Hz. Peygamber Efendimiz, kendinden sonra elini tutup havaya kaldırdığı Hz. Ali´ nin ?Halife? olmasını isteyecek ama Ali halife olamayacak...

İslamiyet´i Ehl-i sünnet ve Şia inancı diye ikiye ayıran ilk olayın adı Gadir-i Hum´ dur. Kalpler ve kafalar sükunete erer, doğru ile yanlış yerli yerine oturursa toplumsal olmasa bile bireysel anlamda problem biter. Yeter ki ilgili ayet ve hadislere doğru yaklaşımlar sergilensin. Peygamberimiz Veda Haccından Medine´ ye dönerken sayıları100 bin veya 120 bin olduğu rivayet edilen sahabe ile Mekke - Medine arasında Gadir-i Hum denilen mevkide konaklamış ve burada müminlere öğle namazı kıldırarak bir aşağıda ifade edilen ayetler ve hadisler doğrultusunda vasiyet gibi önemli açıklamalarda bulunmuştu. Hz. Peygamber bu söyleminde -ŞİA´ ya göre- Hz. Ali´ yi kendinden sonra İmam / Halife olarak işaret etmekteydi ancak aynı olaya farklı yaklaşım sergilendiği için Şia, Ehl-i sünnet arasında 1400 senedir şiddetli tartışma devam edegelmektedir. Gadir-i Hum, Şia tarafından  Ramazan ve Kurban Bayramlarından sonra kutlanan üçüncü büyük dini bayram olmakta ve yazımın konusu da budur. Mantık yürüterek konuya giriyorum: Hz. Peygamber Efendimiz, elini tutup havaya kaldırdığı Hz. Ali´ nin kendisinden sonra halife olmasını isteyecek ama gerçekleşmeyecek... Bu durum Peygamberlik sünnetine aykırı olmasına rağmen Şia, aşağıdaki hadisi delil saymaktadır:                                    (Ben kimin Mevla´sı isem Ali de benim Mevla´mdır.) Benden sonra halife Hz. Ali´ dir diyen bir Peygamber Ali´ nin elini havaya kaldırılacak ama Hz. Ali o hilafet makama gelemeyecektir. Bu olay kabul etmesine rağmen halife olamayan Hz. Ali´ nin de şanına ters bir durum olmasına rağmen Şia, aşağıdaki hadisi delil saymaktadır:            (Size 2 emanetimi bırakıyorum; Kur´an ve Ehl-i Beyt, ona sımsıkı sarılın) Yetmedi; Hz. Peygamberden sonra, Hz. Ali´ nin ?Halife? olmasını bizzat Allah isteyecek fakat Ali o yüce iradeye rağmen halife olamayacaktır. Bu durum her şeye galip gelen Allah´ ın yüceliğine aykırı olmasına rağmene Şia´ nın Ali için geldiğine inandığı ayet şudur; (Maide, 97)             (Ey peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O´nun mesajını iletmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphe yok ki Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.) Gadir-i Hum mevkiinde sayılarının120 bin olduğu rivayet olunan ashab bu müjdeli olaya şahitlik edecek ama  bu ulu şahadete rağmen Hz. Ali halife olmayacaktır.(Maide, 3) Şia diyor ki, Maide 97. Ayeti Ali için indi ve Peygamber tarafından eli havaya kaldırıldıktan hemen sonra da halifeliği tasdik eden aşağıdaki Maide 3 ayeti nazil oldu.                (?Bugün size, dininizi kemale erdirdim, nimetimi üzerinize tamamladım?) Nasıl oluyor bunlar? Allah´ dan, Peygamberden ve sahabelerden daha güçlü nasıl bir irade var ki, Uluların istekleri değil de bir başka iradenin dedikleri oluyor? Tüm bu ayet ve hadislere rağmen Hz. Ebu Bekir, Ömer ve Osman´ dan sonra  halifelerin dördüncüsü olarak Hz. Ali halifelik makamına gelmişse; Allah, Peygamber ve Sahabe istekleri boşa çıkmış oluyor, öyle mi? İşte, Gadir-i Hum olayında sorulacak esas sorular bunlardır. Tabi, Ehl-i sünnet inancına göre durum tamamen farklı... Veda haccından dönerken Gadir-i Hum mevkiinde toplanıldığı, öğle namazının kılındığı, Hz. Ali´ nin elinin havaya kaldırıldığı ve övüldüğü çok sayıda kaynak tarafından doğrulanmakta ancak bundan,  ?Benden sonra halifeniz Ali´ dir? Anlamının çıkmayacağı sonrasında gelişen olaylarla görülmektedir. dahası, Hz. Ali; Ebubekir, Ömer ve Osman´nın halifeliklerine biat etmiş ve hiçbir sıkıntı çıkarmamışsa bu gerçeklik dikkatlerden uzak tutulamaz. Değerli okurlarım, basit mantıklar yürüterek konuya devam edelim; Hz. Allah bir şeyi murad etmiş ise onun tecelli etmemesi mümkün mü? Hz. Muhammed (as) bir şey dilemişse onun dileği Allah tarafından kabul edilmez mi? Sahabeler, böylesi kutlu bir olaya şahitlik etmişse bu şehadetler boşa çıkar mı? Biz bu "İlk halifelik kimin hakkıydı?" sorusuna, sonuca bakarak cevap verebiliriz. Tecelli eden sonuca göre Hz. Ali, halife sırasında dördüncü sırada ise ilgili ayet ve hadislere ŞİA gibi yorum yapılamayacağının en açık işareti olmaktadır. Hz. Ali, kendinden evvel göreve gelen 3 halifeye de biat etmiştir. Özet: Şia´ nın Gadir-i Hum hakkındaki mütalaası Müslümanlar arasında ne yazık ki 1400 senedir,  ?Ayrılıkçı inanç? zemininde yaşamaya devam etmektedir. Allah yüzlerce ayette aklımızı kullanmamızı emrediyor. Dileriz ve inşallah akıl galip gelir ve bu ikilem sona erer. ---------- NOT 1: Ehl-i sünnet itikadına göre, iki emanetin adı; Kur´an ve Sünnettir