KISA KISA YORUMLAR

“Paşaeli Gazetesi yandaş gazete midir?” başlıklı bir yazı yazmıştım. AK Parti Süleymanpaşa İlçe Başkanı Cüneyt Yüksel telefonla şahsımı aradı... İl Başkanı Akmet Akçay da basınla yaptığı toplantıda kamuoyuna  bilgilendirmede bulundu... Dediklerine göre: Yok(muş) öyle bir şey! Açık yazmıştık... Herkes gazete çıkarabilir, hakkı var ancak, "Yandaş gazete" şık olmaz demiştim. Herkes gibi böyle düşünerek yazmıştım. Cevaplar gelmiş oldu. Her iki başkana teşekkür ediyor, hassasiyetlerini yürekten kutluyorum. Doğru olanı söylediler. Kırım Türkleri Derneği Çorlu Şube Başkanı İsmail Tonguç (Baba)bugün vefat etti.  Acı haberi, sabah işimize giderken Sekreteri Gül Hanım’dan aldık. Birkaç gündür yüksek tansiyondan rahatsızmış. Hemen haberleştirdik. hayat dolu, enerjik Tonguç sevilen bir işadamımız aynı zamanda... Vergi rekortmeniydi. Her ay Kırım’da 30 Tatar balasına burs gönderdiğini duymakta idim. Dernek Genel Başkanı Sayın Tuncer Kalkay Bey haberi her yere duyurdu. İstanbul Şube Başkanımız da şoke olanlardan biri... Cenazeye yetişemeyecekler, çünkü Eskişehir’de çok önemli bir Çalıştay programı var. Ukrayna’dan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Rıfat Çubarov da geldi. Konusu, Kırımla ilgili yeni stratejiler belirlemek! Tekirdağ Türk Ocağı, Tekirdağ Kırım Türkleri Derneği yeni yerine (dün ve bugün)  taşındı. Çok meşakkatli olsa da işlem tamam ve eşyaları düzene sokmaya başladık. Diğer dernekler yeni adreslerine geliyor. Belediye hala oranın tabelasını değiştirmedi. (Perakendeci Hal Sitesi yazılı) Adı, Dernekler Sitesi olursa isabetli olur. Böyle bir isim hakkı bana tanınmış olsa “Âdem Dalgıç Dernekler Sitesi” adını bir vefa örneği olarak veririm. Belediye başkanlığını son aylarında STK’ lara tahsis kararı alması çok önemliydi. Site bu haliyle büyük ölçüde bakıma muhtaç olmasına rağmen, Kadir Albayrak ve Ekrem Eşkinat Başkanlarımıza minnettarız. Facebook’ da yüzlerce arkadaş edinmiştim. Pek çoğunu hiç tanımam. Aralarında öyle negatifler çıkıyor ki, Rus, Yunan, Bulgar (gâvuru) … Yanlarında halt etsin! Argo yazıp çizenleri, küfürbazları,  koyduğu resimlerle içkiyi özendirmeye çalışanları, şahsi egolarını ileri sürüp memleket meselelerine ilgi göstermeyenleri, bu maksada dayalı olarak listemden siliyorum.    İnternet nimetini niye pozitif yönde değerlendirmiyoruz ki, çok mu zor? Hangi gerekçeyle olursa olsun bu sanal alemi kontrol altına alma niyetini ortaya koyan, çoğumuzun da enini boyunu pek düşünmeden eleştirdiğimiz Hükümeti, bu bedbahtlara rastladıktan sonra anlamaya başladım. Kontrolsüz güç nasıl ki güç değilse, kontrolsüz hürriyetler de hak etmeyenlere bol kepçe ikram sayılır. Kendimize gelelim. PKK’lılar her yeri yakıp yıkıyor. Her gün yeni bir bahane, yeni bir eylem…  Güya barış masasının bir ucunda onlar, bir ucunda devlet oturuyor... Devlet sürece devam derken onlar hiç mi hiç umursamaz halde tetikçiliğe devam ediyorlar. Yani, tek taraflı aşk gibi bir durum söz konusu... Özellikle metropol şehirlerde –Görüyorsunuz- durum çok kötü… Halk ikiye ayrıldı… Öfke giderek derinlik kazanıyor. Tüm olup bitenler karşısında hala neden bu kadar sabırlıyız? Hükümet gözünü kırpmadan o maskeli, Molotoflu suç makinelerini şehirden kaldırıp atmalı, memleketlerinde ikamete mecbur etmelidir. Kette yaşamayı bilmeyen muzırlar kent hayatından uzaklaştırılmalıdır. Bir değil, iki, üç değil… Her gün kırıp döken bu densizler şehir(ler)de yaşamayı hak etmiyorlar. Bu kadar hürriyet, bu kadar serbestlik dünyanın hiç bir yerinde yok! Nasıl ki vergisini vermeyenlere cezalar geliyorsa bunlara da ibretli, müessir cezalar uygulanmalıdır. Sahi! Ne oldu o taş atan çocuklara, hani çocuktular,o kadar ağır ceza olurmuş mu diyordunuz? Büyüdükçe huylarından arındılar mı Sizce? Acılı bir günde kısa yorumlarım bu kadar olsun, hayırlı pazarlar…