?ÖNCE ÜLKEM, SONRA PARTİM, SONRA BEN?

Bu slogan Sayın Bahçeli´ye hastır. Uygulaması var mı? Çok kişi var zannediyordu, ama bilmem kaçıncı yenilgi sonrasında kuşkular çoğaldı. Gerçekten ?Ülkem, Partim, Ben? sıralaması esas alınsaydı bu ekipler çoktan değişmişti. MHP´ nin birinci olduğu tek bir il yok. Düşündürücü bir durumdur aslında! Hep şunlar dendi: -Ülkücüler sokaklarda olmayacak! (amenna) -Ülkücülerin ellerinde ders kitapları, bilgisayarlar olacak! (Ona da eyvallah) -Bölücülerle mücadeleyi polis, jandarma yapacaktır; o bizim işimiz değil. Tamam öyle olsun da demokratik tepkileri ne yapacağız, yürüyüşler, konferanslar, milli geceler, demokratça protestolar olmayacak mıydı? Hayır olmasın! Ya? Elinde kitap, bilgisayar olsun yeter. Milli heyecan, milli öfke, milli refleks yavaş yavaş öldürüldü. Ve bugün... 46 yıllık harekette ön saftakilerin çoğu mevtadır. İkinci saftakiler torunlarıyla baş başa emekli ve yorgunlar. Üçüncü saftakiler umutsuzluk girdabında yüzüyor şu an; gelecek kapıları kapalı? Beyler! Sadece HDP´ nin gerisine düşmek bile başlı başına bir zillet olmalıydı; kılıf aranmasın. Başarının da bir ölçüsü var! Hakperest olmak gerektir; en az makamda duranlar kadar, ?yeni yüz? denilenler de ülkücüdür. Lafın özeti: Milli irade ile ülkücü iradeyi birbirinden ayırmadan, insanları daha da yormadan acilen olağanüstü kongreye gidilerek bu harekete yepyeni bir ruh, bir heyecan kazandırılsın. Ki o zaman,  ?Önce ülkem, sonra partim, sonra ben? felsefesi hayat bulacaktır.