Uğruna nice canlar verilen, nice kanlar akıtılan Türkçülük-Turancılık davası, bir gün gelecek, senden güzel yaşamını terk etmeni isteyecek. Bir gün gelecek, tüm maddi birikimini isteyecek. Bir gün gelecek, gençliğini belki de canını isteyecek. Bir gün deli divane olduğun aşkını terk etmeni isteyecek. Ve sen de gözünü kırpmadan, tereddüt etmeden her şeyini feda edeceksin. En büyük acıları sen çekeceksin, en çok gözyaşını sen dökeceksin fakat vazgeçmek aklına bile gelmeyecek. Buhran dolu günler yaşayacak ve ölmek isteyeceksin fakat bunun ihanet olduğunu bildiğinden davan için yaşayacaksın.
Türkçü demek, milleti ve yurdu için her an her fedakarlığı göstermeye ve gerektiğinde ölmeye hazır asker demektir. Unutma, sen sıradan bir insan değilsin, bu yüzden yaşamın da ölümün de sıradan insanlar gibi olmayacak.
En eğlenceli gecelerde sen olmayacaksın. En güzel yemekleri sen yemeyeceksin hatta belki de aç kaldığın günler olacak. Güzel seyahatlerden, heyecan dolu aşklardan mahrum kalacaksın. Bazen uykunun en tatlı anını, bazen de tüm geceni feda edeceksin. En tehlikeli sorumluluklar senin omzunda olacak; büyük işler yaptığında tek bir alkışlayan bile olmayacak fakat bir hata ettiğinde büyük tepkiler alacaksın. Yorgunluktan ayakta durmakta durduğun anlarda, davan senden koşmanı isteyecek. Belki bir uzvunu kaybedeceksin, belki de ölümün kuytu bir sokağın arasında titreyerek ya da adi bir düşmanın elinde işkencelerle olacak.
Sen bunların hepsini bileceksin ve hepsini kabul edeceksin. Ben devletimin ve milletimin malıyım diyeceksin. Türkçülük budur! Şimdi soruyorum, hâlâ Türkçü-Turancı mısın? Eğer hayırsa, sen hiç bu davanın insanı olmadın demektir. Eğer evetse, uzat elini, katıl aramıza!