AK Parti içi şu anda yayık gibi çalkalanıyor.
Koordinatör baskısı sonunda damarı çatlattı.
Nedense Tekirdağ’a gelen, bir müddet sonra kuzuluktan aslanlığa terfi etmekte...
Ve parti il başkanının, ilçe başkanının başına sürüyle gaile açıp gidiyor bu beyler.
Ama daha acaibi, onlara hesap sorulmaması...
Koordinatör Milletvekili Harun Karaca nihayet istifa edip gitti…
Daha öncesinde de Mehmet Müezzinoğlu dengeleri alt üst etmişti.
Öyle yaralar açtılar ki, artık kapanacak gibi değil.
Gruplara bakar mısınız?
Ahmet Kamburcular, Mehmet Şıkçılar, Ahmet Aygüncüler, Ziyaeddin Akbulutçular, Necip Taylancılar…
Var da var.
Nereden hasıl oldu bunlar?
5-6 sene evvel Parti birlik içindeydi, bugün amipler gibi çoğaldılar.
Vebalin, günahın en büyüğü koordinatörlerindir.
Türkiye’nin en kültürlü bölgesinde kongreler hangi kafayla rafa kaldırılır?
Bir akıllı çıkıp, "yahu siz ne yapıyorsunuz?" demedi, diyemedi!
Tekirdağ aşiretler bölgesi olsa belki atamalar yapabilirsin.
Başbakan buradaki mağlubiyetin sırrını hala çözemedi!
Oysa sır kongrelerdedir. Yap kongreyi gör canlılığı…
Ama adamlar illa ki kukla yönetim peşindeler...
İl başkanını atıyor, tatmin olmayıp ardından yönetimi de belirliyor.
İlçe başkanını atıyor, doyumsuzluktan yönetimi de kendi hazırlıyor.
Eee, ne kaldı mazbata sahiplerine?
Atama formülü siyasetçi ile dalga geçmektir.
"Ben olmazsam sen hiçsin!" demektir.
Bak kardeş! Bu işi bir defa yaparsın, rayına oturtur sonra da elini ayağını çekersin.
Senin asli görevin gözlemciliktir.
Ama sınırlar aşılınca sabırlar çatlayınca AKÇAY gibi yavaş adamlar bile dayanamayıp, “yeter!” Demek zorunda kaldı. Yavaş atın çiftesi pek olurmuş...
Az direnişin sonucu gidiştir.
Herkesin dilinde aynı dilek: Koordinatörler bize çocuk muamelesi yapmasın, çünkü kimsenin aklı bizden daha fazla değil, bilgiçlik taslamasınlar, sabrın da bir sınırı var.
Feryatlarında gerçekten de haklılar! Ne bu yahu… Bıktırıncaya kadar… Yeter artık!