EŞİT YARIŞ BÖYLE Mİ OLUR?

Eşit yarış böyle olmaz! Bu tür olumsuzluklar için şöyle bir deyim var kültürümüzde; "Taşları Bağlamışlar, Köpekleri Serbest Bırakmışlar"  Tersliği, zıtlığı, eşitsizliği anlatır. Boks maçına çıkıyorsunuz ama eliniz kolunuz bağlanmış vaziyette sizi ringe koyuyorlar. Buna karşılık, rakibiniz tam serbest. Mecburen bir giyim mağazasına sokuluyorsunuz düğün var çünkü ve üst-baş alacaksınız ama cepte paranız ancak bir tişört almaya uygun. Buna mukabil, rakibinizin cebi parayla dolu; bu mağazadan en güzel, en rahat, en cicili bicili elbiseleri kim alacaktır? Bir şehirden bir şehre gideceksiniz, sizin elinize eski model taka bir araba vermişler. Rakibinize ise son model bir araç tahsis edilmiş. Diyorlar ki: Haydi basın gaza! Gidilecek yere hangisi daha çabuk varacaktır? Eşitsizlik üzerine örnekleri sıralayın gitsin... AK Parti´ nin kesesiyle Akşener´ in kesesi bir değil. AK Parti reklamını yapan TV sayısı çok. AK Parti için yazıp çizen gazete sayısı çok. AK Parti 315 milletvekili ile propaganda yapıyor. Parti´ nin elinde yüzlerce belediye başkanlığı var. Devletin tüm imkânları emirlere amade duruma getirilmiş. Buyurun yarışın, yarışabilirseniz! Yetmiyor! Hala Akşener´ in çadırları basılmakta, hala meydanlarda iplisi, ipsisiz denerek hakaretlere maruz bırakılmakta ve sosyal medyadan envai çeşit küfürler savrularak halk korkutulmaya çalışılmaktadır. Şartlar böyle belirlendikten sonra aklı başında tek bir kişi dahi bu yarış için ?adil? deyimini kullanamaz. Resmen de olsa, fiilen de olsa baskına dayalı ve şartları eşit olmayan bir seçimden siz hakkaniyet, iyi niyet aramayın, demokrasiden de tek kelime söz etmeyin. Garabetlerle dolu bu seçimi göz önüne getirdiğimde tarihi bir hikayeyi ister istemez hatırladım. Küçük yaşlarda Tercüman gazetesinde pehlivan tefrikalarını merakla okurdum. 1873-1915 yılları arasında yaşayan Kavalalı Çolak Mümin vardı. Bir kolu sakat, vücudu çelimsiz, okkası yok ama dev cüsseli cihan pehlivanlarından Koca Yusuf ile Adalı Halil Pehlivanı yenmeyi başarmıştı. Yenme sebebi cesarete, azimli oluşuna, kıvrak zekâsına bağlanıyordu.  Akşener Hanım da kararlı olarak, cesaretini toplamış bir lider olarak tüm olumsuzluklara rağmen, halkın ilgisini çekebilmişse sebebini zekâsına bağlamak gerekiyor. Akşener´ e (Foks ve Halk TV haricinde) kanalların tümü kapalı, mitinglerini gösteren yok. Haber niteliğinde, 15-20 saniyeliğine verip geçiyorlar. Buna karşılık AK Parti, 24 saat hiç durmadan tüm kanallarda var. Millet yoruldu, bıktı; yani göre göre işite işite gına gelmedi değil. İlave edelim: Parti belediye başkanlıkları bulunduğu ilçelerde tüm imkânlarını seferber ettiler. Cadde ve sokakları, büyük reklam panoları gece, gündüz mefhumu tanımadan afişlerle, parti bayraklarıyla, pankartlarla süslenmeye devam ediyorlar. Özetlersek; bu seçim eşit şartlarda yürütülmeyen, hakkaniyete dayanmayan bir seçim niteliğindedir. Tüm eksilerine rağmen yine de Akşener´ e olan teveccüh ortada... Halkın beklentilerini görüyor, ona göre çıkışlar yapıyor. Curcunayla, tantanayla, beyin yıkama anlamına gelen bir yarış sonunda, milli irade böyle tecelli etti denebilir denmesine ama bu kesinlikle milli iradenin gerçek tecellisi anlamına gelmeyecektir.