Resmi sitemizde Süleymanpaşa Belediyemizin dilencilerle mücadele edileceğine dair bir haberini okudum. Umut verici bir gelişme. İnşallah hayırlısı olur.
Dilencilik dinen de hiç tasvip görmeyen bir iştir. Tekirdağ 5 yaşındaki çocuktan tutun da 70 yaş ve üzeri dilenciler sarmalına girmiş durumda; adım başı önünüze çıkanlardan, yalvarıp yakaranlardan paçanızı kurtaramıyorsunuz.
Merkezde dilenen bir kadın dilenciyi Muratlı'da dimdik, sapasağlam gördüm.
Sonra bunlar neden cami önlerine geliyorlar?
Cami dış kapısında, havlusunda ve hatta camiden çıkarken tam da önümüzdeler.
Bazen din görevlileri kovalamaya çalışıyor fakat çare değil.
Dilenci kadınların kucaklarında mutlaka çocuklar var.
Sürekli uykudalar, yetmiyor bir iki yaş büyüğü de yan tarafta
Haberimizi tekrar okuyalım:
"Süleymanpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, vatandaşların duygularını sömürerek para toplayan dilencilere dur demek üzere çalışmalara başladı.
11 Aralık 2014 Perşembe günü yapılan denetimlerde Hükümet Caddesi üzerinde dilenen A.T. ekipler tarafından yakalanarak hakkında işlem yapıldı.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde işlem yapılan A.T.'nin üzerinden 160 TL çıkarken ekipler tutanak tutarak dilencinin evine gideceği kadar parayı kendisine iade etti.
Mücadele mi mücadele Çözüm olur mu; hayır!
Vatandaşlar da bilinçlenmeli ama neredeee!!!
Belediye gibi Müftülüğümüz kapsamlı bir mücadeleyi derhal başlatmalı... Avrupa'da kilise bahçesinde dilenci, hırpani kılıklı, onun bunun eline bakan, cenazesine sarılan haytalar var mı? Avrupalılar kiliselerinin içini ve dışını temiz tutar, hoş olmayan görüntülere izin vermezler.
Durum böyle iken bizim camilerimiz neden abluka altındadır? Bir yabancı ziyaretçi gelse bu tablodan memnun kalır mı? Şadırvanda saatini unutanın saatini, gözlüğünü her hangi bir eşyanı unutmaya gör; anında uçup gider, çünkü parsellenmişler, sahipleri var.
Vatandaşlarımız rahatsız, muhabbetin tam deminde masaya gelip sohbeti bıçak gibi ikiye bölen dilenciler sebebiyle dost meclislerin tadı bir anda kaçıvermektedir.
Neden belediye kapısı, valilik kapısı, büyük lokantaların önü değil de illa ki camilerimiz önünde oluyor bu çirkinlikler?
Sözün sonu: İbadethanelerimizi de sokaklarımızı da kurtarın!