Mestan ÖZCAN
MESTAN ÖZCAN´ I TANIYALIM!
AK Parti Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız olup, aile kökeni, Muratlı İlçemize bağlı ( Eski adı: Tatarbajdar) Yurtbekler köyüdür. Tarihi eskilere giden ünlü köftecilerimizden. Tekirdağ son 60 senede köftesinden yemeyen kalmadı dersek doğru söylemiş oluruz. Tekirdağ köftesini Türkiye çapında marka haline getirmeyi başaran kişi Mestan Özcan´ ın kendisidir. Yaklaşık 700 kişiye ekmek veriyorlar. Tekirdağ´daki şöhretleri iyidir, temizdir, hayırseverdir.
Mestan Özcan Çalışan Gazeteciler Günü´ nde kendi mekânında basına bir kahvaltı verdi. Böyle günlerde bu tür ikramlar adetten sayılır. Tabi bu yazımızda yapıcı anlamda eleştirilerimiz var. İnşallah kendileri de bu yönde hareket ederler dedikten sonra eleştiri noktalarımıza ele almaya başlayalım:
Büyük yarışa girenlerin kılık kıyafeti önemlidir. Haklarında güzel ipuçları yakalarsınız. Sn. Özcan siyaset platformunda genellikle hafif sakalıyla tanınmakta... Aday olduktan sonra Tekirdağ iklimine uygun sinekkaydılı, kıravatlı modern bir tarzı tercih ettiğini görüyoruz. Ankara´ ya bakan yüzü farklı, Tekirdağ´ a bakan yüzü farklı iki ayrı profil çıktı karşımıza; bunu önemsiyoruz.
Net konuşalım: Daha ilk basın toplantısında önemli açıklar verdi.
1) Yerel basınla yaptığı kahvaltılı basın toplantısı için kendi özel mekanını tercih etdi. Bir başka esnaf arkadaşının mekânını tercih etseydi bu kendisine esnaf piyasasında çok önemli bir sempati uyandırmış olacaktı. Çeperini yırtması gerekiyor. Siyasette, ?Ben? değil, ?Biz? mantığı geçerli... Demek ki Sn. Özcan birlikte çalıştığı PR ekibi kendisine daha kredili olacak adımları söylememişler.
2) Şirket işlerine taalluk eden reklam çalışmaları ile siyasete taalluk eden reklam işleri aynı bürodan yürütülecek. Bu nokta önemli olup, Yerellik-Millilik felsefesine uygun düşmedi. Şirket ile siyaset dünyasının farklılığını idrak etmek siyasi derinleşmeyi gösteren bir önemli ölçektir. Demek ki su henüz derinlerde ve sondaj devam edecektir.
3) Aday ilan edildiği günden başlarsak Değerli Hemşerimiz, 45 gün sonra basının karşısına çıktı. Bu gecikme, basının 90 günlük performansından 45 gününü bilerek veya önemsemeyerek yok etmek anlamına gelir. Bunu basit bir gerekçeye bağladı Sn Özcan: Saha çalışmaları ve proje üretimleri yaptık, dedi. Ne derler: Merd-i Kıpti şecaat arz ederken firkatin söylermiş. Sn. Özcan basını ya çantada keklik görmekte veya etkisini tepkisini henüz idrak edememektedir.
4) Oysa Sn. Özcan Tekirdağlıdır, İşinin merkezi Tekirdağ ve Tekirdağ´a da belediye başkanı olmak istemektedir. Bu hedefe ulaşması için maddiyat ve kadrolar dâhil her türlü imkâna sahip iken reklam işlerini İstanbul´ a boca etmesi lehine değil aleyhine bir pozisyon oluşturacaktır. İstanbul firması Tekirdağ yerel gazetelerini tanımaz, bilmez, enini boyunu tahmin dahi edemez.
5) Son olarak stratejik bir hatadan söz edebiliriz: Aday sıfatıyla ilk kez basın karşısına çıkan bir siyasetçi kadınıyla, erkeğiyle güçlü ekip, güçlü kadro görüntüsü vermeliydi. Demek ki İstanbul PİARCILARI bu hususu kör noktada bırakmışlar. Beklenirdi ki, Sn. Özcan´ ın yanında ilk başkanı, Tekirdağ - Trakya milletvekilleri, koordinatör milletvekilleri, eski il / ilçe başkanları, eski belediye başkanları ve iş dünyasından yakınları olsun. Bu tablo ?yalnızlık? görüntüsü imajını vermiştir.
Şimdi, bu değerlendirmemizi makul ve mantıklı bir çerçevede yaptık. Farklı yaklaşımlarını, daha yerelci, daha paylaşımcı çalışmalarını görürsek elbette onları da yine aynı makul ve mantık çerçevesinde ele alacağımız tabiidir. Biz Tekirdağ´ da kaliteli siyasetin oluşmasından yanayız. Görüşler ayrı olabilir, projeler farklı olabilir ama Tekirdağ gemisi içinde olmamız yegane ortak yanımızdır.
Bu gemiyi güvenli limanlara götürmek tüm hemşerilerimizin biricik ideali ve esaslı görevidir.