GENÇLERE ALTIN ÖĞÜTLER
"Sizler çok talihli gençlersiniz. Milyonlarca gencimizin içinde üniversitede okuma imkanı bulabilen bir avuç insanın arasındasınız.Üniversite yıllarını iyi değerlendirin.Derse girip çıkmak,kantinde laf kaynatmak ve gezip tozmakla bütün zamanınızı harcamayın.Ankara´da taşrada bulamayacağınız şeyler var; müzeler, tiyatrolar, kütüphaneler var; önemli toplantılar,konferanslar oluyor.
Bunlardan olabildiğince nasibinizi almaya çalışın. Her şeyden önemlisi,ders kitaplarının dışında kitaplar okumalısınız.Hukukçuların ufku geniş,bilgisi derin,kişiliği sağlam olmalı. Üniversite eğitimi,insana aydın olabilmenin kapısını açar ama asla ?aydın´ yapamaz.Siz geniş okuyacaksınız,kendi kendinizi yetiştireceksiniz.Okumayanlar,burada dört sene geçirir,yaşları büyür;yani sıpa olarak gelir, ?eş-şek olarak mezun olur gider.?
İdare Hukuku hocası Prof.Dr. Mukbil Özyörük hocanın gençlerle yaptığı sohbetten bir bölümü aktardım size. DEVLET dergisinin son sayısında o gençlerden birisi olan Himmet KAYHAN; ?Üniversitede elbette çok şeyler öğreniyoruz. Fakat benim aldığım en çarpıcı, hafızamdan hiç silinmeyen ders, beş dakika süren bu sohbetti.? Diyor yazısının devamında.
İstanbul´da üniversite yıllarım geldi aklıma. Edebiyat Fakültesi´nde her biri ayrı karizma, her biri kültürümüzün abide şahsiyetleri ve çoğu rahmetli olan hocalarımızın dersleri ile yetinmeyip nerede bir konferans var oraya koşardık derslerin verdiği yorgunluğa aldırmadan. Özellikle Yeni Türk Edebiyatı kürsüsündeki hocalarımız da eşlik ederdi bazen bize. Ertesi gün dersin konusu olurdu izlediğimiz film, seyrettiğimiz tiyatro veya dinlediğimiz konferans veya panel. Çok küçük bir örnekleme olsun diye size 1972 yılı Günce´mden bir iki not düşeceğim.
7 Ocak 1972?..Marmara Lokali´ndeki arkadaş sohbetini noktalayıp Bestami, A.Şerif Çaycı, Fehmi(rahmetli oldu),Kazım ile Kubbealtı Dergahı´ndaki Nureddin Sevin´in ?Karagöz ve Türk Tiyatrosu ? konferansına gittik.
8 Ocak 1972?.Asistan İnci Enginün ile Tünel´de buluşup Galata Mevlevihanesi´ni ziyaret ettik.
11 Ocak 1972?.Günün en önemli hatırası;Tahsin Banguoğlu´nun Kubbealtı´ndaki Dil Bilgisi konferansı oldu.
13 Ocak 1972?.Prof.M.Kaplan bugünkü dersinde nefis bir Mehmet Akif tahlili yaptı. Akşam yoğun kar yağışına rağmen Harbiye´deki Kenterler Tiyatrosu´na Nüvit Özdoğru´nun Tiyatro ve Dil konferansına yetiştik.
14 Ocak 1972?.Kubbealtı´ndaydık. Nihat Sami Banarlı konuştu,?Anadolu´ya Kuruluşumuzun Manevi Temelleri?
17 Ocak 1972?Kenter´ler Tiyatrosunda Nurullah Berk´in ? İslam Sanatının Çağdaş Avrupa Sanatına Etkileri? konulu konferansını dinledik.
Cağaloğlu´nda Milli Türk Talebe Birliği´nde düzenlenen,Metin Erksan,Halit Refiğ,Mesut Uçakan ve Yücel Çakmaklı´nın konuşmacı olduğu Milli Sinema Paneli´ni dün gibi hatırlıyorum.Bugün Birlik Vakfına tahsis edilen Çemberlitaş´taki Milliyetçi Öğretmenler Birliği´nde düzenlenen sohbetleri unutamam.Hele Bursa Eğitim Enstitüsü´nde okuyan Beşir Ayvazoğlu,Sivas´lı Şahin Acıyurtlu ve sınıf arkadaşım Doğan Kaya ile bu binanın küçük loş odasında yaptığımız,ileride bir edebiyat dergisi çıkarmaya yönelik aylık istişare toplantılarını hala heyecanla yad ederim. Maalesef devamını getiremesek de sonraki yıllarda sevgili Beşir Ayvazoğlu Türkiye´nin tanıdığı ünlü ve eserleri zevkle okunan bir yazar olmayı başarabildi. Beyazıt´taki Beyaz Saray´ın bodrum katındaki Enderun Kitabevi´deki semaverin buharında demlenen sohbetleri de unutmamalıyım. Sergiler,konserler,Harbiye´de Spor Sergi Sarayı´ndaki geceler. İstanbul´dan ayrılan bir insan,kendi memleketine de dönse sudan çıkmış balığa dönüyor.Ah şimdiki aklım olsa..O hayatı yaşamaya devam ediyor orada kalanlar,yani zaten İstanbul´lu olanlar..Erdoğan,İlker,Nursen,Başak,Ayşe Nuray,Müslüm,İhsan,Meral,Nur,Fahire?
Bunları niye anlattım? İki sebepten..Birincisi;rahmetli hocam Kaplan´ın ısrarla yaptığı asistanlık teklifini kabul etmeyerek İstanbul´dan ayrılışımın bana neler kaybettirdiğini içim yanarak dile getirmek, ikincisi ve asıl önemlisi de TÜRK OCAĞI´nda on beş günlük periyotlarla düzenlediğimiz OCAKBAŞI sohbetlerine insanlarımızı yeterince celbedememek..Oysa taşrada ,hele de böyle küçük ilçelerde bu tür kaliteli sohbetler düzenleyebilen ve bunu sürekli yapabilen kaç dernek bulabilirsiniz? Yeterince okumayan bir toplum olduğumuz aşikar. Bu üşengeçliğimizi ve tembelliğimizi hiç değilse bu tür sohbetlere katılarak gidermeyi de düşünmüyorsak güdülenmeye mahkum,edilgen olmaya gönüllüyüz demektir.Böyle bir toplumda,ne kendimizi yenileyebilir, ne demokrasimizi geliştirebilir,ne de Cumhuriyetin kazanımlarını koruyabiliriz.Hoşça kalın.
Ahmet ACAROĞLU