BU ÇELİŞKİLERDEN GERÇEKLER ÇIKAR MI?
Bu yazımla Sayın Cumhubaşkanının Meksika´daki konuşmasından,
Sayın Başbakanımızın NTV´ de yaptığı canlı bombalarla alakalı açıklamalarından,
Ve... Makul Şüphe yasasının varlığından yararlanarak yazıyorum.
Google´de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza ait söz ve videolar mevcuttur.
Ben sadece yazıma konu olan satırları almakla yetineceğim.
Tarih: 13 Şubat 2015, yer: Meksiko City. Sayın Erdoğan Obama´ ya sesleniyor:
?Biz siyasiler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Çünkü halk size oylarını verirken ´Benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın´ diye veriyor?"
Sayın Erdoğan´ ın bu tespiti çok doğru, çok yerinde bir tespittir.
Tarih, 13 Ekim, NTV´de canlı yayında sorulan sorulara Başbakan cevap veriyor:
?Türkiye´de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi var. Takip ediyorsunuz ama biz hukuk devletiyiz. Eylemi gerçekleştirme anına kadar müdahale edemiyorsunuz??
Başbakana göre, intihar eylemcilerinin listesi ellerinde ama özgürlükler açısından müdahale yapılamamaktadır.
Ne diyelim şimdi bu yaklaşıma?
Oysa? Tam da bu haller için, 12 Aralık 2014 tarihinde ?Makul şüphe? yasası onaylanarak yürürlüğe girmişti. Bu yasayı çıkarabilmek için TBMM´de iktidarla muhalefet arasında patırtılı, gürültülü anlar yaşandığı malumdur.
Ben eski yasadaki halin yeniye dönüşmesiyle ilgili bölümü alıyorum:
?CMK´nın ?şüpheli veya sanıkla ilgili arama? maddesinde yapılan değişiklikle,?yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir´ ifadesindeki ?somut delillere dayalı kuvvetli´ ibaresi, ?makul´ olarak düzenlendi.?
Bu yasayla polisin eli güçlendiriliyordu. Makul şüpheli olarak herkes aranabilecekti. O gün Mecliste terörle mücadele edilmesine karşı çıkılıyor diye muhalefet fena haşlanmıştı.
Şimdi karşımıza çıkan çelişkilerle baş başa kaldık. Ne acı!
Bir tarafta, ?Biz siyasiler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz?? Denecek, diğer taraftan, ? Eylem olana kadar dokunamayız? Yaklaşımı sergilenerek, ?makul şüpheli? yasasına rağmen teröriste dokunamayacaksınız.
Bu durumda biz vatandaşlara şöyle bir soru sormak hakkı doğmakta: Bu çelişkilerle, bu anlayışla bu ülkede huzurlu bir toplum nasıl olacak ve çokça üzerinde durulan Kamu düzeni nasıl sağlanacak?
Söz hakkı sizde sevgili okurlarım!