HOCALARIMIZ VAR DİN YOK
Muhterem Hoca Efendilerimizi dinleyelim, onlara uyalım(!)
Ve dinlersek ve uyarsak göreceğiz ki aslında ortada din - min yok.
Bazı örnekler:
Diyor ki biri: Cuma namazı aslında 16 değil 2 rekâttır; bize sokuşturmuşlar?
Bir başkası: Teravi namazı 20 rekât değildir. Peygamber böyle kılmamıştır?
Bir başkası: Dinde kandil kutlaması diye bir şey yoktur; bunu 400 yıl sonra bize sokmuşlar?
Bir başkası: Hadisler uydurulmuştur. Peygamberimiz hadis toplamayı yasak etmiştir.
Bir başkası: Namaz 5 değil, 3 vakittir. Bize fazladan namaz kıldırıyorlar.
Bir başkası: Kur´ an okumak için abdest almaya gerek yoktur?
Bir başkası: Kadın hayızlı iken de kur´ an okuyabilir, namaz kılabilir?
Bir başkası: Allah gaybı bilmez?
Bir başkası: Tavuk ve horozdan da kurban olur.
Bir başkası: Yavuz Sultan Selim Mısır´dan sadece hilafeti değil suniliği de getirdi. (Sanki ondan evvel suni değilmişiz gibi)
Bir başkası: Mevlidin dinde yeri yoktur.
Bir başkası: Kurban kesmek gerekmez, parasını vererek hayır yaparsın. (Kesimsiz kurban)
Bir başkası: Bu din gerçek değil Muaviye uydurması bir dindir.
İla nihaiye?
Sevgili dostlarım, biz bunlara televizyon bülbülleri diyoruz. Hepsi paraya gark oldu, kırk defa köşeyi döndüler. Bazı karanlık mahfelerin adamları gibi bir görev yapıyorlar ve güya bozulmuş bir dini yeniliyorlar.
Bir eksik kalmış gibi bir de Ehl-i beyt takımı çıktı karşımıza...
İmam-ı Gazali´ ye, Şah-ı Nakş-i Bend´ e, İmam-ı Rabbani ve daha birçok din ulusuna saldırıyorlar. Atatürk´ ü kalkan yapmışlar acımasızca din binasının direklerine vuruyor da vuruyorlar.
Karışık bir durum var ortada?
Kafalar iyice iğdiş edilmek istenmektedir.
Peki, ne yapacağız?
Atatürk Cumhuriyeti kurarken Karahanlı ?Selçuklu- Osmanlı´da hiç değişmeyen İmam-ı Azam Ebu Hanife ve İmam Maturidi din anlayışını kabul etmiş ve Diyanet Teşkilatımızı buna göre düzenlemiştir.
Bugünkü bülbüllere uyarsak zaten İslam´a da gerek olmayacaktır.