BASİT BİLGİLERLE GERÇEĞİ YAKALAMAK!

Biz devlet olarak, hükümetler olarak, yetkili tüm büyüklerimiz? FETÖ diye bir belayı yaratmada çok büyük günahlar işledik, çok büyük kusurlar peydahladık. Bu öyle bir hata, öyle bir günah ve öyle bir gaflettir ki şimdi bu yüzden onbinlerce aile gayya kuyusuna düşmüş, işinden gücünden istikbalinden olmuş, her gün onlarca şehitler veren bir ülke konumuna gelmişiz. Yüce Allah Şura/30´ da şöyle buyurmaktadır: "Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder." Tüm bu olup bitenleri ?Düşmanımız çokmuş? yaftasına bağlamak çok daha büyük gaflet ve dalalettir. Ders almamış gibi davranmaya devam edersek ihanetle eş değer hale geliriz Şimdi ?Allah´ım Neydi Benim Günahım? Diyerek sebepleri arayıp bulmak, aynıları tekrar işlememek için biraz derinlere ineceğiz. PKK terörünün akademik alt yapısı Abant toplantıları ile hazırlanmıştır. Bu toplantıların sahibi, organizatörü Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı´dır. "Basit" dediğim şey Vikipedi bilgileridir. ?Abant Platformu? yazın daha fazlasıyla karşılaşın. Söz konusu vakıf hakkında VİKİPEDİ şöyle diyor: ?Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, ( ya da kısaca: GYV) 1994 yılında Fethullah Gülen öncülüğünde TGC´ ( Türkiye Gazeteciler Cemiyeti) ye alternatif olarak kurulmuş mesleki kurum. Kuruluşa üye çoğu gazetecinin 15 Temmuz Darbe Girişimi´ne destek verdiğinin anlaşılmasından sonra 23 Temmuz 2016 tarihli KHK/667 karar sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatılmıştır.? Demek ki (1994-2016) 22 yıl sonra gelen darbe girişimi sonucunda bu vakfın maksadı anlaşıldı ve kapatıldı. Abant toplantılarında -milliyetçiler hariç- sosyalistler, Marksistler, ateistler, HDP´ liler, CHP´liler, yoğun olarak yer aldı ve Çözüm sürecinin alt yapısı bu toplantılarda hazırlandı. Abant toplantılarının sayısı 34´ tür. Misyonu neydi? Vikipedi kaydı şöyle: -Farklılıkları zenginlik kabul ederek, birlikte yaşama kültürü oluşturmak. (Siyasi Kürtçülüğün alt yapısı bu mantıkla hazırlanırken yine aynı mantıkla da milli toplum modelini parçalamaya çalıştık) -Ulusal ve uluslar arası sorunları yok saymak yerine, çözüm adına bu sorunların üzerine cesaretle yürüyebilmek ve böylece pasiflikten kurtulup aktif ve dinamik kalabilmek. (Siyasi Kürtçülüğü kabul ederek çözüm sürecini bu mantıkla başlattık.) -Tüm toplum katmanlarından insanların karşılıklı önyargılardan kurtulmalarına katkı sağlamak ve bir ortak akıl, ortak payda ve diyalog ortamı oluşturmak. (Cumhuriyet değerleriyle kazandığımız 90 yıllık milli devlet anlayışını bu mantıkla terk ettik.) -Çatışmacı, reddiyeci, sert ve radikal tavırları kırmak ve akıl dışı çözüm arayışlarına set çekmek. ( Siyasi Kürtçülüğü bu mantıkla benimsedik, onlara yeni bir anayasayla yeni bir devlet modeli oluşturmaya kadar işi götürmeye çalıştık. Bugün Başbakanımız Binali Yıldırım,  ? Çözüm -Mözüm yok kardeşim, siz o fırsatı kaçırdınız´ diyerek hatadan dönüldüğünü açık bir ifadeyle itiraf etmiştir.   Kapatılan Vakıf,  oluşturduğu platformlarla ayrımcılığın, ülkeyi demokrasi anlayışı çerçevesinde bölmenin fikirsel anlamda alt yapısını oluşturdu. Ancak bizler bu yapıyı görmediğimiz gibi o korkunç niyeti de 15 Temmuz´a kadar fark edemedik, etseydik veya böyle bir derdimiz olsaydı bu vakfı darbeden 8 gün sonra değil belki 8 sene evvelinden kapatmaya yeltenirdik. Dinler arası Diyalog´ un ağa babaların sahibi olduğu bu Vakfın sinsi faaliyetleri ne hikmetse yine diyaloglar kapsamında yürütülmüş... Kiminle diyalog? Bir tarafta biz, bir tarafta bizden vatan koparmaya çalışan karşı taraf! İşte o diyaloglar: Abant Platformu, Diyalog Avrasya Platformu (DA Platform), Kültürlerarası Diyalog Platformu (KADİP), Kadın Platformu, Medialog Platform ve Araştırma Merkezi gibi platformlar vasıtasıyla yürütmekteydi. Bugün basit vikipedi bilgileriyle 1994´ den beri nasıl uyutulduğumuzu anlatmaya çalıştım. Milliyetçilik, milli devlet, milli politika karşıtlığına nasıl düştüğümüzü, düşürüldüğümüzü kabul etmek erdemliliktir. Zararın neresinden dönülürse kardır. Abant Platformu çalışmalarından çıkan fayda nedir diye kendimize soralım ve analizler yapalım? Durum ortadadır. Yazımın sonuna geldiğim şu satırlarla size küçük bir mantık oyunu vermek istiyorum: Siz milli devlet fikriyatından ayrılırsanız düşman sizi gayri milli alanlara çeker ve yenmeye çalışır. Uyanmazsanız düşmanı sevindirmiş olursunuz..  AK Parti teşkilatına teklifim: Partinizde muhakkak, yani bila kayd-u şart eğitim seminerlerini başlatın. Başarının sırrı bilgi ve eğitimdedir. Önemser ve başlatırsanız bu sizin için ilk" "olacaktır.