Biz Türkler idealizm anlamında nelerle ilgileniriz veya ilgilenmeliyiz?

Herkes bir eğlenceli yön tercihiyle yeni yıla girmeye çalışır, ben ise büyük ülkümüzün köşe başlarını hatırlatarak girmeyi yeğledim.   Biz Türkler idealizm anlamında nelerle ilgileniriz veya ilgilenmeliyiz?  Basit bilgilerimizle düne, bugün ve yarına sörf yaparsak birçok soru kendiliğinden cevabını bulacaktır. Birbirine tarihi, dini, milli, kültürel yönleriyle bağlı neredeyse dünyayı kapsayacak ölçülerde interlantlarımız var. Bunlarla ilgilenmek, projeler geliştirmek her zaman en tabii hakkımız:   1- Hun devletinin coğrafyası... (Macarlar, Finliler, Bulgarlar, Moğollar, Koreliler vb.)   2- Selçuklu devletinin coğrafyası... (Kafkaslar, İran, Irak, Suriye, Arabistan vb)   3- Osmanlı devletinin coğrafyası... (Balkanlar, Ukrayna, Kırım, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika vb)   4- Türk olduğumuz için Türk dünyasının tüm parçalarıyla ilgilenmek en tabii hakkımız çünkü Türk Birliği (Pantürkizm) bizim ülkümüzdür.   5- Turan ülkümüz gereği Turan kapsamında bulunan tüm kavimlerle ilgilenmek en milli hakkımız çünkü Turancılık en güçlü ateşimiz sayılır.   6-İslam olduğumuz için İslam etiketli tüm devletlerle bağ kurmak, Pamislamist yanımızı teşkil eder. Ziya Gökalp: Türk Milletindenim, Garp Medeniyetindenim, İslam Ümmetindenim şiarı çok çok geçerlidir. İslam Ümmeti kavramı sıçrama basamağımızdır.   Bu idealleri dile getirmek sizce de mantıklı mı?   Evet... İngiltere modeli bize bu hakkı evrensel boyutta veriyor.   İngiltere, "Britanya Milletler Topluluğu" iken 36 milyon Km2´ ye hükmediyordu. Bu imparatorluk, 1900´ lerin başında dağılmaya başlayınca yerine 1931´ de "Commonwealth" denilen serbestliğe dayalı yeni bir model  oluşturuldu. Kraliçe´ yi tanımak, İngilizce´ yi benimsemek, Londra´ yı merkez kabul etmek ana şartlardan birkaçıdır. Bugün, 55 ülke, 30 milyon Km2 toprak ve 2 milyar nüfusla İngiltere yine dünyanın (1) numarası olmayı sürdürüyor.    Peki biz böyle büyük düşünemez miyiz? Düşünmek için yeni bir ideal projesi oluşturmak mı gerekli? Atatürk 1931´ de Balkan, 1937´ de Sadabat Paktını kurmuştu. Bugün de büyük olmaya ilk adım sayılan bir Müstakil Türk devletleri arasında bir KENEŞ teşkil edilmiştir.   Yani  bizde hepsi var, hazır!  Yeter ki hatırlayalım, yeter ki farkında olalım... Yeter ki bildiklerimizi üzmeden, bilakis severek usturuplu lisanla Kızılelma zinciri içinde Türkiye´ ye halel getirmeden gündeme getirme ferasetine sahip olalım.   İslamiyet öncesinde Türklerin,  "Türk Cihan Hakimiyeti" mefkuresi vardı.   İslamla müşerref olduktan sonra adı, "İlah-i Kelimetullah" oldu. Ve...Aynı ülküye devam!   Sömürgeci de olmadığımıza göre insanlık bizi bekliyor, her zaman bekleyecektir.   Son yılların meşhur sözü ile yazımızı bitirelim:   TÜRK BEKLENENDİR.   Libya´ ya bu çerçeveden bakabiliriz.