PAŞAELİ GAZETESİ YANDAŞ MIDIR
İlk önce Yandaş Gazete nedir, kısaca söyleyelim ki ardından yandaş mı değil mi daha rahat anlaşılsın.
Bu deyim, AK Parti hükümetleri dönemine aittir, ondan evvel yoktu. Yandaşlık öncelikle etik açıdan zor durumdur... Hele, hak-hukuk mevzubahis iken yine yapılıyorsa bu hal İslam ile de bağdaşmaz. Kıyasa gidersek, Peygamber Efendimize “Irkçılık nedir?” Diye sorulmuştu; Efendimiz şöyle cevapladı:
“Kişinin; zulüm üzerinde olan, zulüm yapan kavmine yardım etmesidir.”
Aziz okurlarım, yandaşın bir gözü kördür. Yandaşlık o denli kötüdür ki kavmin, aşiretin, kabilen, ailen, doğru yolda değilse, yanlışları varsa, hak-hukuktan uzaklaşılmışsa buna rağmen yine de körü körüne savunuyorsan buna ırkçılık denilmektedir.
Gelelim asli konumuza; tekirdagtaraf.com sitesinin sahibi Ferhat Akgün, Süleymanpaşa ilçemizde iki sayıdır çıkan Haftalık Paşaeli Gazetesini “yandaş” ilan etti ve yerel havuz medyası olarak nitelendirdi. Ben bunun üzerine gazetenin ikinci sayısını buldum, tetkik ettim ve edindiğim kanaat doğrultusunda diyebilirim ki, bu gazetede yandaşlık kokusunu sezmek zor değildir. Sayfalarına bakıyorum:
Ön sayfada;Vali beyle TORSAB üzerine yapılan bir röportaj…
Alt manşette; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı haberi…
Arka sayfa; AK Parti İlçe Danışma Toplantısı…
2. sayfa, AB-Türkiye Şehir Eleştirme programı haberine yer verilmiş. (Hükümet programı)
3. Sayfa; AK Parti İlçe Başkanının açıklaması…
4.Sayfada; yılan hikâyesine dönen şehir hastanesi projesiyle ilgili umut pompalayan “Müjdeli” haber.
9. sayfada , ilginç bir algı metoduyla yanılgı yaratma girişimi... Neymiş?
“Tekirdağ İçin El Ele Sivil Toplum Kuruluşları Platformu” ndan dem vuruluyor.
Anti parantez ifade edeyim ki, o platform listesinde “Tarih Bilincinde Bulunanlar Derneği” adı da zikrediliyor. Diğer STK’ları bilmem ama ben TBB Derneğinin kurucusuyum, hâlihazırda Yönetim Kurulu üyesiyim ve idare heyetinin böyle bir kararı yoktur. Platform ya hayalidir ya kendiliğinden yakıştırmalar yapılmaktadır.
İlk incelemem sonucu gazetenin bağımsız olmadığı yönünde kanaatim ağır basmakta... Bülten de olmadığına göre Gazetecilik ruhu adına, bağımsız olma adına, hakperest olma adına ve kısaca yerel gazetecilik adına bir kayıp mevzubahistir.
AK Parti bunu biliyor ve bir ihtiyaçtan dolayı omuz veriyorsa kesin olarak yanlıştadır. Ferhat Akgün, AA elemanlarının bedava haber servis ettiğini, kamu görevlilerin yardım ettiğini, AK Partililerin de buna, “Bizim gazete” dediğini belirtiyor. Sayın AKGÜN’ ün iddiaları doğruysa hiç şık değil. Gazeteler arasına seçimler öncesinde her an bir virüs girebileceği beklentisi zaten var ancak burada bunun AK Partiyle özdeşleştirilmesi hayli düşündürücü olmaktadır.
İl Başkanı Ahmet Akçay’ ın, İlçe Başkanı Cüneyt Yüksel’ in açıklama yapma haklarını saklı tutuyorum. Zorlamayla, bir plan gereği çıkarılmışsa buna taktik hatası derim. Peki, ne yapsaydı daha doğru olurdu? Aynı ad altında bir bülten çıkarılsaydı çok daha doğru olurdu. Çünkü… Seçime giderken AK Parti’yi sadece bir Paşaeli ile baş başa bırakmak partiye verilecek en büyük zararlardan biri ve de en önemlisidir.
Yandaş gazeteciliğin ulusal platformdaki adı havuz medyası... Paşaeli, Trakya adının Türkçe karşılığıdır. İsim olarak güzel seçim ama bu algı yaygınlaşırsa AK Parti burada “kolonize parti” durumuna düşecektir. Bir tarafta yerel gazeteler, diğer tarafta tek başına Paşaeli... Dün akıl verenler, 12-0 kaybettirmişlerdi... Aynı akıl-daneler yeni bir kumpas ile bu defa eldeki 2 vekili de kaybettirme riskini peydahlamış olmaktalar... Oysa… Yerel basınımız iyidir, kâfidir, hakkı hakikatleri yazan karaktere sahiptir.
Yandaş gazete, AK Partinin yanlışlarını örtmek, doğrularını abartmak için yola çıktıysa bu güneş inatla CHP ve MHP üzerinde daha sıcak daha parlak doğmaya başlar ki getireceği sonuçlardan kuşkusuz en fazla AK Partililer üzüntü duyarlar.
Yandaş gazete olmaz, illa ki olacaksa Parti Bülteni olur.