KADIN başkan ÇIRPINIYOR!

Bu başlıktan Meral Akşener´ i yazacağımı zannettiniz değil mi, ama hayır. Konum Bakkallar Odamız ve Onun cefakâr Başkanı Emine Arıkan Hanımdır. Bugün köşemi bu çilekeş esnafa ayırmayı diledim. Bakkallar hala veresiye alış veriş yaptığımız yerler. Konu - Komşu dert yanabildiğimiz minik sıcak noktalardır. Geleneksel, kadim parçamız bakkallara sahip çıkmak gerek! Bayan Başkan yıllardır çırpınıyor, hala da üstün çabayla devam etmekte? Çareler üretmeye çalışıyor ancak ipin ucu hükümete,  yasalara dayandığı için elinden gelen bir şey de yok. Sadece üzüntüsü kalıyor kendisine! Emine Hanımla ne zaman gidip konuşsam gerçekten üzülmemek mümkün değil. İktidar ne yazık ki kadim sırdaşımız olan bu mahalle esnafımıza destek vermedi, vermiyor. Belediyelerse, ?Ruhsatları Var Mı, Yok Mu?? diye ilk önce bu bakkalların üzerine gitmekte ne yazık ki! Ulusal büyük marketler üstün rekabet gücüyle bir şehrin esnafını çok rahat ezebilmektedir. Tekira olayı yıllar geçse de unutulmayacaktır. Mahalle aralarına açılan butik marketler tam bir facia! Bu duruma hiçbir yetkili, ?Günümüz Şartları Böyle... Gücü Olan Yaşar, Olmayan Göçer!? Deyip geçemez, mazeret üretemez. Ulusal ve uluslar arası marketlere ? tamam-  izin veriliyor ama bari sokak aralarına şube açmalarına da müsaade edilmese? Bakkallar yaşamalıdır, yaşatılmalıdır...Bunun için değişik teşvikler mutlaka getirilmeli... Ne gibi? -Zincir marketlerin sayıları şehir nüfusuna orantılı şekilde belirlenmelidir. -Bakkallardan yapılan alış veriş fişlerine vergi iadesi uygulanmalıdır. -Belediyelerimiz bazı kolaylıklar sağlamalıdır. Vekillerimize mutlak iş düşüyor: -İhtiyaçları tespit edilmeli, ilgili yerlere taşınmalı ve destekler aranmalıdır. Çareler öyle ya da böyle bulunur. Yeter ki istensin. Ben ?Gücenmesinler- milletvekillerimizin bu konularda çok ciddi hassasiyet içinde olduklarını sanmıyorum. Sıfatlarının başında ?Tekirdağ milletvekili? yazmasına rağmen, yani öncelikli olarak kendi ilinin halkının yüksek çıkarlarını korumak ve geliştirmekle görevli olmalarına rağmen yüzde yüz genel merkezlerinin emrinde hareket etmektedirler. Böyle bir anlayışla ne bir sivil toplum teşkilatı gelişir, ne de demokrasi? Halk, ikinci planda tutulduğu sürece bu vekiller bizim değil Ankara´ nın vekilleridir. Bu anlayış değişecektir, değişmelidir. Değişimi biz de istemeliyiz. Vekiller her şart altında STK başkanlarının masasına oturacak, dert dosyalarını alacak ve ilin gerçek bir sözcüsü olarak Ankara´da kati takiplerini yapacaklardır. Çark işlerse böyle işler.