CHP ISRARLA OY İSTEMİYOR
Ciddi mi falan demeyin, evet ciddiyim ve inanıyorum ki CHP, "Bana oy vermeyin" diye canhıraş bir gayret içinde görünüyor. Herkesler gibi birkaç olayla bendeniz de bunu çözmüş oldu.
Halim Orta; TESKİ' nin başından Kaçar gibi niye ayrıldı? Vekil olacakmış! Sözüne, boyuna postuna bakarsan Süper, manevralarına bakarsan, Mağlup bir adam çıkıyor karşınıza...
Daire Başkanlarının önemli bir kısmı Tekirdağlı değil; Neymiş? Tekirdağ göç alıyormuş! Bu işte senin de günahın var Ey CHP! Birilerini bir bahaneyle getirip kaymak üzerine oturttursanız ardından yedi sülalesi sökün edip gelecektir. Tekirdağlı çocukların suyu mu çıktı Bay Albayrak?
Bari cevval olsalardı
1 yılları doldu, hala halk tarafından tanınmıyorlar. Buna karşılık maaşları dilden dile dolaşmaya devam ediyor.
Dolayısıyla; B. Şehirde başarılı bir sınav veremeyen CHP doğal olarak kan kaybetmektedir.
CHP, K. Şehirde de son derece başarısızdır. Belediye faaliyetlerinin karakteristik özelliğini sorarsanız size ilginç bir örnekle izah edebilirim: Hani cesaretsiz ev hanımları vardır. Pek dışarı çıkamazlar, ancak canları para da kazanmak istemektedir. Birkaçı bir araya gelip boncukçu dükkânından incik, boncuk, pul, boya, vb, malzeme alırlar. Birkaç hafta sonra görülür ki, Onlar bu işlerden para kazanmadıkları gibi vakitlerini de boşa geçirmişlerdir. Eşkinat da incik, boncuk boyama işleriyle meşgul olan bir belediye başkanını andırıyor. Üretimi yok, istihdamı yok; henüz Helal olsun! dedirten bir becerisi ise hiç yok.
Dün yaşanan bir olayı sizinle paylaşırsam meramımı daha iyi anlatmış olacağım. Konu yerimiz 5-10 derneğin taşındığı perakendeci hal yeri veya eski adıyla Bulgar Pazarı.
Bir belediye başkan yardımcısı dernek başkanlarını arıyor, çağırıyor, onlara ayaküstü elindeki helvacı kâğıdını andırır bir kroki üzerinden konuşarak derneği boşaltınız diyor. Bunlardan biri de başkanı olduğum Türk Ocağı ile alakalı... Hanım el işleri üzerine kurulacak bir projeleri varmış; parası da Trakya Kalkınma Ajansı tarafından karşılanacakmış; eee sonra? Dükkânları bu nedenle boşaltmamız gerekiyormuş; onlara göre fazla olan dükkanlarımızı...
Proje hayali mi, gerçek mi belli değil
Ortada somut hiçbir şey yok sadece bayanın emrivakisi var.
O öyle olmaz Hamfendi
Ya nasıl olur?
Siz ilgili dernek başkanlarını toplarsınız, sinevizyon üzerinden projenizi anlatırsınız, dernekleri mağdur etmeden isteklerinizi dile getirirsiniz... O binanın resmi raporu çürük; böyle bir bina üzerine yapılacak bir projeye, Kalkınma Ajansı nasıl destek olacak, o da ayrı bir mesele.
Kaldı ki; binada rutubet, nem almış başını gidiyor, tabandan ve duvardan nem fışkırıyor. Rüzgârda, fırtınada çatılar uçuyor, gürültüden insanlar yerinde duramıyor, bina duvarları boya sıva tutmuyor. Sen sadece çıkın veya tatlı dille, fedakârlık yapın diyorsun; insanlar masraf etmiş, küçük dükkânlara göre dernek eşyalarını yerleştirmiş, bir kısmı elektriğini, suyunu bağlatmış ve şimdi gelip sen gönül huzuruyla çıkın diyorsun
Bu metotla, bu hamleyle olmaz, azıcık ciddi olun!
Ayrıca burası daha düne kadar bonzaicilerin, şarapçıların metruk yeriydi. Hırsızlar binada kapı cam çerçeve bırakmamışlardı. Pimapen su boruları dahi çalındı
Milyonlarca liralık malzeme kaybı söz konusu... Sonunda her türlü pisliğe yuva olmuş bu bina için bir çare bulundu. Belediye Başkanı Âdem Dalgıç giderayak kira karşılığında Derneklere verdi. 30 kadar dernek gelip taşındı. Ortalık bir düzene girdi, her yer temizlenmeye başlandı
Valilerin, vekillerin, kaymakamların, siyasilerin, halkın ziyaretgahı konumuna yükseldi.
İş bu noktaya gelmişken Başkan yardımcısı derneklerin fiziki konumlarını düzelteceği yerde onlara çıkmalarını dayatıyor. Gerekçesi: Bir projeleri varmış.
K. Şehir belediyesi de 1 yıl geçmesine rağmen ördek misali yalpalayarak ilerliyor.
Bu halleriyle her iki belediye de şunu demek istiyor: Ey halkım, CHP' ye sakın ha oy vermeyin!