Tüm Türkiye' de sağlıkla ilgili her türlü adımları atmak, yeni sistemler oluşturmak zorundayız.
Dün veba, sıtma, veremdi. Bugün corona; yarın bir başka virüs... Artık riskler artmıştır.
Birim denince bundan ne anlamalıyız?
Siteler birer birimdir,
Pasajlar birer birimdir,
Müstakil apartmanlar birer birimdir.
Kamu binaları, belediye binaları...
Camiler, parklar, okullar vb.
Sosyal hayat kaynaklarımıza yaşadığımız her bir birime "Sağlık Karnesi" verilmelidir.
Kim tarafından?
Sağlık birimlerimiz tarafından... Yani;
Belediyelerin Sağlık Daireleri, Müdürlükleri, Valiliklere bağlı Sağlık Müdürlükleri ve de Üniversitelerin sağlık daire başkanlıkları
Hep beraber koordineli olarak halk sağlığı için temelden ortak çalışmayı içeren bir sistem oluşturulmalıdır.
Peki ne işe yarayacak bu karne?
Birimlerin kapalı alanları, depoları, asansörleri, tuvaletleri, kilerleri, çatı araları vs. her bir riskli alan periyodik aralıklarla dezenfekte edilecek, ilaçlanacak, temizlenecek ve tarih itibariyle kaydı bu karneye işlenecektir.
Bu işlemler birim idareciler tarafından takip edilecek, ihmalinden de ayrıca sorumlu olacaktır.
Örnek verelim:
100 daireli Güneş sitesi,
Atlas Pasajı,
Belediye İş Merkezi,
Selimiye Camii,
Namık Kemal İlkokulu
.....
Her birinin bir karnesi olacak ve birimlere yıl içinde yapılan her türlü hijyenik çalışma günü gününe karneye işlenecektir.
Sağlık ekiplerinin gelmesi beklenmeyecek; bakım, temizlik, ilaçlama, dezenfekte zamanı gelince birim idareceleri işlemler için harekete geçerek gereğini yapacaktır. İşler çok ciddi. Kendimizi belirli standartlara yükseltmekte geç bile kaldık.
Bir birimde bulaşıcı bir hastalık zuhur ettiği zaman o sağlık karnesi ilgililerin önüne gelmeli; bakım ve temizlikleri düzenli yapılıp yapılmadığı takip edilmelidir.
Kısaca yerleşim birimlerine sağlık noktasında yeni bir düzen, yeni bir sistem, yeni bir özenli yaklaşım getirmekten başka çare kalmadı.
Sonra bu işleyiş tarzı bir program çerçevesinde internet ortamında da takibine geçilebilir.
Yaşanan her musibete karşı yeni tedbirler düşünüp fiiliyata geçmek bizim için bir milli görev olmalıdır.