İslam Dini ile İslam Kültürünü birbirine öylesine çok karıştırdılar ki, kültürü din zannedip dinde bu yok diye gece gündüz ahkam kesiyorlar.

Yüzyıllardır kutlayarak geldiğimiz, tüm milletçe coşkuyla heyecanla yaşadığımız, uğruna kasideler yazdığımız mevlitler, kandiller başlı başına birer kültür unsuru iken ona "din" süsü vermeye çalışıyorlar. Sualleri açık: Kitapta mevlit yok, kandil diye bir şey yok. Vay, vay! Yok tabi ama kültürümüzde var. Sen kültüre neden din diyorsun, ahmak! Birtakım güçler boş durmadılar, her an evimizin içinden bizi vurmaya çalıştılar. Kültürümüze saldırıp şöyle diyorlar: "Sakın ha kandillerle ilgilenmeyin, sonra terbiyeli insanlar olursunuz, o gece kandilmiş diye yıkanıp paklanmayın, yoksa temiz insanlar olursunuz. Büyüklerinizin elini öper küçüklerinizin başını okşar, aranızda hediyeleşme güzelliği ile sevgi ve saygıyı arttırırsınız. Ki, o zaman biz ehli salip mahvoluruz! Yani sizlerin İslam kültürü ile yaşamanızı istemiyoruz! Onunla beslenirseniz ahlaklı, birbirine kenetlenmiş çelik iradeli Türk milleti olursunuz, Türklerin birlik ruhunu paramparça etmeliyiz." diyorlar resmen. Bizim çok akıllı goygoycularımız var ya... Ayağı cami yolu bilmeyen, kulağını ezana tıkamış, milli dini kültürden nasipsiz, diplomalı o namütenahi goygoycular başımıza her yerde allame kesildiler. Buradan sesleniyorum: Hani bizi düşman yıkamazdı, ey ahmak! Düşman seni öyle bir kıvama getirdi ki, kendi elinle seni, sana kazdırdığı çukura gömdü, gömdü ve üstüne de betonlar döktü. Artık sen çürümekte olan bir cesetsin; ey kocaman ahmak! Kendine ülkücüyüm diyen 40 yıl 50 yıl Osmanlı' nın 3 Hilalli Bayrağı için mücadele ettiğini söyleyenler bile Osmanlı' ya Moskof gavurundan daha çok düşman kesildiler. Ve daha nicelerimiz kandillere, mevlitlere, 1000 senedir ibadetini yaptığı kendi mezhebine, babasının, dedesinin, büyük dedesinin aynen tıpatıp yaşadığı mezheplere, hadislere din dışılık yaftasını iliştirdiler. Ehli salip galip geliyor farkında mısın? Dinini sana yok ettiriyorlar. Bunu TV' ler eliyle yapıyorlar. Liyakatsiz idarecilerinin eliyle, 16 sene kediciklerle yapılan yayınları zararlı görmeyen, açtığı yaraları görmezden gelen vicdansızların eliyle yıkıyorlar. Onun bununla karanlıkta iş tutanların eliyle elimizde yerli, milli, manevi ne varsa binlerce yıllık muhteşem asaletimizin değerleriyle oynayarak yıkıp geçiyorlar. Hastalığımızın sebebi belli... Allah büyük burunlu, kibir batağına saplanmış siyaset tellallarına, din bezirganlarına öyle bir siyaset mikrobu bulaştırdı ki, artık gözlerimiz kör, kulaklarımız sağırdır. Kalplerimiz, gönüllerimiz, merhametimiz, adaletimiz, insanlığımız... Ciğerlerimizle birlikte yerinden söküp aldılar ve yerine, "Robot - Siyaset!" diye yeni bir icat koydular. Bu robot - siyasetin tek bir düğmesi var. Biri düğmeye basıyor, robot konuşuyor, sonra tekrar basıyor robot adım atıyor. Robot ileri hurraa ileri! Robot geri hurraa geri! Yani tek düğmeli bir robotla bir büyük kitle buğday tarlasına döndü. Allah'a yalvaracağım, dinimi bozdular... Millete yalvaracağım, onu lime lime ettiler. Komşunun komşuyu ihbar etmesinin istendiği bir ortamda kim kime sığınacak? Pandemi bahanesiyle artık 83 milyon Covit adayıdır. Robotun düğmesine basıldığı an beyaz kefenli maskeli ekipler kapınızda... Ama her şeye rağmen ümidimiz devam ediyor. Bu memlekette TÜRK' üm diye haykıranlar olduğu sürece bu ümit devam edecektir. Son nefese kadar her an her saniye; Elhamdülilllah! Türk' üm, Türk' üm, Türk' üm! Beni Türk Yaratan Yüce Mevlaya binlerce hamd-ü senalar olsun. Ve Türklük muzaffer olacaktır. ------------------------------ NOT: Tavernalar, pavyonlar, kulüpler, diskolar sizin olsun; teravihler, kandiller, mevlitler bizimdir. Hunlar, Göktürkler, Osmanlı, Selçuklu, Memluk, Altınordu, baştan sona bizimdir. Onları fikir serserilerine ezdirmeyeceğiz.