Bayrama ait ?Dün? ve ?Bugün? ümü anlatmak istiyorum:
Dostlarımla karşılaştım, maziyi kucaklayan arkadaşlarımı gördüm ve onlarla tatlı sohbetlerimiz oldu. Dün Yüce Allah´ ın nasibiyle sabah namazını Osmanlıcan Camiinde, Bayram namazını Rüstempaşa Öğrenci Yurdunda eda ettim.
Rüstempaşa özeldir, sevdiklerimle doludur? Şefkat, hürmet görürsünüz orada? Süleyman Akbulut Hoca vaazını veriyordu her bayramda olduğu gibi, Mustafa Hoca hatır sordu abdest tazelerken ve sevimli hürmetli Ahmet Topal ve Rasim Hoca gözüme takılanlar... İnsan, bayram günleri böylesi tablolarda çok mesrur oluyor sevgili dostlar.
Saat 11.00´ de Gündüzlü Köyünde sıraya girdik. Kurbancılar arabalarıyla geliyor, işi biten gidiyor. Bir med-cezir yaşıyoruz. Köy kahvesinin ağaç gölgesi en büyük yardımcımız? Özkan Çiftliği deniyor buraya; masalar donatılmış, tatlılar, pastalar, dolmalar, çaylar, kutu-kutu sular? Hüseyin oğlu Remzi Özkan veteriner hekim aynı zamanda ve onun müşterisiyiz. Geçen sene de buraydık.
Dostlarım çoktu aralarında; Muzaffer Çevik, Zeynel Tabak, Atilla Vural, Ahmet Hamzalıoğlu, Damat Süleyman Yıldız, İsmet Coşkun, NKL. Nazım Hoca, sağım solum hep tanıdık, ülküdaşlarım, aşina olduğum yüzler vardı.
Hasan Yazıcı ve Reşat Danalar ile yan yanıyız. Bu iki isim beni 1970´ e götürdü.
Çocuklar dedim, ?-Hatırlıyor musunuz? Biz 1971 yılında üçümüz Türk Ülkücüler Teşkilatını kurmuştuk. Şu anda 5 kurucu isimden üçümüz buradayız. ?
Hatırladığım kadarıyla, Yazıcı, henüz 18´ ini doldurmamıştı. Reşat Başkanımız oldu, Ben de sekreter. Derneği Ertuğrul mah. Demir Sokak, Kireçci Vahit´ in kahvesi yanında bir dükkân kiralayarak faaliyete soktuk. Saatlerce ne sohbetler ettik o günlere ait.
Bu sabah yine sabah namazı çıkışında Özer Üner, ?Arkadaşlar gelin birer börek yiyelim? Dedi. Kamil Günay ile birlikte 200 metre aşağımızda Ünyeliler´ e indik. Börekler söylendi, sıcak sütümüz geldi ve arkasından çaylar? Üçümüzün de mazi beraberliği vardı. Yani 1970´ in ülkücüleriydik. Kamil Günay ile Yavuz mah. Ihlamur Sokak da evlerimiz karşı karşıya bulunuyordu. Özer ise Ülkü Ocaklarının bıçkın delikanlısı... Geçmişe yolculuk etmek, o yıllarda gezinmek, zor değildi bizler için? 1970´ler tuzak yılları, ölüm yıllarıydı. Komünizm kalkışması vardı. Çok masum genç de o kaotik ortamın içinde hayatını yitirdi, ardından hepimizin bildiği malum, 12 Eylül.
Özer ve Kamil kardeşlerim o yıllarda mahrûmiyetler yaşadı?
Yüce Allah 15 Temmuz gibi o dönem de milletimizi, devletimizi korumuştu Komünizm belasından. Ülkücüler o mücadelede 5 bin şehit verdi.
Artık kalkmaya evlerimize dönmeye yeltenmiştik ki, yürüyüşlerini tamamlayıp cafeye yönelen AK Parti eski il başkanı Soner Çizen ve eşi Hülya hanımla karşı karşıya geldik. Bu maruf çift Bize mütebessim ama manidar birer selam verdi. Soner, ?Ya, biz yürüyüşe çıkarken buradaydınız, sporumuzu tamamlayıp döndük yine buradasınız, bu ne koyu sohbettir böyle!? sözleriyle takıldı.
Bayramlaştık hep beraber ve onlar içeri biz dışarı olduk.
Eee dedim kendi kendime,
?Ne dünkü, ne bugünkü sohbetin tadına doyum olmadı. Çünkü biz yağmur bulutları gibi ülkü yüklüyüz her daim? Üç ülkücü bir araya gelse ya teşkilat kurar ya Turan diyarlarına seyr-ü sefer eder. Memleket sohbetleri daima ülkü ateşiyle pişiyor bizim sofrada! ?
Mutlu bayramlar aziz dostlarım.