Müttefikler Kendilerini Tanımlasınlar
İTTİFAKLARIN RUHU BELİRGİN HALE GELMELİDİR
Şu an için Türk siyaset yelpazesinde ?Millet? ve ?Cumhur? adıyla iki adet ?İttifak? mevcuttur ama fikir ve rejimleri hakkında belirlenmiş maddeleri olmadığı için çerçeveleri hakkında vatandaş fazlaca bir şeyler konuşamıyor, tartışamıyor, söyleyemiyor.
24 Haziran 2018 genel ve 31 Mart 2019 mahalli seçimlere partiler ittifaklar halinde gittiklerine göre bundan sonra da Türk siyasi tarihi ittifaklarla yaşayacak demektir.
Ancak müttefiklerin bariz olarak noksanları var...
Mesela; ittifakların ortak bir logosu yok. Yapılmalı mı? Mutlaka, evet.
"İttifak ruhu" diye bir ruhtan zaman zaman söz ediliyor; o halde bu nasıl bir şeydir?
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini benimsemiş Cumhur ittifakı bu çizgi üzerinde yürümeye devam edeceği belirginleşmiştir. Buna karşılık, Parlamenter sistemi benimsemiş Millet ittifakı eline güç geçerse Başbakanlık sistemine dönüş yapacağını ara sıra dile getirmektedir.
Cumhur ittifakı mensupları; "Tek Adam" ve "Tek Güç" olayını benimsemiş durumda ilen, Millet ittifakı da ?Erklerin bağımsızlığı? İlkesini savunmaktadır; yargının bağımsızlığını ve TBMM´ yi üstün görmek gibi.
Karşılık olarak bu ittifakların ruhu, felsefesi, karakteri netleştiği ölçüde vatandaş kendisine ait alanı daha rahat bulacak ve savunacaktır. İttifak etmek kaçınılmaz bir zaruret haline geldiğine göre bunun çerçeveleri de belirgin hale gelmesi aynı derecede kaçınılmazdır.
Ben şimdi Cumhur ittifakının hangi fikir düzleminde yürüdüğünü merak eden bir vatandaş konumundayım. İttifakın bir ayağı MHP; Milliyetçi, Türkçü, Turancı bir yapıda iken, Büyük Ayak AK Parti ise; milliyetçiliği ayaklar altında gören, Türkçülüğü ret eden, Türk dünyasına ilgisinden çok daha fazla Arap dünyasına ilgi gösteren farklı bir yapıyı temsil etmektedir. Faklı inanç manzumelerine sahip bu iki parti şu an müttefik olmuşlardır.
Söz konusu ittifakların neyi savunduğunu, neyi savunmadığını, hangi fikir düzleminde birleştiklerini vatandaşlara bir manifesto şeklinde sunmaları gerekir.
Bu gibi hususları ihtiva eden müttefik yapılar kendi hudutlarını, fikir ve inanç hamulelerini belirlerlerse hiç kimse birbirini ulu orta suçlayamaz, çamur atamaz, durduk yerde gerilim yaratamaz, konumda olacaklardır.
Kısaca; Yeni Türkiye´ nin Yeni Müttefiklerinden Yeni Tanımlar bekliyoruz.