?Peygamber efendimizi bile desteklemeyenler oldu"
Vay efendim vay!
Bu söz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından söylenmiştir.
Gazetelerde aynen yer aldı.
Neden daha yüksek oranda değil de %51,6 gibi düşük oranda oy aldığının izahını yaparken böyle diyor, Başbakanımız.
Şaşırmıyoruz! Parti kurmaylarının da benzeri çok sayıda aykırı sözleri var.
Bu kez Başbakanın kendisi, “Peygamber efendimizi bile desteklemeyenler oldu” Diyerek "aykırılar" kervanına katıldı.
Bu cümle tahlil edilecektir ama önce bazı izahatlar yapacağım:
Biz Ehl-i sünnet V’el cemaatiz. (Hanefi, Şafi, Maliki, Hambeli)
Diyanet İşleri Reisliğimiz Hanefi Mezhebi üzerine kurulmuştur.
Fıkhı imamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife, Akaid imamımız Maturidi’ dir.
Diyanet sistemimizin banisi de Atatürk.
Bizler Hanefi ve Maturidi inancı üzere ibadet etmekteyiz.
Bir yerde mukallit sayılmaktayız. (Taklit eden)
Ülkemizde yüzdesi az olan Caferiler ile Şafi mezhebine bağlı insanlarımız yaşamakta...
Çoğunluk Hanefidir.%80.
Başta Peygamber Efendimiz olmak üzere, sahabeler dâhil haklarında konuşurken büyük bir edep, büyük hürmet içinde oluruz... Sakınır, ulu-orta konuşmayız. Benzetme ve mukayeselerimize dikkat ederiz.
Ehl-i sünnet inancının emri böyledir.
Laiklik uygulaması bu konuda bizleri iyi bir zeminde muhafaza etmeyi başardı.
Dikkat ederseniz uzun zamandır Tayyip Erdoğan’ ı övmek için dini mukayeseler yapılmakta... Hala da devam ediliyor.
Birkaç örnek:
“-Allahın 99 sıfatı Recep Tayyip Erdoğan üzerinde toplanmıştır.”
“-Rize, İstanbul, Siirt de tıpkı Mekke ve Medine gibi kutsaldır.”
“-Başbakana dokunmak bile ibadettir.”
Bu çarpıtmaların sayısı belki 10’a vardı.
Oysa hak gelince batıl zail olmayacak mıydı?
Yani Firavun, Nemrut devri 3-4 bin yıl önce bitti.
Zalimler dönemi de Kur’an’ın nazil olmasıyla sona erdi.
Dolayısıyla bunların hiç biri itikadımızla bağdaşmaz.
Ve herkesten evvel, İmam-Hatipli Başbakanımız bu tür söylemlerden rahatsız olmalıydı.
Oysa Efkan Ala daha geçenlerde: “Peygamber bile Mekke’nin Fethi esnasında gurura kapılınca Allah tarafında uyarılmıştı ama biz böyle bir gurura kapılmayacağız” Diyerek bu benzetmelerin dozajını arttırdı.
Hani son olur, uyaran çıkar belki derken bu kez Başbakan, “Peygamber efendimizi bile desteklemeyenler oldu” Sözleriyle kervana dahil oldu.
Bu böyle gidecekse eğer, AK Partili kurmaylar acilen akait dersi almalıdır.
Evet, o söz doğru, Peygamber Efendimizi desteklemeyenler vardı.
Ancak, Peygamberimizin kimler tarafından desteklenmediği açıktır.
İsim olarak Ebu Cehil, Ebu Leheb, en başta gelenleriydi...
Münafıklar, müşrikler, Hıristiyan ve Yahudiler destek vermedikleri gibi düşmanlık da yaptılar.
Ancak, putperest olan Amcası Ebu Talip ise son nefesine kadar Yeğeni Muhammed’i korumaya devam etti.
AK Parti mensupları dindar insanlardan oluşuyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde %99’ u Müslüman olan seçmenin %52’ si Erdoğan’ a oy verdi. %48’si de vermedi.55 milyon seçmenden 15 milyonu oy kullanmadı.
Verenler ile vermeyenleri dinimize göre kim kategorize edecektir?
Vermeyenler müşrik midir, putperest midir, münafık mıdır?
Bir an için sürç-ü lisan olduğunu kabul edelim fakat seçimden önce de Sayın Başbakan kendi dışındaki adayları -ceffel kalem- Haçlı sürüsü ilan etmişti.
Haçlılar… Malumdur ki, Papalık tarafından İslam dünyası üzerine savaşmaya gönderilen kutsanmış Hıristiyan ordularına verilen ad… Haçlı savaşları 200 yıl devam etti.
“Haçlı” deyimi literatüre buradan girmiştir.
Sonuç olarak çarpık söylemlere devam ediliyor.
Bunları akaid açısından ele aldım.
Siyasete malzeme edilmesi dine büyük zarar verecektir.
Tayyip Beyin bu sözünden kendisine oy vermeyen Müslümanların ciddi anlamda rencide olacağını düşünüyorum.