?
Nedir o? Açılışın son fotoğrafını vermiyoruz, halka teşekkür faslını ihmal ediyoruz. Hâlbuki yapılacak tek hamle olayı basınla paylaşmak, yani; reklamın reklamını yapmaktır. Fırsat ayağa gelmişken o güzelim anı yine kendi ellerimizle tepiyor amiyane tabirle kestiği koyunun derisini kuyrukta bırakıyoruz.
Açılışta bu hatalar işlene dursun yıl içinde de önemli günler, haftalar hovardaca atlanmakta ve yıl içinde yapılması gereken kutlamalar; adresimizi, mal çeşidimizi, kalite ve ucuzluk iddiamızı ortaya koyan birer fırsat olmaktadır. Reklama girsek; aktif, duyarlı, iddialı, özenli olduğumuz anlaşılacaktır.
Sonuç olarak şu soruyu sorabiliriz: Bir hazır giyim mağazasının sayısı bir kentte onlarcadır. Ayakkabı, büfe, lokanta, vs. Her birinin sayısı yüzlercedir. Bu rekabet ortamında işletmeci ? Buradayım!? anlamına gelen bir reklama ihtiyaç duymayacak da neye ihtiyaç duyacaktır?
İşletmeler aynı zamanda sosyal varlıklardır; işimiz kadar sosyal oluşumuzu müşterilerimize duyurmak zorundayız.