KAÇ DEFA HALK EDİLDİK?
Dini bilgilerime göre 1 defa tasarımlandık, sırayla 4 defa halk edileceğiz.
Proje ve bina gibi bir benzetmeyle konuya girelim.
Tasarım bilgilerimiz “Levh-i mahfuz” da kayıtlıdır.
İki halk edilişimiz gerçekleşti.
İlki, “Kalu bela” içindi... Ruhlarımızın yaratıldığı yerdir.
Orada; aklımızla, nefsimizle, ruhumuzla ve fiziki varlığımızla olduk.
Şuursuz varlıklar iken şuurlu hale getirildik.
Yüce Allah Bizlere İslam’ ı, amentüyü anlattı.
Yetime sahip çıkılması, tartıda, ölçüde hile yapılmaması gibi...
Nasıl bir insan olmamız gerektiğine dair her şeyi, "Elestü bi Rabbiküm" divanında söyledi.
"Ben Sizin Rabbiniz değil miyim?" Dedi.
Bizler, "Kalu bela" Dedik.
İman ettik. Buna fıtri iman denilmektedir.
Böylece Yüce Allah Bizlerden misak ve ahit aldı.
Kaderlerimiz de o vakit yüklendi.
Hz. Âdem ile Hz. Havva Anamız yaratılmadan evvel yaşandı bu sahneler…
Verdiğimiz sözlerden dolayı birbirimize şahit tutulduk.
Bir şahidimiz de Hz. Allah idi.
Ve… Makara geri sarıldı.
İkinci halk edilişimiz Âdem nesli olarak ana - babadan gelişimizdir.
Buna dünya hayatı deniyor.
Üçüncüsü, öldükten sonra kıyamet günü tekrar diriltileceğiz.
Araf meydanı, toplanacağımız mekanın adı...
Topluca, ikinci kez bir araya geleceğimiz yer burasıdır.
Büyük hesap görüldükten sonra buraya dikkat edelim:
Yüce Allah kendisinden başka her şeyi (Masiva) yok edecek ve...
Boşluğa, “Var mı Benden başka ilah!?” Şeklinde nida edecektir.
Sonra, her şey yeniden yaratılacak, cennete ve cehenneme girme olayı yaşanacaktır.
Topluca bir arada olarak bölük-bölük cennet ya da cehenneme gönderileceğiz.
İşte, insanoğlu dördüncü kez halk edilmiş olacaktır.
Bunları niye yazdım?
Çok mümin, çok takvalı, dinle çok alakadar olan onlarca Müslüman’a, Kalu bela olayını sorduğumda aldığım cevapların kahır ekserisi, “Biz Kalu bela’da sadece ruhumuzla vardık” şeklinde oldu.
Anlıyorum ki dini konuda yeterli değiliz... Daha fazla okumalıyız.
Oysa, ARAF 172 ayetinin mealini ve tefsirini okuyunca fark ettim ki,
Elmalı Hamdi Yazır, O divanda bizlerin fiziken de yer aldığını uzun uzadıya anlatıyor.
Düşünce zincirimizi sağlam olarak bilmekte yarar var.
Yapılan tartışmalarda zincirin önemi ortaya çıkmakta...
Bu bilgi en azından, “Ben önce Müslüman’ım, sonra Türk"üm!” gibi tartışmalara son vermektedir.