Hepimiz onu Büyük Türkçü olarak biliriz evet doğru, o büyük Türkçü, Turancıydı ancak o aynı zamanda büyük bir İslamcıdır da...
Hasan Pulur bir makalesinde (1999' da yazdı) şunları ifade etmiş:
"ZİYA Gökalp bu manzumeyi, Malazgirt Savaşı'ndan önce, Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'in tehditleri üzerine, Selçuklu hükümdarı Alparslan'ın ağzından söyletir:
"Minareler süngü / Kubbeler miğfer /
Camiler kışlamızdır / Müminler asker"
Evet... Gökalp, Türk milletini ordu ile eşdeğer yapmış milli bir aydınımızdır.
Gerçekten de öyle... İslam' ın getirdiği tüm değerleri benimsemiş olan Türkler' de günlük hayat da aynen bir askerin kıt'adaki hayatını andırmaktadır.
Birkaç örnek:
-Müslüman Türkler, tırnak kesmeye sağ şehadet parmağından başlar, devam ederek sıra sıra sağ baş parmağına gelerek daireyi tamamlar.
-Müslüman Türkler, evine sağ ayağı ile besmele çekerek girer. Ev boş olsa bile selamını verir.
-Müslüman Türkler, tuvalete sol ayağıyla girer, sağ ayağı ile çıkar.
-Müslüman Türkler, sofrada (solak değilse) yemeğe besmele çekerek sağ el ile başlar. Sonunda sofra duası yapılır.
-Müslüman Türkler, camiye sağ ayakla girer, sol ayakla çıkar.
-Her defasında selam verilir.
-Müslüman Türkler, abdesti ve namazı aynı şekilde 1000 yıldan beri milimetrik benzeşmelerle eda ederler.
-Müslüman Türkler, Allah'a ve peygamberine düşkündür. Peygamber adı geçtiği zaman salavat getirir ve elini göğsüne koyar.
-Müslümanların yaptıkları binlerce hareket birbirine benzer, tıpkı bir ordunun askerleri gibi. Yat, yat! Kalk, kalk! Hücum, hücum! Emir komutada tekleme olmaz.
-Orduda onbaşı, çavuş, zabit neyse camideki imam ve müezzin de odur. Harfine kadar riayet edilir.
Ne diyelim?
Şimdi herkes kendine göre bir garip din icat ettiği için toplumda sevgi de saygı da azaldı.
Ancak üzülmeyelim; ateş külllerin altında kalsa da o milli kor yine mevcut; o ateş ebedidir, sönmez!