Gençlerin en önemli sorunu işsizlik.

Süleymanpaşa´da, CHP´nin Y kuşağı yok. Ortalıkta genç diye gezinen 20´li yaşlarda tipler var, ama çok azı iddia edilen Y Kuşağı kriterlerine uyuyor. Partide gençlik çalışması deyince anlayışları, bayrak asmak, toplantılarında çaydanlıkla koşuşturmak, cazgırlık yapmak, otomobille seçmen taşımak, sosyal medyada yaratıcılıktan uzak, banal paylaşımlar yapmaktan öteye gitmiyor. Aslında kabahatları yok, şimdiye kadar böyle görmüşler. Y Kuşağının özellikleri  1981-2000 yılları arası doğanlardan oluşan Y Jenerasyonunun, iş yaşamında ortaya çıkan en önemli değerleri, sosyal sorumluluk, özgüven, hedef odaklılık ve farklılıklara saygıdır. Teknoloji anlamında çalışma hayatındaki en okur yazar grup olan Y´ler, fark yaratmak, fark edilmekten hoşlanmakta, değişime açık, destekleyici tavırlar sergilemekte, işyerinde de her anlamda esneklik istemektedirler. Kıyafetten çalışma saatlerine, düşünce ve iş yapış tarzlarına kadar tercihlerinde değişiklik ve farklılık görülen Y jenerasyonuyla iletişim ve işbirliğinde en önemli nokta, takdir ve geri bildirim olarak ortaya çıkmaktadır.Y Jenerasyonu olarak adlandırılan bu grup adını İngilizce´deki WHY kelimesinden almıştır. Y jenerasyonuna sorgulayan yapılarından dolayı bu adın verildiği belirtilmektedir. (https://gazetesu.sabanciuniv.edu/y_kusagi_nedir) Evet, Y kuşağının yeniliklere açık olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hem zaten nasıl olmasınlar ki? Onlar dünyada yaşanan gelişmelerle birlikte büyüyorlar. İnsanların yaşam ve düşünce tarzlarının fazlasıyla değiştiği bir dünyada hayatlarının en verimli çağını yaşıyorlar. Anlayacağınız; son zamanlarda yaşanan teknolojik gelişmelere hızlı bir şekilde ayak uyduran ve farklılıkları oldukça seven Y kuşağı için yeni olan her şey ilgi çekici. Y kuşağı için özgürlük çok önemli ! Yani onlar emir almaktan ve üzerlerinde baskı kurulmasından hoşlanmıyorlar. Ast-üst ilişkisinden fazla hoşlanmıyor, eski yönetim şekillerine şiddetle karşı çıkıyorlar. Haklarını sonuna kadar savunan 1980-2000 arası doğanlar, kendilerini özgür hissettikleri işlerde, çok daha başarılı ve mutlu oluyorlar. Yani söylenen bir şeyi hemen kabul etmiyorlar. Sürünün kara koyunu gibi öne çıkıyor, açık yüreklilikle ?neden? diyerek sorguluyorlar. Nedenini bilmedikleri ya da anlam veremedikleri şeyleri yapmaktan kaçınıyor, hatta bu nedenle pek çok yerde sıkıntı yaşayabiliyorlar. Mesela; yöneticisinin saçma isteklerine boyun eğmeyen bir Y kuşağı genci, düşüncesini sonuna kadar savunuyor ve gerekiyorsa davalarını istifa etmeye kadar götürüyor. Onlar düşünmeyi, sorgulamayı ve yeni şeyler üretmeyi seviyorlar. Diğer bir deyişle; onlar çoğu X kuşağının düşündüğü üzere öyle hazırcı falan değiller. Hayal kuran, gözlemlemeyi seven, zamanını boşa harcamayan, denemekten korkmayan ve sürekli yeni deneyimler peşinde koşan Y kuşağını en iyi tanımlayan sıfat belki de bu ! Yani yaratıcı ! Zira kendi fikirlerine dayanarak bir şeyler yaratmak onlar için başarının tanımlarından bir tanesi ! (https://paratic.com/y-kusagi-nedir-ozellikleri-nelerdir/) Nerede bu arkadaşlar? Türkiye nüfusunun %35 ini oluşturduğu söylenen Y kuşağının özelliklerini iki ayrı kaynaktan alarak yukarıda verdim. İlçe başkanlığı kampanyam sırasında üyelere gönderdiğim mesajlardan biri şöyle idi: ?Partiye yenilik getirecek cesur gençler aranıyor. Başvuru: http://demokratikkongre.blogspot.com? Mesajı, 5300 üye arasında bulunduğu varsayılan (5300x0,35=) 1855  ? genç ? ten bir kişi bile cevaplamadı.  