MİLLİYETÇİLİK UZUN EŞEK OYUNU DEĞİLDİR!

Türk Milliyetçiliğinin iki temel kimliği var: (Alparslan Türkeş) -Milli kimlik (Türklük) -Dini kimlik (İslam)   Türk Milliyetçiliği üç alan üzerinde yoğunlaşır: (Seyid Ahmet Arvasi) -Milli Kültür,( Kültürümüzü oluşturan tüm unsurlar ilgi alanı içindedir.) -Milli Tarih, (Türk tarihi geriye doğru nereye kadar giderse oraya kadar olan tarih bizimdir) -Milli Ülkü, ( Milletlerin geleceğe dair hülyaları, tasavvurları, planları olur.)   Türk Milliyetçiliğinin aidiyet hudutları şöyledir: (Z.ya Gökalp) -Türk Milletindenim,( soy- sop nedir, bileceğiz) -İslam Ümmetindenim, (İslam müminleri birbirine kardeş ilan etmiştir) -Garp medeniyetindenim.(İlim batıda gelişmektedir)   Türk Milliyetçiliğinin başarası için gerekli üç şart: (Ziya Gökalp) -Türkleşmek,(Her şeyimizle daha fazla Türk olmak) -İslamlaşmak,(Gerçekten Müslüman olmak) -Muasırlaşmak.(Medeniyeti yakalamak, yetmez, üstüne çıkmak)   Son 150 yılın siyasi akımları (Yusuf Akçura) -Osmanlıcılık,(Balkanları, Ermeni, Yahudi, Rum unsurları Osmanlıcıkla bir arada tutulamadı) -Siyasi İslamcılık,(Din siyasi kalıplara konamaz. Araplar Müslüman´dı ama bize arkasını döndü ) -Türkçülük ( hayat membaımız Türkçülük ideolojisinde yatar.)   Sosyoloji olarak milletler 7 basamaktan oluşur: -Aile, (çekirdek yapı) -Akraba, (ailelerden oluşur) -Sülale, (akrabalardan oluşur) -Aşiret, (sülalelerden oluşur) -Kabile, (aşiretlerden oluşur) -Kavim,(kabilelerden oluşur) -Millet, (kavimlerden oluşur)   ?Milliyetçiyim? Dediğinizde bunun negatif karşıtlığı aileye kadar gider. İngilizler Siyasi İslam´ ı oluşturmak için; ?Kabile= Kavim=Millet?  Dedi. Oysa kabile ve kavim, millet mefhumunun birer alt basamaklarıdır. Sosyalist ideoloji, milliyetçiliği kötü göstermek için ?Milliyetçilik= Faşizm? Dedi. Oysa sosyolojik bir netice olan milliyetçiliğe karşılık, Faşizm, ideolojik bir üründür. Bu yanlışlıklar çok sinsi birer planı içermekteydi nitekim bunun sonucunda, milliyetçiler hem siyasi İslamcıların, hem Sosyalistlerin ortak hedefi haline getirildi.   Türkiye´deki kavganın temelini oluşturan düzlem böyle bir düzlemdir. Duamız var: Allah doğru olandan ayırmasın, yanlışlara düşmekten korusun. Son söz: İlk nazil olan IKRA (oku)  ayetinin burada bir hikmeti olsa gerektir.