HASAN ERGE
Kadir Çebi´ ye?
TAKIMA GİRMEYEN SPORCULAR GİBİYİZ!
Camide her şeyi öğreniyoruz, vaazlar mükemmel ancak camiden ayrıldıktan sonra yolda aç bir kediye, susuz bir köpeğe dönüp bakmayız. Bir sigara tüttürmüş isek 3 dakika sonra izmaritini yola rahatlıkla atarız. Tükürme işi zaten normalimizdir.
Cami cemaati olarak her birimiz çok antrenmanlı futbolcular gibiyiz. Biliyoruz, tartışıyoruz, anlatıyoruz; allameler yanımızda halt yemiş.
Cami sonrası yolumuz miskinler yolu, gittiğimiz adres miskinler tekkesidir. Hemen bir parka, kahveye yönelir paşalar gibi gerine, gerine memleketi kurtarmaya çabalarız. Kimi kaç defa hacca gittiğini, kimi de gittiği umre sayısını anlatır. Tek biri dahi ne dernek üyesi, ne herhangi bir parti üyesidir. Bayiden bir gazete alıp evine götürmez. Milli, dini, kültürel kitap denen olaydan 1000 yıl uzakta yaşar.
Kendimizi dört dörtlük müminler listesine yazmışızdır amma çevrecilikten,okumaktan, sosyal yardımlaşmadan bi-haberizdir. Fakir aramaz, garibanla işimiz olmaz, günde 5 vakit az geldiğinden ilave ibadetlere de yöneliriz.
Cemaatimiz üç aşağı beş yukarı böyle, peki kusurlu mudur? Hayır! Cemaat kültürü denen bir kültür var ama camiler ne yazık ki böyle bir kültürü oluşturmazlar, hayata geçirmezler.
Sosyal dinamizmi kim oluşturacak? Diyanet İşleri başkanlığı, başka? Devletimiz oluşturacaktır.
Camileri şuna benzetebiliriz: Cemaati bilgilendiriyor, eğitiyor, yönlendiriyor, avucunun içinde tutuyor ama hadi arslanım takıma gir, oyna, göster kendini; demiyor. Kulüp var, futbolcu var, seyirci var ama takım yok.
Bu konu nereden aklıma geldi derseniz arz edeyim efendim: Dostumuz Kadir Çebi çektiği bir videoyu yayınladı. "Bir sokak köpeği beni adeta çağırdı, doğurduğu yavrularının yanına götürdü" Diyor ve köpekle birlikte gittiği bir duvar dibinde bir iki saat evvel doğmuş 7-8 yavruyu görüyor, sesli seviyor, yetinmeyip tek tek eline alıp okşuyor, güven uyandırıyor. O esnada da anne köpek hiç bir endişeye, korkuya kapılmadan suyunu içmeye devam ediyor.
Peki Allah bizden ne istemekte? Daha fazla merhamet, daha fazla vicdan, daha fazla adalet, daha fazla iyilik değil mi? Ulu Yaradan biz kullarından böyle yapmamızı istediğine göre test yeri, imtihan yeri, antrenman yeri bizim için neresidir? Caminin dışı elbette!
Eee, hiç bir alışkanlığın yoksa ve sıkıysa elle bakalım o yavruları benim takva sahibi kardeşim! Annesi başlarında iken el uzatmak, yavruya yaklaşmak, hatta orada rahat durmak mümkün olamaz.
Kadir Çebi işte sen bu yüzden sevilmektesin, o hayvancıklar seni hisleriyle sevdiği için Allah da seni kullarına sevdiriyor. Senin ana cadden budur değerli kardeşim. Örnek adamsın.