Bu özellikleri taşıyan, denemekten korkmayan, yaratıcı arkadaşlar nerede ? Ama densizin biri, manifestomun açıklandığı bir yazının altına,  ?İyi de hocam yaş 70, çekilsek kenara gençlere yol göstersek torun sevmek zamanı...kredi çekse vermezler olcek (sic)* diye?bunlara söyleyelim...? şeklinde bir yorum yazdı. 63 yaşındaki diğer aday Sezai Tali´den genç adaylara örnek olacak bir mesaj daha: ?Gençsin, bekle! demeyeceğiz. Gençsin çok çalış proje üret ! diyeceğiz !?  Genç diye peşinden koşulan adaylardan hangisi gerçekten gençleri düşünüyor, hangisi böyle mesajlar gönderdi, hangisi sonucu belirsiz iş vaatlerinden başka, gençler için proje üretti ? Görüldüğü gibi gençlerin önünü açmaya çalışan yine de  bizim kuşak. Neler Yapılabilir?  Biliyorum, gençlerin en önemli sorunu işsizlik. Bu ulusal sorun için bir ilçe başkanlığı çalışmaları kapsamında  çözümler önermem biraz zor. Ama, parti-genç ilişkileri hakkında önerilerim var. Taban Hareketi  Manifestosu bütünüyle gençlerin parti için ne yapacakları veya partinin gençler için ne  yapacağı konusunda ipuçları veriyor: ?Süleymanpaşa İlçe yönetimi, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünde diğer ilçelerin  örnek almak isteyeceği  yeni fikirler, yaratıcı çözümler üreten bir odak olacak. Parti içi demokrasiyi tam uygulayan, etik, kapsayıcı, birleştirici, yeteneklerin önünü açan, tabana önem veren, 6 ok ve sosyal demokrasi prensipleri içinde ortak amaçlara birlikte yürünen  bir yönetim anlayışı gelecek. Daha iyiye sürekli değişim yönünde, üyelerin katılımını, aidiyet duygusunu arttıran, düzenli danışma toplantıları, pratik politika eğitimi, kura ile seçilmiş ?gölge? yönetim kurulu, beyin takımı, delege /üyevekili  meclisi,internet üzerinden anketler, oylamalar, Blog uygulamaları gibi çalışmalar yapılacak.  Bir 21.Yüzyıl Partisi olmak amacıyla atılan her adım araştırılacak, dünyadaki en iyi uygulamalar uyarlanacak. ? Simit-Çay Toplantıları mı, Problem Çözme Toplantıları mı? Altını çizerek vurguladığım noktalar, yani, yeni fikirler, yaratıcı çözümler, yeteneklerin önünün açılması, pratik politika eğitimi, yönetim kurulundan ayrı ?beyin takımı?, teknolojik uygulamalar, 21.Yüzyıl partisi olma hedefleri,  gençlere yol gösteren, onlara katılım ve yükselme olanağı sağlayan çalışmalar olacaktı. Aynı arkadaş gruplarının bir araya gelip sohbet ettiği ?simit-çay? toplantılarında bir gencin yeteneklerini  gösterebilmesi zor, ama, problem çözme seansları şeklinde organize etmeyi planladığım düzenli danışma toplantılarında gençlerimiz yaratıcılıkları ile ön plana çıkabilirdi.  Türkiye çapında 2-3 kişiyle yürütülen CHP Parti Okulunun yetersiz  çalışmalarına karşı, burada, taslak planını hazırladığım ?pratik politika /politik okuryazarlık? seminerleriyle önemli bir adım atabilir, parti çalışmasının bayrak asmak, sağa sola koşuşturmaktan ibaret olmadığını görmüş olurduk. ?Insanlar seni anlamadığında dert etme, duydukları senin sesin, aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.? Mevlana Celaleddin Rumi * sic (sic erat scriptum) imla hatası alıntının orijinalinde olduğu gibi yazıldı.