GÖREV ŞUURU VEYA ŞUURSUZLUĞU

Görev iki türlüdür; kendimize ve halkımıza karşı yapılan hizmetler cümlesine denir. Eğitim, beslenme, davranış, ilişkiler şahsımıza ait olan görevlerdir. Halkımıza karşı da pek çok sorumluluklarımız var. Özellikle kamu görevlilerinin sorumlulukları hepsinden daha fazla... Valiler, milletvekilleri, daire amirleri, belediye başkanları... Hem yasalara hem halka karşı sorumludur. İyi bir vali şehrini kalkındırır, asayişi sağlar. İyi bir milletvekili halkın dertlerini çözer. İyi bir belediye başkanı şehrin her türlü ihtiyacı için projeler hazırlar, yerine getirir. Ve bu iyilerden halkımız huzur bulur, refah payı yükselir. Kamu görevini üstlenenler halka karşı çok fazla sorumluluk yüklendiğini fark etmeli. Görevlerini savsaklama hakları yoktur. Demokrasilerde halk en büyük denetçi sayılır. 36 padişahın hepsi aynı kalitede olsaydı, Osmanlı batmaz, küçülmez, yaşardı. Demek ki kamu görevlileri arasında da kalite farkları var. Herhangi bir kurum olması gereken hız ve kalitede çalışmıyorsa orada kalite ve kantide aramayacaksın. Tekirdağ´ a gelince... Hangi kuruma uzanırsak uzanalım oldukça basitleşiyoruz. Hedeflerimiz yok, günü doldurmaya bakıyoruz. Hiç kimse eleştiriden hoşlanmıyor. Hiçbir kurum amiri basın tarafından görülsün istemiyor. Hâlbuki yaptığı iş kamu hizmetidir. Görevini kötüye kullanmak deyimi neden var? Vatandaşa iyi muamelede bulunmamak nedir? Yetkiyi ?A? seviyesinde alan kişi, kurumunu ?B? seviyesine getirmemişse orada görev ihmali olduğu düşünülür. İşte bu anlamda halk devreye girecek kendine yapılan hizmetleri kalite ve miktar yönünden irdeleyecektir. Hsalkın her türlü eleştiri yapmaya hakkı var. Yazmak, çizmek, yorumlamak, tespit etmek, araştırmak bunun içindir. Ne diyor Cumhurbaşkanımız:  ?Askerlik yan gelip yatmak yeri değildir? Askerliği sil, yerine herhangi bir kurumu koy, aynı şey. Kim görev ihmali yapıyorsa aslında halkımıza doğrudan kötülük yapıyor demektir. Hizmet yarışının bayrak yarışına benzetilmesinin sebebi bu... Yazacağız, takip edeceğiz, otokontrol sistemi oluşturacağız. Ne demişler: ?Halka Hizmet Hakka Hizmettir.?  Bu işin sağı, solu, ortası olmaz..   Ziya Gökalp´ ın Ahlak şiirini okuyarak tekrar düşünelim:   ?Ahlâk yolu pek dardır; / Tetik bas, önü yardır.        Sakın hakkım var deme, / Hak yok, vazife vardır.  Hak milletin, şan onun, / Gövde senin, can onun, Sen öl ki o yaşasın; / Dökülecek kan onun. Ben, sen yoğuz, biz varız; / Hem Oğan, hem kullarız. Biz demek, bir demektir; /  Ben, sen ona taparız.?